reklam
reklam
DOLAR44,5064% 0.06
EURO51,5705% -0.51
STERLIN59,0573% -0.77
FRANG55,6608% -0.61
ALTIN6.634,96% -2,48
BITCOIN66.550,00-3.22
reklam

Erdoğan: Türkiye insanlığın ve vicdanın sesi oldu

Yayınlanma Tarihi : Google News
Erdoğan: Türkiye insanlığın ve vicdanın sesi oldu
reklam

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında özetle şunları söyledi:

“Bölgemizde 28 Şubat’ta başlayan ve birinci ayını dolduran savaş tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz, ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmaya kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz.

TÜRKİYE’NİN TAVRI ÇOK BERRAK

Dışişleri Bakanımız İslamabad’da Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan dışişleri bakanlarının bir araya geldiği dörtlü toplantıya iştirak etti. Endişelerimizi ve savaşı durdurmak için atılabilecek müşterek adımları dile getirdik. Milli Savunma Bakanımız, MİT Başkanımız ve diğer ilgili arkadaşlarımız kendi görev alanları içinde yoğun gayret sarf ediyorlar. Türkiye’nin tavrı çok berraktır. Bölgemizde barış için ne yapılması gerekiyorsa, tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için iğne ucu kadar dahi umut varsa, değerlendirmek boynumuzun borcudur. Savaşın başından beri Türkiye’nin ilkeli duruşu, tavrı, dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur.

BÖLGESEL İÇ ÇATIŞMA RİSKİ

Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak, bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski vardır. Enerji, ulaştırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır bir ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu, çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail Hükümeti’dir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme, İsrail’in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaygı getirecektir.

EN BÜYÜK İMKÂN DİPLOMASİ

Savaşta dökülen her damla kanın Netanyahu’nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır. İran ile savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği tam tersine bu vizyonu sabote ettiği, zora soktuğu, dinamitlediği gayet açıktır. İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkân diplomasidir, diyalogdur, uzlaşmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır. Temennimiz, aklıselimin egemen olduğu, böylece daha fazla kan dökülmeden, barışa giden yolun açılmasıdır. Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz.

SİNEYE ÇEKTİĞİMİZDEN DEĞİL, EDEBİMİZDEN

Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronlar havada uçuşuyorken, konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki, sükûtumuz atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değildi, tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı. 23 yıldır olduğu gibi bugün de laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne taş koymanın çabasındayız. Türkiye’yi küresel bir oyuncu haline getirmenin mücadelesi içindeyiz.

5 G TEKNOLOJİSİ 2 YILDA HER NOKTAYA ULAŞACAK

(5G teknolojisi) Şimdiye dek kullanılan 4,5G teknolojisinden 10 kat daha hızlı veri aktarımı sağlayan 5G, inşallah ülkemizi dijital dönüşümün merkezine taşıyacak. Devrim niteliğindeki bu önemli teknolojiyi Türkiye’de aşamalı bir strateji ile yaygınlaştıracağız. İlk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak bu teknolojiyi ülkemizin her köşesine ulaştıracağız. Allah nasip ederse 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız.”

MUHALEFETE: DARBECİLİK CHP’NİN RUHUDUR

CUMHURBAŞKANI Erdoğan konuşmasında CHP’den gelen eleştirilere de yanıt verdi: “Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, kandıramazsınız, siyasi hokkabazlığı, siyasi cambazlığı, lafazanlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını çok iyi bilir.

Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP’yi görürsünüz. Ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs’ın baş aktörü CHP’yi görürsünüz. 12 Mart Muhtırası’nın arkasında CHP’nin silüeti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı CHP ideolojisidir. 28 Şubat’ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir. 3 Kasım 2002’den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP’nin parmak izi vardır. 27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP’dir. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP’dir. 17/25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP’dir. Darbecilik CHP’nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse, CHP’nin genlerine işlemiş darbeci zihniyeti de değişmez. Eğer değişirse, geriye CHP diye bir yapı kalmaz.

AĞZI VE RUH HALİ BOZUK

Karşımızda ne kalibremize ne kalitemize ne de sıkletimize uygun bir siyasi rakip var. Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. Bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan havada uçan kuşa kadar ilgili-ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz, günah keçisi ilan ettiniz. Ama bir gün olsun ‘hırsızın hiç mi suçu yok?’ sorusunu sormadınız.”

CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET KİMSENİN HAKKI DA DEĞİL HADDİ DE DEĞİL

Ana muhalefet partisinin ramazanda bile ara vermediği, dahası son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım elbette takip etmekte, bunlara hak verdiği notu vermektedir. Bundan zerre kadar şüphe duymuyorum. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek, unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin, kırk yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na, bu ülkenin iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek, ana muhalefetin başındaki zat dahi kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır.

TÜRKİYE SAFRALARINDAN KURTULSUN

“Kusura bakmayın, fakat bu ülke CHP’nin hanı, yağması değildir. Belediye kaynakları CHP’li başkanları hanı, zil sefası değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Üstünlerin hukukunun egemen olduğu günler eski Türkiye’de kalmıştır. Çalanın, çırpanın, soyanın yanına kâr kaldığı günler artık geride kalmıştır.

Biz bu sürecin tarafı değiliz, sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını, adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye’nin safralarından kurtulmasını istiyoruz.”

MİLLİ TAKIM’A: ‘BİZİM ÇOCUKLAR’ I TEBRİK EDİYORUM

– MİLLİ takım atkısıyla kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kupası ’na katılma başarısını tebrik etti: “2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova’yı mağlup ederek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan milli takımımızı, ‘Bizim Çocuklar’ı gönülden tebrik ediyorum. Ay-yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve Amerika’ya karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. ‘Bizim Çocuklar’ın her zaman olduğu gibi ay-yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum.”

MİLLİ TAKIM RENKLERİYLE

– A Milliler, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemeleri play-off turu finalinde deplasmanda Kosova’yı 1-0 yenerek 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı. Adını bir kez daha tarihe yazdıran A Millilere destek amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan , bakanlar ve milletvekilleri kırmızı beyaz renkli atkılarla grup toplantısına katıldı. Tüm salon ay-yıldızlı Türk bayraklarıyla donatıldı. Erdoğan da konuşmasını atkı ile gerçekleştirdi.

reklam

YORUM YAP