reklam
reklam
DOLAR44,7234% 0.08
EURO52,7800% 0.36
STERLIN60,7193% 0.5
FRANG57,2569% 0.42
ALTIN6.968,42% 2,27
BITCOIN74.241,631.228
reklam

Bakan Kurum: COP31'de en çok su ve gıdaya dikkat çekeceğiz

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bakan Kurum: COP31'de en çok su ve gıdaya dikkat çekeceğiz
reklam

Bakan Kurum: COP31'de en çok su ve gıdaya dikkat çekeceğiz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara'daki bir otelde düzenlenen 'COP31'e Doğru Türkiye'de İklim Değişikliği Gündemi & SETA İklim Değişikliği ve Çevre Programı Lansmanı Konferansı'na katıldı.

Programda, Bakan Kurum'un yanı sıra SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş, akademisyenler, bakanlık yetkilileri ve vakıf temsilcileri konuşmacı olarak yer aldı. Bakan Kurum, programın, sadece teknik bir toplantı yapmak ya da soğuk istatistikleri tartışmak için düzenlenmediğini belirterek, Türkiye'nin yeni dünya doktrinini inşa edecek adımları konuşmak, COP31 yolculuğunda yüklenen sorumluluğa dair yapılacakları istişare etmek için bir araya gelindiğini söyledi.

'İKLİM KRİZİ BİZE, HER YIL MİLYARLARCA DOLARLIK ZARARLA GELİYOR'

Yeni dünya doktrinine ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Kurum, “Çünkü şu anda insanlığın meselesi, sıradan bir karbon salınımı meselesi değildir; asıl meselemiz, insan ile doğanın o bitmeyen kavgasıdır. Evet, şu anda insanlık, yaratıldığı günden bu yana gelen en kritik eşiktedir. Nasıl eski dünyanın öldüğünü görüyorsak, yeni dünyanın da doğum sancıları çektiğini hissediyoruz.

Bu doğum süreci; belirsizliği, adaletsizliği ve bitmeyen tüketim hırsını da beraberinde getiriyor. İnsanlığı tüketen bu hırs, doğayı ham madde deposu olarak görmemize sebep oluyor ve Afrika'dan Asya'ya kadar her coğrafyayı vuran bir iklim krizine dönüşüyor. İklim krizi bize, her yıl milyarlarca dolarlık zararla geliyor; milyonlarca insanın göçüne, hastalığına veya ölümüne şahit tutuyor” dedi.

'TÜRK DİPLOMASİSİ SADECE BİR İZLEYİCİYDİ'

Bakan Kurum, Türkiye'nin, dünya güzelleşsin diye her türlü imkanla çabaladığını ve liderlik ettiğini vurguladı. 90'lı yıllardaki Türkiye'ye ayna tutmak gerektiğini belirten Kurum, “Takdir edersiniz ki bugünlere kolay gelmedik. Evet, 90'lar çevre ve iklim yönetimi açısından bir 'tecrübesizlik ve plansızlık' dönemiydi. O günkü yönetimler için çevre, sadece belediyelerin çöp toplama işine indirgenmişti. İklim meselesi, ulusal kararların yanından bile geçemeyen, dış politikanın konusu bile olamayan, hatta yer yer horlanan bir başlıktı.

Bırakın dünyanın geleceğine dair bir şey söylemeyi, şehirlerimizi bile vahşi depolamadan, kimyasal atıktan, kirli havadan, kirli sudan kurtaramıyorduk. Türk diplomasisi, Rio Zirvesi gibi küresel iklim masalarında, son derece etkisizdi ve sadece bir izleyiciydi. Şu geldiğimiz aşamaya, hep birlikte iftiharla bakmalıyız. Çünkü bugün Türkiye'nin iklim diplomasisindeki aksiyonları, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemizin oyun kurucu rolünü pekiştiren bir güce dönüşmüştür.

Geldiğimiz noktada ise şükürler olsun, doğayı bir atık deposu olarak, çevreyi yük olarak gören o zihniyetten bu ülkeyi kurtardık ve milletimizi uygulama ve geleceğin COP'una, 196 ülkenin gelip görüşlerini paylaşacağı COP-31 Zirvesi'ne ev sahibi yaptık” diye konuştu.

'İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE SAVUNMA YAPILMASI GEREKEN BİR CEPHE'

Küresel sistemde suyun, stratejik bir ham maddeye, hatta bir savaş unsuruna dönüşmüş olduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Geçtiğimiz günlerde bir hocamız, 'Gıda ve su güvenliği, önümüzdeki yıllarda sınır güvenliğinden daha kritik bir çatışma ve iş birliği alanı haline gelecektir' tespiti yapıyordu. Ve biliyoruz ki Orta Doğu'dan Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya uzanan bu zorlu coğrafyada suyuna hakim olan, toprağını yeşil tutan ve doğayı ezmeden enerji üreten devletler, geleceğin oyun kurucuları olacaktır.

