

Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu, Yılmaz'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı.
Toplantıya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan bazı bakan yardımcıları ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.
Açılışta konuşan Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara ve öğrencilere Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılara ise acil şifalar diledi.
Devletin, ilk andan itibaren tüm birimleriyle sahada olduğunu, gerekli adli ve idari soruşturmaların derhal başlatıldığını ve titiz bir şekilde sürdürüldüğünü dile getiren Yılmaz, “Aynı anda daha orta ve uzun vadeli olarak da bu tür hadiselerin yaşanmaması adına neler yapılması gerektiği hususunda da kapsamlı değerlendirmeler yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dün açıklandığı üzere proaktif ve çok boyutlu bir mücadeleyi orta ve uzun vadeli olarak da kararlılıkla hayata geçireceğiz. Amacımız benzer acıların bir daha yaşanmaması için riskleri henüz erken aşamada tespit edip önlemektir. Bugün bu çerçevede, her türlü bağımlılıkla önümüzdeki dönemde mücadelemizi daha ileri taşıyıcı çalışmaları, planlamaları hep birlikte yapacağız.” ifadesini kullandı.
“Özel Bir Teknik Çalışma Grubu Zorunlu Tedavi Sürecini Titiz Bir Şekilde Çalışmıştır”
Yılmaz, sahanın gerçeklerine ve taleplerine duyarlı, yenilikçi, kaynakların etkili kullanıldığı ve daha kalıcı sonuçlar elde etmeye odaklı olarak eylem planlarını dinamik bir şekilde gözden geçirmeye ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini vurgulayarak, kurulda 2025'te yapılan son toplantıdan bu yana ilerlemeleri, eylem planındaki gerçekleşmeleri, sahadaki ihtiyaçlar ve yenilikçi önerileri dikkate alarak kapsamlı bir istişare gerçekleştireceklerini söyledi.
Bağımlılıkla mücadelede vatandaşların ve ailelerin özellikle önem verdiği “Zorunlu Tedavi Sürecinin İyileştirilmesine” yönelik çalışmaların, öncelikli olarak gündemlerinde yer aldığını aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bağımlılıkla mücadeleyi klinik bir süreç olmanın ötesinde önleyici faaliyetler, erken teşhis, psikososyal destek ve topluma yeniden uyumu kapsayan çok katmanlı ve bütüncül bir süreç olarak görüyoruz. Bu perspektifle, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, Sağlık, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarımız ve Yeşilay işbirliğinde oluşturulan özel bir teknik çalışma grubu zorunlu tedavi sürecini, buna ilişkin şartları titiz bir şekilde çalışmıştır. Oluşturulan çalışma grubu vatandaşlarımızın, ailelerimizin taleplerini ele aldı, önerilerini dinledi, sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. Ailelerin, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap veren hızlı, etkili ve kolaylaştırılmış bir süreç tasarımı gerçekleştirdi. Bugün bunu hep birlikte ele alacağız.
Bu bütüncül anlayışla, A'dan Z'ye zorunlu tedavi sürecini toplumun ve ailelerin beklentilerine daha uygun bir model olarak hızla hayata geçirmek için kamu-sivil toplum işbirliğinde çalışmaya devam ediyoruz. Bugün ayrıca, bağımlılıklarla ilgili etkili mücadele için STK'ların kapasitesinin artırılmasına yönelik Yeşilay tarafından geliştirilen önerileri de Kurulda ele alacağız.”
Cevdet Yılmaz, bağımlılıkla mücadelede ailelerin ve sivil toplumun, çözüm sürecinin en güçlü paydaşları olduğuna işaret ederek, “14-15 Nisan'da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadiselerin altında yatan çok yönlü nedenleri de çok katmanlı bir yaklaşımla Kurulda değerlendirecek, risklerin erken aşamada önlenmesi için proaktif ve bütüncül olarak sistemsel tedbirleri ele alacağız. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yürütülen 'Lise Öğrencilerine Yönelik Bağımlılık ve Şiddet Araştırması' bulgularını değerlendirerek, ihtiyaca odaklı, bilimsel temelli ve yenilikçi politika önerilerini ele alacağız. Bağımlılıkla mücadelede kamu ve sivil toplum kuruluşlarımız arasındaki güçlü işbirliği zemini ve ortak çalışma kültürü, mücadelemizin yapıtaşıdır.” diye konuştu.
