reklam
reklam
DOLAR44,2275% 0.07
EURO51,0954% 0.05
STERLIN58,9296% -0.17
FRANG56,1191% -0.39
ALTIN6.910,19% -2,85
BITCOIN72.464,38-1.661
reklam

Malatya’daki 4,5 Büyüklüğündeki Sarsıntı Kaygı Yarattı: Prof. Dr. Pampal'dan Uyarı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Malatya’daki 4,5 Büyüklüğündeki Sarsıntı Kaygı Yarattı: Prof. Dr. Pampal'dan Uyarı
reklam

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan bilgilere göre, merkez üssü Pütürge ilçesi olan 4,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin, 9,39 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirlendi.

HERHANGİ BİR OLUMSUZ DURUM YAŞANMADI

AFAD, Malatya'nın Pütürge ilçesindeki depremin ardından herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını açıkladı ve saha tarama çalışmalarının sürdüğünü duyurdu. AFAD'ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Malatya ilimizin Pütürge ilçesinde saat 06.43'te meydana gelen 4,5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.”

BU DEPREM NE ANLAMA GELİYOR?

Prof. Dr. Süleyman Pampal, Doğu Anadolu’daki sismik hareketliliği ele alarak önemli değerlendirmelerde bulundu. Bölgenin uzun zamandır hareketli olduğunu belirten Prof. Dr. Pampal, kırılma sürecinin 2020 yılında başladığını hatırlattı.

2020’de Sivrice ile Pütürge arasında gerçekleşen 6,5 büyüklüğündeki depremin, Doğu Anadolu Fay Zonu’nda önemli bir kırılma yarattığını vurgulayan Prof. Dr. Pampal, depremin Elazığ’da ciddi bir şekilde hissedildiğini ve bu sarsıntının ardından enerjinin güneye doğru transfer olabileceği uyarısında bulunduklarını ifade etti.

Buna ek olarak, o dönemde Hatay çevresindeki segmentlerin kırılma ihtimali hakkında da değerlendirmelerde bulunduklarını belirten uzman isim, sürecin Ölü Deniz Fayı’na kadar büyük bir deprem riskine işaret ettiğini hatırlattı.

6 ŞUBAT’TA BÜYÜK BİR FELAKET YAŞANDI

Prof. Dr. Süleyman Pampal, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerin bu öngörüleri doğruladığını belirtti. Sabah saat 04.17’de Pazarcık merkezli 7,7 büyüklüğündeki depremin büyük bir felakete neden olduğunu, bu sarsıntının etkileri henüz değerlendirilemeden, yaklaşık dokuz saat sonra Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki ikinci bir depremin meydana geldiğini hatırlattı.

Bu durumu Malatya özelinde de yorumlayan Prof. Dr. Pampal, “6 Şubat’ta yaşanan ikinci deprem Malatya çevresine kadar ulaştı. Malatya, büyük depremler sonrasında 4 ile 5 büyüklüğünde hem bağımsız hem de artçı depremler meydana getirdi” dedi.

‘PÜTÜRGE CİVARI KAYGILANDIRMADI AMA MALATYA VE OVACIK FAYI AKTİF’
Genel olarak şehrin depremlerden etkilenebilecek bir bölgede bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Malatya’da en son 5 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Ancak Pütürge civarı bizi fazla kaygılandırmıyor. Zaten kırılmış ana fayın çevresindeki tali faylar, sabah yaşadığımız sarsıntılar gibi küçük sarsıntılar üretebilir. Malatya ve Ovacık fayları, bölgedeki en aktif faylar arasında yer alıyor. Ancak bu fayların ne zaman deprem üreteceği kesin olarak belirtilemez. Asıl endişemiz ise Yedisu Fayıdır” şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Süleyman Pampal

‘YEDİSU FAYI BENİ ENDİŞELENDİRİYOR’
“Beni en çok korkutan Yedisu Fayı’nın kırılması olur” diyen Prof. Dr. Süleyman Pampal, şunları belirtti:

— Yedisu Fayı, Bingöl ile Erzincan arasında yaklaşık 75-80 kilometrelik bir fay kuşağı. Doğu Anadolu Fay Zonu tam da burada Kuzey Anadolu Fay Zonu ile kesişiyor. Bu fay, 200-250 yıldır kırılmadı ve depremler 7,4 büyüklüğünde sarsıntılara yol açabiliyor.

— Günümüzde baktığımızda fayın enerjisini biriktirdiği ve tekrarlanma süresini tamamladığı söylenebilir. Zaten 6 Şubat depremlerinden önceki günlerde, ilk kırılacak yerlerden biri olarak Yedisu Fayı’na dikkat çekiyorduk. Genel olarak kuzeyde denize daha yakın yerler yerine biraz daha güneye, yani Bingöl ve Erzincan çevresinde büyük bir deprem riski bulunuyor. Böyle bir durumda Malatya da etkilenecektir.

‘ŞEHRİN YAPI STOKU CİDDİ ŞEKİLDE ETKİLENDİ’

Prof. Dr. Süleyman Pampal, “Malatya’nın zemini pek sağlam sayılmaz” diyerek sözlerine devam etti:

“Şehrin en büyük talihsizliği, 6 Şubat’ta gerçekleşen depremlerin şehrin etki alanında kalmasıydı. Özellikle ilk depremden sonra, il sınırları içindeki fay boyunca büyük hasar meydana geldi. Bunun sonucunda yapı stoku ciddi biçimde etkilendi ve birçok bina güçlendirme veya yeniden yapım süreçlerine girdi. Ancak, eski hasarı az görmüş veya orta hasar almış veya sadece 'makyajlanmış' binalar da mevcut. Bu durum, doğal olarak riski artırıyor. Ancak yeni binalar da yapılmaya başlandı”.

reklam

YORUM YAP