

Türkiye’den AB’ye kural dışı geçişleri frenlemede etkili olan ve göç konusundaki işbirliği açısından hâlâ kilit bir çerçeve oluşturan belge, büyük ölçüde AB lehine işledi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinden vize serbestisine kadar Türkiye’ye farklı alanlarda yarar sağlaması için de tasarlanan belge, bu alanlarda sonuç doğurmaktan uzak kaldı. Mutabakat gereği müzakerelerin canlandırılması yönünde çalışılması planlanmıştı ancak bu konuda adım atılmadı ve müzakereler fiilen durdu. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için çalışılması taahhüt edildi ancak aradan geçen 10 yıla rağmen AB Konseyi, AB Komisyonu’na müzakerelere başlaması için yetki vermedi. Genelde hep ön planda tutulan mali boyutu da sona eren mutabakat, artık eskisi kadar gündemde değil. Bunda belgenin hayata geçirildiği dönemdeki kontekstin değişmesi etkili oluyor.
GEÇERLİ Mİ DEĞİL Mİ
Zaman zaman mutabakatın hâlâ geçerli olup olmadığı da tartışılıyor. AB yetkilileri taraflardan biri siyasi olarak iptal edene dek belgenin geçerli olduğu görüşünde. AB, mutabakat gereği Türkiye’deki Sığınmacılar İçin AB Mali İmkânı (FRIT) kapsamında tahsis edilen 6 milyar Euro seviyesindeki finansmanı iki dilim halinde 2016-2019 arasında devreye soktu. Sonrasında bazı ek kaynaklar devreye girdi. AB Komisyonu son olarak 2025-2027 dönemi için yaklaşık 1.2 milyar Euro’luk destek kararı verdi.
12 MİLYAR EURO
AB’nin 2016’dan bu yana mutabakat bağlamında yaptığı mali destek 12 milyar Euro seviyesinde.



