reklam
reklam
DOLAR43,8761% 0.07
EURO51,7207% 0.1
STERLIN59,3163% 0.15
FRANG56,6390% -0.06
ALTIN7.293,73% 0,19
BITCOIN65.356,643.295
reklam

Denizde ‘akıllı’ güç: SANCAR SİDA! Onu diğerlerinden farklı kılan sır ne? ‘12.7 mm detayı yakın çatışmalarda büyük fark yaratacak’

Yayınlanma Tarihi : Google News
Denizde ‘akıllı’ güç: SANCAR SİDA! Onu diğerlerinden farklı kılan sır ne? ‘12.7 mm detayı yakın çatışmalarda büyük fark yaratacak’
reklam

Gelişen askerî teknolojiler, sadece hava ve kara alanlarına değil, deniz güvenliğine de yeni bir boyut kazandırıyor.

Artan tehditlere karşı Türkiye’nin savunma sanayii, gelişmiş teknolojileri operasyonel faydaya dönüştürerek yerli ve özgün çözümler üretmeye devam ediyor.

Bu çabaların örneklerinden biri de HAVELSAN tarafından geliştirilen SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA). Modern savaş ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanan SANCAR, deniz güvenliğinde yeni bir çağın başlangıcını simgeliyor.

Peki, bu teknolojik yenilikler denizlerde nasıl stratejik avantajlar sağlıyor? Türkiye’nin mevcut projeleri bu alanda hangi boşlukları dolduruyor? En önemlisi SANCAR, benzerleriyle karşılaştırıldığında hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Ayrıntılarıyla inceledik.

‘DENİZ HAKİMİYETİ STRATEJİK BİR ZORUNLULUK’

Savunma ve güvenlik politikaları üzerine görüşlerini paylaşan Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin denizlerdeki varlığını güçlendirmeye yönelik önemli bir atılım içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu hatırlatan Başbuğ, bu nedenle deniz hakimiyetinin stratejik bir gereklilik olduğunu belirtti ve yürütülen yaklaşık 40 projeye dikkat çekti.

Bu büyüklükteki bir atılımın dünya genelinde az bulunduğuna işaret eden Başbuğ, projeler arasında SİDA’lar, uçak gemisi ve fırkateynlerin yer aldığını vurguladı. Türkiye’nin denizde her alanda etkili olabilecek bir güç oluşturmayı hedeflediğini ekleyen uzman isim, “Denizde her yerde müdahale edebilecek bir güce sahip olmak isteyen bir akıl işliyor” şeklinde konuştu.


Grafik: Harun Elibol / [email protected]

‘SAVUNMA SANAYİSİNDE İNSANSIZ TEKNOLOJİLERDE TÜRKİYE ZİRVEDE’

İnsansız teknolojilerin dünya genelinde tartışıldığını belirten Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin bu alanda öne çıktığını ifade etti:

“Günümüz teknolojisinde insansız sistemler tartışma konusu. İngiltere, bizim açtığımız yol doğrultusunda ‘acaba insansız ordular mümkün mü?’ diye soruyor, taktiklerini güncelliyor. Biz ise doğru bir doğrultudayız. Savunma sanayisinde insansız teknolojilerde Türkiye zirvede. Ayrıca SİDA’lar denizlerde büyük bir güç çarpanı…”

‘KRİTİK OLAN HUSUS KOMPOZİT YAPI’

SANCAR, 12.7 metre uzunluğa, 3.3 metre genişliğe ve 9 ton deplasmana sahip. Bu ölçümler muadillerine oranla benzer mi yoksa farklı mı?

Coşkun Başbuğ, SANCAR’ın emsalleriyle karşılaştırıldığında benzer metraja sahip olduğunu ancak asıl farkın yapısal özelliklerde ortaya çıktığını belirtti:

“Ebatlarına bakıldığında benzer. Ama kritik olan kompozit yapısı. Diğerlerine göre biraz daha ağır olanlar mevcutken, SANCAR kompozit özelliği sayesinde yükünü hafiflettiği için menzilinde ve yakıt tasarrufunda avantaj sağlıyor. Şu an ulaşılan nokta bu. Emsallerinden en büyük farkı gövde yapısı ve kompozit malzeme. Ayrıca modüler bir yapıya sahip.”

‘BU GERÇEKTEN MÜTHİŞ BİR MENZİL’

Araç, 10 knot hızda 400 deniz mili (yaklaşık 740 kilometre) menzil sunuyor ve Deniz Durumu 4 koşullarında görev alabiliyor. Bu durumu nasıl değerlendirmek gerekir?

Coşkun Başbuğ, 400 deniz mili menzilinin etkileyici bir kapasite olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Gerçekten müthiş bir menzil. Ancak belirtmek gerekir ki, bu değer belirli hız koşullarında geçerlidir. 400 deniz miline, 10-15 knot hızla ulaşılır. Özellikle düşük hızda mayın arama ve tarama görevlerinde bu hedef menzil rahatlıkla elde edilebilir. Hız arttıkça menzil biraz azalabilir ama kayıp oranı yüzde 10-15'i geçmiyor. Genel performans açısından olumsuz bir durum söz konusu değil.”

DENİZDEKİ YAKIN ÇATIŞMALARDA BÜYÜK FARK YARATACAK GÜÇTE

Coşkun Başbuğ, SANCAR’da bulunan 12.7 mm kalibrelik silah sisteminin deniz platformlarındaki önemine dikkat çekti.

12.7 mm’nin karada uçaksavar silahı olarak kullanılan güçlü bir kalibre olduğunu belirten Başbuğ, bu sistemin denizde yakın çatışmalar ve su üstü muharebelerde görev yapacak şekilde tasarlanmış uzaktan komutalı bir silah sistemi olduğunu ifade etti.

Yatay ve dikey eksende hareket yeteneğine sahip, 360 derece atış yapabilen makineli tüfek sisteminin özellikle yakın mesafeli angajmanlarda etkin olduğunu vurgulayan Başbuğ, 12.7 mm’nin denizdeki bir yakın çatışmada önemli bir fark yaratabilecek kapasitede olduğunu kaydetti.

EN ÖNEMLİ TEKNOLOJİK FARKI: ADVENT C4ISR GÖREV SİSTEMİ! ‘BİRÇOK DÜNYA ÜLKESİ BU SİSTEMİ ARAŞTIRIYOR’

Coşkun Başbuğ, SANCAR SİDA’nın en dikkate değer teknolojik farklarından birinin HAVELSAN tarafından geliştirilen ADVENT C4ISR görev sistemi olduğunu belirtti.

Başbuğ, “Bu sistem, araca bir ‘akıl’ kazandırıyor ve diğer askeri birimlerle mükemmel bir uyum içinde çalışmasını sağlıyor. Emsallerinden en belirgin farkı da bu. Bu sistem, HAVELSAN tarafından sıklıkla vurgulanıyor. Şu anda birçok dünya ülkesi, bu araçların nasıl ADVENT sistemine entegre edildiğini araştırıyor. ADVENT, Türkiye’nin geliştirdiği bir sistemdir. Kara, hava ve deniz sistemleri tek bir merkeze entegre edilmiş şekilde, bir savaş yönetim merkezi gibi düşünülebilir; bütün işlerin tek bir elden yönetilmesi ve entegrasyonun sağlandığı bir sistem. Dolayısıyla SANCAR da bu sisteme dahil edilmiş oldu” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP