

Somali, uzun bir süredir korsanlık, düzensiz göç ve insan kaçakçılığı gibi sorunlarla mücadele etmekte. Ayrıca, El Kaide’nin Doğu Afrika kolu olan terör örgütü Eş-Şebab, merkezi hükümete yönelik en büyük güvenlik tehdidi olmaya devam ediyor. Somaliland ve Puntland yönetimlerinin merkezi hükümetten bağımsız hareket etme çabaları, Etiyopya ile yaşanan liman ve egemenlik sorunları ile birleşince, Afrika Boynuzu’ndaki kırılganlık daha da derinleşiyor.
TÜRKİYE’NİN VARLIĞI
Türkiye-Somali ilişkilerindeki önemli bir dönüm noktası, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılında Somali’ye gerçekleştirdiği ziyarettir. Uluslararası toplumun büyük ölçüde Somali’den çekildiği bir dönemde yapılan bu ziyaret, Türkiye’yi bölgede aktif rol üstlenen ilk ve en etkili ülkelerden biri haline getirmiştir. Bugün Türkiye, Somali’deki en büyük yurtdışı askeri eğitim üssü olan TURKSOM’a sahiptir. TURKSOM aracılığıyla binlerce Somali askeri eğitim almıştır. Ankara, Somali ile Etiyopya arasında yaşanan liman ve egemenlik krizinde arabulucu rolünü üstlenerek, sıcak çatışmayı diplomatik yaklaşımlarla önlemeyi başarmıştır. Türkiye’nin Somali’ye sunduğu destekler arasında, İHA/SİHA, taarruz helikopterleri, Somali donanmasına yönelik hava unsurları ile istihbarat, keşif ve gözetleme desteği yer almaktadır. Son günlerde, Türkiye’nin Somali’ye 3 adet F-16 savaş uçağı konuşlandırdığı da uluslararası medya tarafından bildirilmektedir. Bu adım, Ankara’nın Somali politikasındaki askeri boyutun güçlendirildiği biçiminde yorumlanmaktadır.



