

Sağlık Bakanlığı yetkilisi Zaim, bir grup gazeteciye verdiği demeçte Türkiye'nin yıllık ilaç tüketiminin 2.3 milyar kutuya ulaştığını vurguladı. Bu rakam, Türkiye'nin ilaç pazarının yaklaşık 10 milyar dolar seviyelerinde olduğunu ifade ediyor. OECD verilerine göre, ülkemizin ilaç harcamalarının GSMH içindeki payı 1 ile 1.5 arasında değişirken, bu durum OECD ortalamasının altında kalıyor. Zaim, yaşlanan nüfusun ilaç ihtiyacının önemine değinerek, ilaç maliyetlerinin Amerika gibi ülkeleri dahi zorladığını belirtti. Sürdürülebilir bir fiyatlandırma sistemine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Zaim, COVID-19 sonrası biyobenzer ilaçların kullanımının arttığını da sözlerine ekledi. Patenti sona eren ürünlerde, İtalya'da biyobenzerlerin kullanım oranının yüzde 90'lara ulaştığına dikkat çekti. Son 20 yılda ilaç endüstrisinin büyük bir yönelimi biyolojik ilaçlara kaymış durumda ve önümüzdeki on yıl içinde 300 milyar doların üzerinde ilacın patent süresinin dolması bekleniyor.
Amerika’ya İhracata Hazırlanıyoruz
Zaim, Türk ilaç sektörünün Amerika'ya ilk kez ihracata hazırlanmaya başladığını açıkladı. Amerika ve Avrupa'da uygulanan ruhsatlandırma süreçlerindeki sadeleşmenin, biyobenzer ilaçların pazara daha hızlı girmesine olanak tanıyacağını öngördü. Ayrıca, Euro'nun daha gerçekçi bir seviyeye, örneğin önümüzdeki yıl 70'e yükselmesi gibi gelişmelerin, Türkiye'deki Ar-Ge faaliyetleri için bir sermaye birikimi oluşturacağını belirtti. Mevcut durumda, firmaların kendi öz sermayeleriyle Ar-Ge yatırımı yapmasının güç olduğuna dikkat çekti.