Bugün bölgemizde yaşanan savaşlar, enerji krizini tetikliyor. Anlamsız ve hiçbir insani duygu taşımayan asimetrik çatışmalar petroldeki istikrarsızlığı arttırıyor. Bu da bize gösteriyor ki bu istikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği; doğrudan bir ekolojik beka meselesidir. Yine yaşananlar göstermektedir ki her ülkenin kendi kendine yetebilmesi kaçınılmaz bir gerçekliktir.

Türk devlet aklı, iklim kriziyle mücadeleyi, savunma yapılması gereken bir cephe, fırsatlar sunan bir kalkınma meselesi olarak görmektedir. Dolayısıyla biz bu tespitlerimizi; şimdi somut, ölçülebilir ve tavizsiz bir eylem planına dönüştürmek zorundayız. Toplumun bütün bileşenleri, genciyle, yaşlısıyla, sanayicisi ve üreticisiyle ortak paydada buluşmalıyız. Onun için bizim COP31'de de en çok dikkat çekeceğimiz, konular su ve gıda olacak” açıklamasında bulundu.

'ATIK, ENERJİYE DÖNÜŞEN BİR MİLLİ SERVET'

Bakan Kurum ayrıca suyun, petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağına gelindiğine işaret ederek, bölgesel istikrar ve milli güvenliğin anahtarının su olduğu bir sürece hızla gidildiğini kaydetti. Suyun bir damlasının bile israf edilmediği, gıda arz güvenliğinin tehdit edilmediği, bunun için de gerekli tüm finansal ve teknik desteklerin adil bir şekilde verildiği bir dünyayı teklif ettiklerini ifade eden Kurum, “Tabii eylem planımızda önemli bir sütun da Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi olacak.

Bu noktada; saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde, bu toprakların vicdanından süzülerek küresel bir marka haline gelen Sıfır Atık Hareketi aslında eşyanın hukukunu koruma hareketidir. Biz, 'al-kullan-at' düşüncesiyle kurulan küresel israf düzenine karşı, doğanın kendi döngüsünü oluşturduğu, atığın bir 'çöp' değil; enerjiye, ham maddeye ve geleceğe dönüşen bir milli servet olduğu bir dünyayı teklif ediyoruz. Dahası, üretimin doğadan aldığı borcu, doğaya geri ödediği bir sistemi tüm insanlığa sunuyoruz.

Bunun yanında yeşil sanayileşme, yeşil egemenlik ve enerji bağımsızlığı, dirençli şehirler ve mekan adaleti, iklim mülteciliği, biyolojik çeşitlilik, adaletli hakemlik ve iklim finansmanını da eylem planımızın sütunları olarak belirliyoruz. Şu gerçeği de her platformda en gür sesle ifade ediyoruz. Küresel finans sistemi; kirletenin değil, kirletilenin üzerine yük bindirmektedir. Biz bunu kökten reddediyoruz. Bu noktada kimsenin şüphesi olmasın; Türkiye olarak, COP31'de, finansmanın doğrudan mağdur coğrafyalara ulaşması için mücadele edeceğimizin, dürüst bir aracı ve adaletli bir hakem olacağımızın taahhüdünü şimdiden veriyoruz” dedi.

COP31 ile yeni şeyler söylemek istediklerine dikkat çeken Kurum, bunun için küresel öze dönüş çağrısını yineledi. Konuşmaların ardından SETA Genel Koordinatörü Miş, SETA tarafından Bakan Kurum adına dikilen 500 fidan için sertifika takdim etti.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • DolarDOLAR
    ALIŞSATIŞFARK
    44,719144,7234% 0.08
  • EuroEURO
    ALIŞSATIŞFARK
    52,763252,7800% 0.36
  • SterlinİNG. STERLİNİ
    ALIŞSATIŞFARK
    60,681460,7193% 0.5
  • FrangİSV. FRANGI
    ALIŞSATIŞFARK
    57,236857,2569% 0.42
  • Kanada DolarıKAN. DOLARI
    ALIŞSATIŞFARK
    32,473432,4836% 0.25
  • Çeyrek AltınÇEYREK ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    11.148,0211.393,36% 2,27
  • Gram AltınGRAM ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    6.967,516.968,42% 2,27
  • BitcoinBITCOIN
    FİYATDEĞİŞİM
    74.241,631.228
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış