reklam
reklam
DOLAR45,0379% 0.19
EURO52,8518% 0.28
STERLIN61,0230% 0.43
FRANG57,4128% 0.39
ALTIN6.815,04% 0,53
BITCOIN77.551,64-0.044
reklam

Çölyaklı Öğrencilerin Yemek Sorunu

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çölyaklı Öğrencilerin Yemek Sorunu
reklam

Çölyak, buğday, arpa ve çavdarda bulunan glüten adlı proteine karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Türkiye'de her 100 kişiden birinin çölyak hastası olduğu tahmin edilmektedir. Hastalığın tek tedavi yöntemi ise ömür boyu glütensiz diyetle beslenmektir. Ancak, okul dönemindeki çölyaklı çocuklar için devlet ya da özel yemek çıkaran okullarda uygun menüler sunulmamaktadır. Eğer sunulursa bile, çapraz bulaş nedeniyle güvenli tüketim sağlamak mümkün olamamaktadır. Bu durum, çölyaklı çocukları hem sağlık açısından risk altına sokmakta hem de okul yaşamında ciddi sosyal dışlanmalara neden olmaktadır.

Çölyakla Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serap Ardıç'ın verdiği bilgilere göre, Türkiye'de son yıllarda özellikle 2 yaş sonrası dönemde çölyak tanısı alan çocuk sayısı hızla artarken, eğitim ortamlarında bu artışa paralel bir farkındalık gelişmemektedir.

Aç Kalma Korkusu Okuldan Soğutuyor

Çölyaklı çocukların okulda en sık karşılaştığı sorunların başında, kantin ve yemekhanelerde kendilerine uygun yiyecek bulamamaları gelmektedir. Bu durum yalnızca fiziksel sağlığı etkilemekle kalmayıp, çocukların psikolojilerini ve aday arkadaşlıklarını da negatif yönde etkiliyor. Serap Ardıç, bu konuyla ilgili şu sözleri paylaşıyor:

“Özellikle ergenliğe yaklaşan çocuklarda, dışlanma korkusu çok yoğun bir şekilde hissediliyor. Arkadaşlarıyla birlikte yemek yiyememek, onların hem üzgün hem öfkeli olmalarına neden oluyor. Bazı çocuklar bu sebeple okuldan soğuyarak okula gitmek istemediğini ifade ediyor. Bu durum akademik başarıyı da doğrudan etkiliyor. Sınıf arkadaşları öğle yemeğinde aynı masada toplanırken, çölyaklı bir çocuk ya evden getirdiği yemeğini kenarda yiyor ya da hiç yiyemiyor. Bu durum ‘Ben farklıyım’ hissini pekiştiriyor ve çocuğun sosyal bağlarını zedeliyor.

Özel Okullar Sorumluluktan Kaçıyor

Özel okullarda çölyaklı öğrencilere yönelik yemek hizmeti sunulmamaktadır. Bu kurumlar, yıl başında yemek ücretini “her şey dahil” sistemiyle aldığı halde çölyaklı öğrenciler bu hizmetten yararlanamamaktadır. Bazı özel okullar bu sorumluluğu almak istemediklerini belirtmekte ve çölyak hastalarından yemek ücreti talep etmemektedir. Oysaki bu, eğitimde fırsat eşitliğini zedeleyen bir tutumdur. Son yıllarda bazı devlet üniversitelerinin yemekhanelerinde ve bazı anaokullarında glütensiz yemek uygulamaları başlatılmıştır, ancak bu girişimler henüz oldukça sınırlı sayıda ve bölgesel düzeydedir. İlkokul, ortaokul ve liselerde yaygın bir uygulama bulunmamaktadır. Ailelerin okul seçerken yemek hizmetlerine dikkat etmesi gerekmektedir. Hedefimiz, her çölyaklı öğrencinin okulda güvenle yemek yiyebileceği ve sosyal hayata eşit katılabileceği bir ortam oluşturmaktır. Bu yalnızca menüyle değil, anlayışla da mümkündür. Bu anlayışı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Okul Seçimi Çok Zor

Çölyaklı öğrenci velisi Nil Güneş: “Oğlumuz 3.5 yaşındayken boyunun yaşıtlarına göre daha yavaş uzadığını fark ettik. Bu durum bizi tedirgin edince doktora başvurduk. İki ay süren tahliller sonucunda değerler yüksek çıktı ve doktorumuz yüksek ihtimalle çölyak olabileceğini söyledi. Eve artık neredeyse hiç glutenli ürün girmiyor. Ama dışarıda hayat çok daha zor. Restorana gittiğimizde ‘Hadi acıktık, şuraya gidelim’ diyemiyoruz. Bu nedenle dışarı çıkmadan defalarca düşünüyoruz.

En büyük kaygılarımızdan biri de okul meselesi oldu. Çölyak sadece sağlık değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir sorun da yaratıyor. Çocuğumuzun arkadaşlarıyla aynı masada yemek yiyememesi sosyalleşmesini etkiliyor. Okul arayışına başladığımızda pek çok kurumla görüştük ama bu konuda tatmin edici bir yaklaşım göremedik.

reklam

YORUM YAP