reklam
reklam
DOLAR43,4596% -0.08
EURO51,3117% -0.06
STERLIN59,4795% -0.07
FRANG55,7746% -0.07
ALTIN6.521,26% 0,27
BITCOIN78.456,331.836
reklam

AK Parti 'Terörsüz Türkiye' Sürecine Dair Raporunu TBMM'ye Sunmuş Bulunuyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
AK Parti 'Terörsüz Türkiye' Sürecine Dair Raporunu TBMM'ye Sunmuş Bulunuyor
reklam

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen ve İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ile birlikte, partilerinin 'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili hazırladığı raporu TBMM Genel Sekreterliğine teslim etti. Gül, “AK Parti'nin görüşlerini ve önerilerini Meclis Başkanlığımıza sunmuş olduk. Bu süreç Türkiye için son derece önemli. 'Terörsüz Türkiye' sürecine ışık tutan Sayın Cumhurbaşkanımıza, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve bu süreçteki yapıcı tavrı için Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'a teşekkür ederiz. 15 başlıktan oluşan 60 sayfalık raporumuzu sunduk. Yoğun bir emekle, tüm komisyon üyelerimiz ve partideki yetkili kurullarımızla değerlendirmelerimizi yaptık ve raporumuzu tamamladık” şeklinde konuştu.

'Müstakil ve Geçici Bir Kanun Önerimiz Mevcut'

Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gül, “Türkiye'de gerçekleştirilen bu konudaki çalışmalar, AK Parti'nin bakış açısı, iktidar döneminde atılan tarihi adımlar ve çözüm arayışları üzerine odaklanıyor. 'Türkiye Yüzyılı' ve 'Terörsüz Türkiye' başlıklarımız öne çıkıyor. Ayrıca, komisyon sürecinde dinlediğimiz ilgili tarafların görüşlerine yer verdik. Bir tespit ve teyit mekanizmasının oluşturulmasının gerekliliği ile bu mekanizmanın nasıl işleyeceğine dair öneriler sunuyoruz. Kamu düzeni ve süreç yönetimi de raporun önemli başlıkları arasındadır. Ekonomik etkileri, uluslararası deneyimleri ve Türkiye'ye özel bir model geliştirmeye yönelik değerlendirmelerimizi raporumuza dahil ettik. Müstakil ve geçici bir kanun önerimiz bulunuyor; bu, geçiş hukuku anlamında değil, bu meseleye özel bir tasarı olacaktır. Toplumsal uyum, demokratikleşme perspektifi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Türk-Kürt-Arap birlikteliğinin getireceği katkılarla 'Terörsüz Türkiye'nin başarısına yönelik sonuç önerilerimizi milletimize takdim ettik. Hayırlı olsun” dedi.

'Müstakil Kanun, Tercih Değil Zorunluluk'

AK Parti'nin raporunda, “Terör ve şiddetin kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması, yalnızca güvenlik tedbirlerinin sürekliliğine değil, öngörülebilir, toplumca benimsenmiş ve devletin uzun vadeli hedefleriyle uyumlu bir hukuk çerçevesinin oluşturulmasına bağlıdır. Bu nedenle, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi sürecine ilişkin yasal düzenlemenin müstakil ve geçici bir kanun olarak hazırlanması, hukuki açıdan bir tercih değil, zorunluluktur. Böyle bir tasarım, düzenlemenin tarihsel niteliğini korumanın yanı sıra diğer suç türleri ve örgütler açısından sınırlarını belirginleştirir. Kanunun sürekli uygulanacak ceza hükümlerine ayrıcalık tanımaması; aksine, belirli tarihsel koşullar ve eylemlerle kısıtlı bir hukuki çerçeve sunması gerekmektedir. Bu yaklaşım, toplumun adalet duygusunu zedelemeyecek; hukukun üstünlüğü ve eşitlik ilkesine de uygun olacaktır.” denildi.

'Kanun, Diğer Terör Örgütlerine Sırayet Etmeyecek'

Raporun içeriğinde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun, süreci hukukun üstünlüğü ilkelerine uygun bir biçimde yürütebilmesi için müstakil bir kanunun hazırlanmasının önemine değinildi. “Müstakil kanunun kapsamı belirlenirken, düzenlemenin yalnızca varlığı sona erdirilmiş terör örgütleri için uygulanacağı açıkça belirtilmelidir. Bu tespit ve doğrulama, devletin en yüksek güvenlik organları tarafından oluşturulacak kurumsal bir mekanizma aracılığıyla gerçekleştirilmelidir. İdari makamların alacağı bir karar ile örgütün varlığının sona erdiğinin doğrulanması bu kanunun kapsamını belirleyecek ve diğer terör örgütlerine sirayet etmesine engel olacaktır” ifadelerine yer verildi.

'Sürecin Yol Haritası Açık Çerçeveye Dayanmalıdır'

Raporun sonuç bölümünde şunlar kaydedildi:

“Önümüzdeki sürecin sağlıklı, denetlenebilir ve toplumsal güven oluşturacak şekilde ilerleyebilmesi için yol haritası açık ve aşamalı bir çerçeveye dayanmalıdır. Bu çerçeve, güvenlik ve hukuk alanında atılacak adımların sırasını ve kapsamını belirlemenin yanı sıra, siyasal, ekonomik ve toplumsal alandaki hedeflerin birbiriyle uyum içinde yürütülmesini de sağlayacaktır. Böylece süreç, önceden belirlenmiş ve kurumlar arası mutabakatla şekillenmiş bir plan dâhilinde ilerleyecektir. Örgütün, ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren tüm unsurlarının silah bırakması ve kendini tasfiyesi ölçülebilir ve doğrulanabilir şekilde kayıt altına alınmalıdır.

Bu doğrulama, sahadan gelen verilerin, kurumsal raporlamaların ve ulusal güvenlik değerlendirmelerinin bir araya getirildiği bütüncül bir mekanizma ile gerçekleşmelidir. Aşama tamamlandıktan sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin müstakil ve geçici kanunu yürürlüğe koyması gerekecektir. Düzenleme, kapsam ve süre açısından sınırlı olmalı ve hukuki güvenlik ilkesine uygun bir şekilde tasarlanmalıdır. Kanun hazırlık sürecinde, tüm ilgili kurumların görüşleri alınmalı ve sahaya ilişkin veriler, hukuki risk analizleri ve uygulama öngörüleri dikkatlice değerlendirilmelidir. Bu sayede kanun, teorik olarak tutarlı ve pratikte uygulanabilir bir metin halini alacaktır.”

reklam

YORUM YAP