

'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması çerçevesinde, 7’si belediye başkanı olmak üzere 200 sanığın yargılandığı davada, 33 sanık tutuklu olarak bulunuyor. Duruşma, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin salonunun yetersiz kalması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 numaralı salonda gerçekleştiriliyor. Haftalar önce tutuklanan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da yer aldığı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları duruşmada hazır bulundular. Oya Tekin, Zeydan Karalar ve Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıkların savunmaları, daha önceki duruşmalarda alınmıştı. Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesindeki davada, Zeydan Karalar dahil 9 sanık tahliye edilmişti. Duruşmanın üçüncü haftasında, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer savunma yaptı.
'Düzmece Bir Dosyayla Tutuklandım'
Ahmet Özer savunmasında, “Ben görev aldığım her işte dürüst, şeffaf ve adil olmaya özen gösterdim. Üniversitede bölüm başkanlığı gibi birçok pozisyonda yer aldım ve on binlerce öğrenci yetiştirdim. Bu öğrenciler, devletin üst düzey görevlerinde bulunuyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı altında birçok çalışmaya katıldım. Akademik hayatım boyunca yolsuzluk konusundaki kitaplar ve makaleler yazmış biri olarak, bugün bir siyasi oyunun kurbanıyım. 'İhaleye fesat karıştırma' gibi suçlamalarla karşı karşıya kalıyorum. Hayatımı ülkemin barışına ve demokrasiye adadım. Türkiye'de beni tanıyan herkes bunu kabul eder. Ancak maalesef, Esenyurt Belediyesi'ne el koymak maksadıyla yapılan bir operasyonda düzmece bir dosyayla tutuklandım. Sonrasında, dosyanın boş olduğu anlaşılınca, kısa bir süre içinde tekrar tutuklandım ve bu süreçte 10 ay tutuklu kaldım. Hayatımda başkan olmadan önce hiç mahkeme yüzü görmemiş bir kişiyim. Benim tutuklandığım dosya tamamen mesnetsizdir. Benden sonra atanan kayyım, ihaleye fesat karıştıracak dosyalara imza atmışken, hala neden yargılanmıyor?” dedi.
'Ben Aktaş'ı Cezaevine Girdikten Sonra Burada Tanıdım'
Özer, “Henüz ihaleyle ilgili resmi bir işlem başlatmamışken, 30 Ekim 2024’te gözaltına alındım. Kayyum yönetimi, 21/B usulüyle yapılan ihaleyi bir ay daha uzattı; bu uzatma Ekim ve Kasım aylarını kapsadı ve Aralık da eklenerek yılbaşına kadar devam etti. Hakkında 'hesaplar karıştırıldı' iddiası bulunan ve bu ihale üzerinden üç ay geçmesine rağmen (Ekim, Kasım, Aralık) ihale iptal edilmedi. Aksine, 1 Ocak 2025'te yer teslimi yapılarak işler başlatıldı. İhaleyi başlatan biz değiliz, yer teslimi yaparak süreci başlatan kayyum yönetimidir. Biz bu firmaya herhangi bir hak ediş düzenlemedik, bir kuruş dahi ödeme yapmadık. Ödemeleri yapan kayyum yönetimidir. Eğer 21/B usulüyle yapılan ihale sorunluysa, kayyum yönetimi neden aynı ihaleyi bir ay daha uzatmıştır? Aziz İhsan Aktaş, seçilmemden sonra bir kez tebrik için ziyaretime geldiğini söylüyor. Beni tebrik için gelmiş olabilir ama hatırlamıyorum; çünkü kazandığımda binlerce kişi tebrik için geliyordu. Aktaş, Esenyurt Belediyesi ihalesi ile ilgili 'benim ilgim yoktur' derken, iddia makamı bunu neden kabul etmiyor? Bu bir çelişki değil mi? Ben Aktaş'ı cezaevine girdikten sonra burada tanıdım” ifadelerini kullandı.
'İşini Layıkıyla Yapmayan kişilere Yol Verdim'
Özer, “Adaletin olmadığı bir ortamda barış olmaz. Bu nedenle tarafsız bir yargı sürecinin işletilmesi gerekiyor. Sayın savcı, olmayan delilleri varmış gibi göstererek iddianame hazırlayıp bizi mağdur etti. İl müdürlerini değiştirmiş olmamın sebebi, geldiğimde çöp dağlarıyla karşılaşmamdır. İşi gereği yapmayan kişilere yol verdim. Liyakat ve dürüstlüğü ön planda tutarım. Bir ihale gerçekleştirdik ama bunu başlatan biz değildik. Hiçbir ödeme yapmadım; bu ihaleyi düzenleyen kayyum yönetimidir. Para ödeyen de o yönetimdir. Eğer ihaleye fesat karıştırıldıysa, o halde kayyumun burada olması gerekir. İddia makamının iddiaları asılsızdır” şeklinde konuştu. (DHA)