“Kurulumuz, Geniş ve Dinamik Bir Çerçevede Çalışmalarını Sürdürmektedir”
Bu doğrultuda öğrenciler, eğitimciler, anne-babalar, gençler, bağımlılık açısından riskli gruplar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kapsayan yaygın eğitim ve farkındalık çalışmaları yürüttüklerini belirten Yılmaz, bunların yanı sıra, sahada görev yapan kamu personeline de düzenli ve sistematik eğitimler vererek kurumsal kapasitenin güçlenmesini sağladıklarını ifade etti.
Yılmaz, bağımlılıklar arasında belirgin bir geçirgenlik söz konusu olduğu için hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmenin mümkün olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, oyun bağımlılığı nedeniyle azalan aile içi iletişimin gençleri tütün ürünü, alkol ve uyuşturucu madde kullanımına ilişkin risklere karşı açık hale getirmesidir. Nitekim bilimsel çalışmalar, özellikle tütün ürünlerinin çoğu zaman diğer bağımlılık türleri için bir başlangıç zemini oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu gerçeklikten hareketle, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuz tütün, alkol, uyuşturucu gibi madde bağımlılıklarının yanı sıra, dijitalleşmenin etkisiyle giderek yaygınlaşan sanal oyun ve kumar gibi davranışsal bağımlılıkları da kapsayan geniş ve dinamik bir çerçevede çalışmalarını sürdürmektedir.”
“Risk Temelli Araştırmalarla Öğrencilerin Bağımlılık Riskleri Önceden Belirlenmektedir”
Cevdet Yılmaz, özellikle yerelde mülki amirlerin liderliğinde yürütülen çalışmaların, aileler, sivil toplum, üniversiteler, belediyeler gibi toplumsal taraflarla, yönetişim modelleri ve yenilikçi projelerle ülkenin her köşesinde aynı kararlılık ve hassasiyetle uygulanmasının kritik bir öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş sonrası, Kurulun yeniden yapılandırıldığı 2019'dan bugüne yapılan toplantılarda 105 karar alındığını, bu kararların yüzde 93 gibi yüksek bir oranda hayata geçirildiğini, kalan yüzde 7'sine yönelik çalışmalarda ise önemli mesafeler alındığını bildiren Yılmaz, şunları kaydetti:
“Yüksek Kurul kararlarımızın yanı sıra kurumlarımız tarafından bağımlılık ile mücadele alanında hayata geçirilen önemli birçok çalışma da yürütülmüştür. Uyuşturucu arzıyla mücadele eden kurumların teknik, istihbari ve personel kapasitesi artırılarak, planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde edilmiştir. Yasa dışı kenevir ekimiyle mücadelede, ileri teknolojik tarama sistemleri kullanılarak, ekim alanlarının tespiti ve imhası titizlikle gerçekleştirilmektedir. Uyuşturucu riskine karşı 143 binden fazla metruk binanın yüzde 87'si yıkım veya restorasyonla güvenli hale getirilmiş, kalan binalarda çalışmalarımız sürdürülmektedir. Gümrük kapıları ve sınır hatlarında teknik altyapı, personel ve yüksek teknolojili cihazlarla uyuşturucu/kaçak tütün girişine karşı önlemler artırılmıştır.
