reklam
reklam
DOLAR43,7564% 0.07
EURO51,8234% -0.07
STERLIN59,4384% 0.15
FRANG56,7547% -0.05
ALTIN6.911,30% 0,78
BITCOIN67.379,05-0.703
reklam

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terör meselesinde tarihi süreçteyiz

Yayınlanma Tarihi : Google News
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terör meselesinde tarihi süreçteyiz
reklam

Terörsüz Türkiye Komisyonu raporunun son defa görüşüleceği toplantı öncesinde, TBMM Başkanı Kurtulmuş, rapor hakkında detaylar paylaşarak, “Rapor, af algısı yaratmayacak unsurlardan uzak, hukuku ve kamu vicdanını merkezine alan bir yaklaşım sergiliyor.” diyerek af niteliği taşımadığını vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konuşmasından önemli noktalar:

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun değerli üyeleri, kıymetli basın mensupları; komisyonumuzun 21’inci toplantısını bugün gerçekleştiriyoruz. Bu toplantıda, uzun süre özenle hazırlandığımız raporumuzu bir kez daha komisyon üyeleriyle tartışmak ve Türkiye kamuoyuyla paylaşmak için bir araya geldik.

“TARİHİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

Raporda yedi bölüm bulunmaktadır. “Komisyon Çalışmaları” başlıklı birinci bölümde komisyonun çalışma süreci ele alınmakta; ikinci bölümde komisyonun temel hedefleri çerçevesinde yapılan tartışmalar yer almakta; üçüncü bölümde Türk-Kürt kardeşliğinin tarihsel kökleri üzerinde durulmakta. Dördüncü başlıkta ise dinlenen kişilerin analizlerinden elde edilen mutabakat alanları değerlendirilmektedir. Beşinci bölüm PKK'nın feshi ve silah bırakma sürecine, altıncı bölüm ise yasal düzenleme önerilerine odaklanmaktadır. Yedinci bölüm ise demokratikleşmeye dair tavsiyeleri içermektedir.

Bugün terör konusundaki tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte Gazi Meclisimiz, üzerine düşeni kararlılıkla yerine getirmektedir. Ülkemizin kaynaklarını tüketen terör faaliyetleri, kalkınma hedeflerini daraltmış ve siyaseti yalnızca güvenlik endişeleri çerçevesinde sınırlamıştır.

“TBMM MEŞRU ADRESTİR”

Terörün kökünden çözülmesi, tarihi bir yükümlülük olarak önümüzde durmaktadır. Bölgemizdeki sorunlar, emperyalist müdahalelerin bıraktığı derin yaraların bir sonucudur. Bizim yanıtımız ise daha fazla mücadele ve kardeşlik olacaktır. Güç dengelerinin değiştiği bu ortamda, Türkiye'nin iç barış ve istikrarı sağlaması yeni imkanları doğuracaktır.

Milletimiz, parçalanmayı durduracak ve bozgunculuk emellerine karşı daha güçlü bir birlik iradesine sahiptir. Türkiye’de terör tamamen çözülmeden, yalnızca güvenlik perspektifiyle sınırlı kalmayacak, aynı zamanda toplumsal meşruiyet ve demokratik kapasiteyi de güçlendirme çabası gerekecektir.

Yakın çevremizde kimlik temelli gerilimlerin sürdürülmesi ülkemizin üzerine büyük sorumluluklar yüklemektedir. Bu mesele, dar siyasi hesapların çok ötesinde bir gerçektir. Güvenliği sağlarken hukuk devleti uygulamalarını ve milli dayanışma iradesini de güçlendiren bir birim yaklaşımı gerekmektedir. TBMM, tüm meseleler için meşru bir adres konumundadır.

“RAPOR AF MAHİYETİ TAŞIMIYOR”

Son dönemdeki siyasi gelişmeler ve kamu vicdanının talepleri, Meclis’imizin temsil gücünü artıran istişareler gerektirmiştir. Komisyona katkı veren partilerin raporları, birer politika belgesi niteliğindedir. Rapor, af algısı yaratma amacı gütmeyen, hukuku ve kamu vicdanını gözeten bir yaklaşım sergilemektedir. Terörsüz Türkiye hedefi, daha geniş bir terörsüz bölge hedefiyle birleşmektedir. Ayrıca siyasi partilerin daha önce ifade ettikleri yeni bir Anayasa ihtiyacı da açıktır.

Ülkemizde terörün kalıcı çözümünün sağlanması, yalnızca güvenlik meselesiyle sınırlı değildir; çok boyutlu ve çok taraflı politikaları zorunlu kılmaktadır. Siyasi meşruiyetin, toplumsal kabulün ve demokratik kapasitenin eşzamanlı olarak güçlendirilmesi gerekmektedir. Dünya, uluslararası kuruluşların meşruiyet tartışmalarıyla boğuşan, kural bazlı sistemin yerini güçlerin kendi kurallarını dayattığı bir sürece girmektedir. Böyle bir dönemde, devletlerin egemenliğini ve toplumsal bütünlüğünü korumaları önemlidir. Küresel sistemin kriz anlarında en fazla zedelenen unsur ise insan onuru ve hukukun üstünlüğüdür. Bütün bunlar, ülkemiz için çok yönlü sorumluluklar doğurmaktadır.

İçeride milli dayanışmamızı güçlendirirken, bölgemizde de barış sağlama çabası ve adalet duygusunun güçlendirilmesi, üstlenilmesi gereken yeni görevlerdir. Ülkemizde kardeşlik, huzur ve toplumsal barışı güçlendiren her adımı destekliyoruz. Sorunlar, ezber kalıplarla değil, basiretli bir bakış açısı ve kararlı adımlarla çözüme kavuşturulmalıdır. Bu mesele, varlığımızı ve geleceğimizi ilgilendiren bir konu olarak kesinlikle dar siyasi çıkarların konusu olamaz.

Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, tarihi sorumluluklarını Meclis aşamasına taşımak için kurulmuştur. Bu komisyon, acılarımızı inkar etmeden, geleceğimizi birlikte inşa etme iradesini temsil eder.

Komisyon raporumuz bir son değil, atılan ve atılacak adımların mihenk taşı olarak değerlendirilmelidir.

Yeni bir Anayasa hazırlama meselesi ise komisyonun görev alanında değil, ancak ülkemizin acil olarak üstlenmesi gereken ortak bir görevdir.

reklam

YORUM YAP