Her yıl Ramazan ayı geldiğinde sıkça gündeme gelen 'Ramazanda kimler oruç tutabilir?' sorusu, hastalar tarafından doktorlara en çok sorulan sorulardan biri haline geliyor. Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Uzmanı Doç. Dr. Müge Bilgi, bu sorunun yanıtını özellikle diyabet hastaları açısından 'Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun yaptığı araştırmalar doğrultusunda açıkladı.

HAYATİ ORGANLARI ETKİLEYEBİLİR
Doç. Dr. Bilgi, “Diyabet, insülin direnci ve eksikliği üzerinden tedavi planlaması yapılan, kalp ve böbrek gibi hayati organlar üzerinde olumsuz etkileri olan ve yaş, cinsiyet ayırt etmeksizin herkesi etkileyebilen bir metabolizma hastalığıdır. Uzun süreli açlık, hayati organlar üzerinde geri dönüşümsüz etkilere yol açabilir” şeklinde açıklamalarda bulundu.

KİŞİYE ÖZEL DEĞERLENDİRME
Ramazan ayında hastalarını bireysel olarak değerlendirdiğini belirten Doç. Dr. Bilgi, oruç tutması önerilmeyen grupları şöyle sıraladı: “Gebe kadınlar, genç yaşta insülin eksikliği yüzünden diyabet (Tip 1) hastalığı olanlar, 20 yıldan fazla diyabet hastalığı yaşayanlar, günlük insülin enjeksiyonu ile tedavi edilenler, insülin salgılatıcı ilaç kullananlar, son 4 hafta içinde düşük kan şekeri yaşayan hastalar, evde kan şekeri ölçümü yapamayanlar, son 6 ay içinde yüksek kan şekeri nedeniyle hastaneye yatanlar, kalp damar tıkanıklığı olanlar, böbrek yetersizliği çeken hastalar, diyabete bağlı göz hasarı veya sinir ucu harabiyeti bulunanlar ve 70 yaş üstü, kırılgan, tek yaşayan, bilişsel yetileri azalmış kişiler.”

ORUÇ: SİNDİRİM SİSTEMİNİN FİZYOLOJİK İSTİRAHATI
Ramazan ayının manevi bir arınma sürecinin yanı sıra vücudun biyolojik saatini ve beslenme düzenini yeniden yapılandırdığı bir dönem olduğunu ifade eden Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Mehmet Öztürk, “On bir ay boyunca sürekli çalışan sindirim sistemimiz, bu kutsal ayda adeta bir 'fizyolojik istirahat' yapar. Ancak bu süreci bir sağlık fırsatına dönüştürmek, iftar ve sahur arasındaki zamanı nasıl yönettiğimize bağlıdır” dedi.
ORUCU BİR BARDAK SU, 2 HURMA İLE AÇIN
Dyt. Öztürk, iftarda hızlı yemekten kaçınılması gerektiğini belirterek, şu önerilerde bulundu: “Orucu bir bardak su ve 1-2 adet hurma ile açmak, vücudu rahatlatır. Hurma, doğal şeker içeriği ile hızlı bir enerji kaynağı sağlarken, lif ve mineral açısından da zengindir. Alternatif olarak zeytin de sağlıklı yağlar ve antioksidan özelliği ile tercih edilebilir. Yemeğe hafif bir çorba ile başlamak, mideyi ana yemeğe hazırlamak açısından önemlidir. Ezogelin, tarhana veya mercimek çorbaları hem sıvı ihtiyacını karşılar hem de tokluk hissi sağlar. Çorbadan sonra 10-15 dakikalık bir ara vermek, beynin doyma sinyallerinin oluşmasına yardımcı olur. Ana yemek seçiminde ise kızartmalardan ve ağır hamur işlerinden uzak durarak; ızgara, fırın veya haşlama yöntemiyle pişirilmiş et, tavuk, balık ya da zeytinyağlı sebze yemekleri tercih edilmelidir. Karbonhidrat seçiminde ise beyaz ekmek ve pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek veya kepekli makarna gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Ayrıca hızlı yemekten kaçınmak ve her lokmayı en az 20-30 kez çiğnemek, sindirim enzimlerinin etkinliğini artırarak mideyi rahatlatır.”
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!


