reklam
reklam
DOLAR44,6060% 0.02
EURO51,5690% 0.06
STERLIN59,1913% 0.07
FRANG55,9429% 0.07
ALTIN6.663,06% 0,02
BITCOIN69.553,002.933
reklam

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'ateşkes' Açıklaması: Savaş Lobisi Engel Oluyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'ateşkes' Açıklaması: Savaş Lobisi Engel Oluyor
reklam

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, katıldığı televizyon programında dünyanın bir numaralı gündem maddesi olan ABD -İsrail ve İran arasında 38 gündür devam eden savaşa dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Çelik'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle oldu:

Bir yanda İsrail'in başını çektiği bir savaş lobisi var ve bu lobinin Amerika içerisinde de ciddi bir karşılığı bulunuyor. O lobi, bu sürecin sürmesi gerektiğini, hatta hedefin tamamen rejimin çökmesi ve değişmesi olduğunu savunuyor. Öte taraftan da bu işe girilmemesi gerektiğini ya da girildiği andan itibaren bir yerde durması gerektiğini söyleyen bir lobi var; bu iki yapı kendi içinde bir mücadele veriyor.

Bir yanda 'bir gecede yok etmekten' bahsediliyor, bir yanda da kağıtlar gidip geliyor, yoğun bir kağıt trafiği yaşanıyor. Ancak bu trafik savaş çıkmadan önce olsaydı bir anlam ifade edebilirdi.

“İran'ın Talebi Kalıcı Bir Barış”

Çelik, “Devlet başkanı öldürülmüş, bombalanmış, ağır bir saldırıya uğramış bir İran'ın kabul edebileceği bir çerçeve değil” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu. İran'ın talebi öncelikle geçici bir ateşkes değil, kalıcı bir barış olması yönünde. Ayrıca bu sürecin kademeli değil, iki tarafın da aynı anda aynı noktaya gelmesiyle çözülmesini istiyorlar. İran, karşı karşıya kaldığı bu ağır zararın nasıl tazmin edileceğini ve bu saldırıların telafisinin ne olacağını sorguluyor.

İran İki Kere Müzakere Masasındayken Saldırıya Uğradı

İran, iki kere müzakere masasındayken saldırıya uğradı. Şimdi onların sorduğu soru şu: Yarın öbür gün ateşkes geçici olursa, bunun üzerinden daha ağır bir saldırıyla gelmeyeceklerinin garantisi nedir? Bu soruya mutlaka bir cevap verilmesi gerekiyor. Çünkü uluslararası hukuka aykırı bir durum var, Birleşmiş Milletler kararı yok ve Umman'ın ara buluculuğunda müzakereler sürerken bir ülkeye 'rejimi değiştireceğim' diye saldırıyorsunuz.

Bu artık bir bölge meselesi haline geldi. Amerika ve İsrail'in bu haksız, hukuksuz saldırganlığından sonra İran'ın verdiği cevaplar da bölge ülkelerine yönelik saldırılara dönüştü. Buradan çıkışın yolu, bölgesel bir güvenlik mimarisinin de masada olmasından geçiyor. Bu konu artık kaçınılmaz bir zorunluluktur.

“Aslında O Gün Bu İş Halledilmişti”

Çelik, “İyi bir noktaya bağlanmış olan nükleer süreci, ilk döneminde Başkan Trump ortadan kaldırdı. Bunun arkasında, o günden beri bu durumu fiziksel bir saldırıya dönüştürmek isteyen İsrail'deki savaş lobisi vardı. Bu, İran'ın devrimden 25 yıl sonra yaptığı ilk uluslararası anlaşmaydı. İsrail ayağa kalksa da İran, elindeki zenginleştirilmiş uranyumu üçüncü bir ülkeye devretmeye razı olmuştu.” dedi.

“Cumhurbaşkanımız ile Lula sohbet ederken, yaklaşan savaşın ayak sesleri duyuluyordu. Sayın Lula, 'Burada ne yapabiliriz?' diye sorduğunda aklıma o eski toplantı geldi. Aslında o gün bu iş halledilmişti. Trump tarafından bozulmasaydı, nükleer silah ile nükleer enerjiyi birbirinden ayırmış ve İran'ı denetime açmıştık.”

“Eğer Umman Yerine Türkiye Arabuluculuk Yapsaydı…”

“Eğer Umman yerine Türkiye arabuluculuk yapsaydı, taraflar masadan bu kadar kolay kalkamazdı. Cumhurbaşkanımızın İran dosyasına hakimiyeti, şu anda dünyadaki hiçbir devlet başkanında yok. Demokratik seçimlerle iş başına gelmiş liderler içinde en tecrübelisi Cumhurbaşkanımızdır.”

“Diplomasi rakibinizle, düşmanınızla yapılır. Masaya oturmuş birinin tepesine bomba yağdırmak, onun devlet başkanını öldürmek; İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin artık kalktığı anlamına gelir. Artık kimse bu düzenin varlığından bahsedemez.”

“Bugün Bu Dikişlerin Patladığını Görüyoruz”

Çelik, “Hani biz diyorduk ya, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen sarsılıyor, bu düzen kalkmıştır artık. NATO'nun kurulduğu dönemden bu tarafa baktığımızda en temel göstergelerden bir tanesi Japonya ve Almanya'nın silahsızlanmasıydı ancak bugün bu dikişlerin patladığını görüyoruz.”

“Bugün Hiçbir Kural Yok”

“Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğamıyor, şimdi canavarlar zamanı… Bugün hiçbir kural yok; bir devlet başkanını öldürüyorsun, bir devlet başkanını kaçırıyorsun. Barışın teminatı kurala dayalı düzendir ancak şu an kimse kurala dayalı bir düzen var diyemez.”

“Burada Mağdur Olan Taraf İran”

“Burada mağdur olan taraf İran'dır. Saldırgan olan taraf Amerika-İsrail tarafıdır. Bu bir ilke meselesidir ve biz bunu söylemekten geri adım atmayız.”

“Siyasi Mezhepçilik Bölgemiz İçin Bir Felaket”

“Siyasi mezhepçilik bölgemiz için bir felakettir. Biz mazlumun mezhebine bakmıyoruz, siyasi mezhepçiliği kategorik olarak reddediyoruz. İran'ın kendisine saldıranlara cevap vermesine, meşru müdafaa hakkına kimse bir şey diyemez. Ancak komşu ülkelere füze gönderilmesi tabloyu değiştiriyor. Bizim en korktuğumuz senaryo budur; saldırganlığın tarafında olmayan kardeş ülkeler arasında çatışmanın derinleşmesi tam da İsrail'in istediği ortamı yaratacaktır.”

Çelik, Netanyahu'nun 7 Ekim'den sonra 'Orta Doğu haritası değişecektir' dediğini belirterek, “Kafasındaki Siyonist planı hayata geçirmek için zemin bulduğunu düşündü. 'Davut Koridoru'nu kuracağız” diyerek Goyim ve Amalek gibi dini kavramları kullandığını ve “Hz. İsa'nın Cengiz Han karşısında hiçbir şansı yoktur” diye büyük bir hadsizlikte bulunduğunu ifade etti.

Son olarak, “Liberal demokrasi, serbest piyasa ekonomisi, hukuk devleti… Bütün bu kavramlar hakkında en çok yayın yapmış ülkelerin sustuğu bir noktadayız. Batı'nın siyasi literatürü bu vahşet karşısında çökmüştür.” diyerek değerlendirmesini sonlandırdı.

reklam

YORUM YAP