Uyuşturucuyla mücadelede cezalar artırılırken, rehabilitasyon odaklı ilk özel ceza infaz kurumu Adana'da açılmıştır. Adalet Bakanlığımız bu modeli İstanbul, Ankara, İzmir gibi illere yayarak tutuklu ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması için adımlar atmayı planlamaktadır. ALO 171 hattı ile 1500'den fazla poliklinik ve mobil ekiplerle sigara bırakmak isteyenlere ücretsiz ilaç ve danışmanlık desteği sağlanırken, 81 ilde dijital ortamda çevrim içi poliklinik hizmetleri de devreye alınmıştır. Aile hekimlerinin tütün mücadelesindeki yetkinliği artırılarak hizmet kırsala yayılmış, erişim kolaylığı sayesinde 2025'te başvuran sayısında yüzde 112 artış gerçekleşmiş ve başvuru sayısı 173 bini aşmıştır. Büyükşehirlerde, deneyimli ekiplerle kapsamlı tütün denetimleri yapılarak pasif etkilenmenin önlenmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.
“Toplumumuzun Bağımlılıktan Korunmasına Yönelik Adımları Atmaya Devam Edeceğiz”
Yılmaz, ALO 191 hattının, 7/24 esasıyla bağımlılık konusunda 559 binden fazla kişiye gizlilik içinde danışmanlık ve tedavi randevusu desteğinde bulunulduğunu, Yeşilay ve Sağlıklı Hayat Merkezleri ile 81 ilde telefonla ve yüz yüze danışmanlık ve destek sunulduğunu, 2025'te Sağlıklı Hayat Merkezlerinde yaklaşık 5000 bağımlı ve yakınına uyuşturucu danışmanlığı hizmeti verildiğini aktardı.
Sağlık Bakanlığının, 81 ilde ayakta ve yataklı bağımlılık tedavi hizmetlerini yaygın şekilde sürdürdüğünü, ayrıca rehabilitasyon programlarının kapsamını artırma çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Yılmaz, şu bilgileri paylaştı:
“İstanbul'da Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İşgücü Uyum Programı kapsamında, tedavi sonrası istihdama yönelik pilot rehabilitasyon modeli uygulanmakta olup, bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı ile öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize farkındalık eğitimleri verirken, risk altındaki çocuklara yönelik Okulda Bağımlılığa Müdahale Programı ile erken müdahale sağlamaktadır. Risk temelli araştırmalarla öğrencilerin bağımlılık riskleri önceden belirlenmektedir. Bu sayede koruyucu, önleyici ve müdahale edici hizmetleri sistematik olarak uyguluyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığı, bağımlılıkla mücadelede farkındalık, gönüllülük ve savunuculuk faaliyetleriyle gençlerin sürece aktif katılımını sağlamaktadır. Bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutum, bilgi ve risk algılarını ölçmek amacıyla kapsamlı bir saha araştırması uygulamasına başlanmıştır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ülke genelindeki aile eğitim programlarıyla koruyucu ve önleyici bilgilendirme çalışmalarını sürdürmektedir. Tedavi sonrası bireylerin sosyal uyumunu destekleyen bakanlık, riskli gruplara yönelik erken tespit, psikososyal destek ve güçlendirme hizmetleri yürütmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin geri ödeme kapsamını genişleterek, iyileşen bireylerin iş gücüne katılımını ve istihdamını desteklemektedir.”
Yılmaz, RTÜK'ün, bağımlılıkla mücadele kamu spotlarının yayımlanmasını sağlarken, zararlı alışkanlıkları özendiren medya içeriklerine cezai müeyyideler uyguladığını belirterek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile BTK'nin, güvenli internet paketlerini sunduğunu, yasadışı bahis ve kumarla mücadelede etkin rol oynadığını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, her kurumun kendi alanında yürüttüğü çalışmaların, birbirini destekleyip daha güçlü bir etki oluşturduğunu aktararak, “Çocuk ve gençlerimiz başta olmak üzere toplumumuzun bağımlılıktan korunmasına yönelik adımları kararlılıkla atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Bu noktada, elde edilen birikimin somut kararlarla güçlendirilmesi önem taşımaktadır.” ifadesini kullandı.



