reklam
reklam
DOLAR44,1844% -0.08
EURO50,8479% 0.6
STERLIN58,8575% 0.51
FRANG56,1143% 0.4
ALTIN7.126,70% -0,13
BITCOIN73.894,043.412
reklam

Türkçenin Kültürel İzleri Sözlükte Buluştu! Bakan Ersoy 'Dünya Dillerinde Türkçe' Projesini Tanıttı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Türkçenin Kültürel İzleri Sözlükte Buluştu! Bakan Ersoy 'Dünya Dillerinde Türkçe' Projesini Tanıttı
reklam

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO tarafından her yıl 21 Şubat'ta kutlanan Uluslararası Ana Dil Günü çerçevesinde Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen “Dünya Dillerinde Türkçe Projesi”nin tanıtım toplantısına katıldı.
Bu toplantıya, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdulhadi Turus, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Büyükelçi Prof. Dr. Derya Örs ile Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de katıldılar.

Bakan Ersoy, tanıtım programında yaptığı konuşmada, “Dünya Dillerinde Türkçe” sözlüğünün sadece bir referans eseri olmayıp, kelimelerin izlerini sürerek tarih boyunca ortaya çıkan temasların ve ortak yaşanmışlıkların kültürel hafızasını yansıtan kapsamlı bir çalışma olduğunu belirtti.

Ersoy, medeniyetleri ayakta tutan en önemli unsurlardan birinin dil olduğunu vurguladı. Türkçenin tarih boyunca geniş bir coğrafyada varlık gösterdiğini; ticaret yollarında, ilim meclislerinde, şehir meydanlarında, mutfaklarda ve zanaat atölyelerinde dolaşmış bir dil olduğunu ifade etti.

Dilin sınırları aştığını ve kalıcı etkiler oluşturduğunu belirten Ersoy, kelimelerin sıklıkla fetihlerden daha kalıcı izler bıraktığını dile getirdi.

TÜRKÇENİN İZLERİ BALKANLARDAN ORTA AVRUPA'YA

Kültürel izlere dikkati çeken Ersoy, Kosova'dan Saraybosna'ya, Üsküp'ten Atina'ya ve Sofya'ya uzanan geniş coğrafyada Türkçe kökenli kelimelerin günlük yaşamda hâlâ kullanıldığını belirtti. “Bugün Kosova’da kahvenizi fincanla değil de fincani ile içersiniz. Saraybosna’da alışverişin kalbi hala çarşı’da atar. Üsküp’te bir dükkanın tabelasında dukan kelimesiyle karşılaşırsınız. Atina sokaklarında bakali sesini duyarsınız; Bükreş’te ciorbă diye telaffuz edilen çorba ifadesi elbette tanıdık gelir. Sofya’da ise yoğurt kelimesi artık o dilin doğal bir parçası olmuştur.”

RAKAMLAR KONUŞTU! TÜRKÇE BALKAN DİLLERİNDE GÜÇLÜ ŞEKİLDE YAŞIYOR

Tanıtımda yapılan çalışmaların, bazı dillerde iki bini aşan, bazılarında ise bin beş yüzün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin kullanıldığını gösterdiğini belirtti.

Dünya Dillerinde Türkçe sözlüğünün, farklı dillerde Türkçe kökenli söz varlığını sistematik şekilde kaydedip bir envanter oluşturduğunu söyleyen Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Burada dikkat çekici olan husus, kelimelerin yaşayan bir unsur olarak ele alınmış olmasıdır. Bu eserde gündelik hayatta kullanılan, konuşma ve yazı dilinde yer bulan kelimeler esas alınmıştır. Böylelikle ortaya geçmişe ait bir listeden ziyade bugünün dinamik dil gerçekliğini yansıtan bir tablo çıkmıştır. Bu yaklaşım, çalışmaya hem bilimsel güvenilirlik hem de çağdaş bir perspektif kazandırmıştır.”

KÜLTÜREL DİPLOMASİ VE TÜRKÇE VİZYONU

Yunus Emre Enstitüsü'nün Türkçeyi yalnızca bir dil öğretim aracı olarak değil, kültürel temas zemini olarak ele aldığını vurgulayan Ersoy, Türkçe öğrenen bireylerin düşünme biçimi ve tarih algısıyla da temas kurduğunu belirtti. “Dünya Dillerinde Türkçe eseri, Enstitümüzün bu vizyonunun da güçlü bir göstergesidir.” dedi.

Kültürel diplomasinin, ülkelerin en önemli yumuşak güç unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Ersoy, ortak kelimelerin, kavramların ve hatıraların uluslararası ilişkilerde görünmeyen fakat etkili bir bağ oluşturduğunu belirtti ve sözlüğün bu bağın bilimsel temsiline katkıda bulunduğunu vurguladı.

Ersoy, Türkçenin tarihi derinliğini ve coğrafi genişliğini verilerle ortaya koyan bu çalışmanın akademik dünyaya yeni araştırma alanları açması temennisiyle emeği geçen bilim insanlarına ve kurum mensuplarına teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.

ANA DİL VE KÜLTÜREL HAFIZA VURGUSU

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, tanıtımda yaptığı konuşmada, 21 Şubat Uluslararası Ana Dili Günü’ne atıfta bulunarak ana dilinin bireyin dünyayı anlamlandırdığı ilk zemin olduğunu söyledi. Dilin kültürün nesilden nesile aktarımındaki temel rolüne dikkat çeken Aliy, “Dünya Dillerinde Türkçe” çalışmasının Türkçenin hafızasını dünyanın dört bir yanında görünür kılacağını ve geçmişle gelecek arasında bir köprü kuracağını ifade etti. Aliy, projeye katkı sunan akademisyenlere ve araştırmacılara teşekkür ederek eserin bilim dünyası için kalıcı bir referans kaynağı olmasını ve uzun yıllar hizmet etmesini umduğunu belirtti.

reklam

YORUM YAP