

Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirilen duruşmaya tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş ve Havva Dindar katıldı. Duruşmaya, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da dahil olmak üzere CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de izleyici olarak yer aldı.
Önceki duruşmada tahliye edilen, ancak ardından Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tekrar tutuklanması için yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci de duruşmaya katıldı.
Mahkeme, Uğur İnci’nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar verirken, yakalama kararıyla ilgili gerekli işlemlerin yapılması için kolluk kuvvetlerine talimat verdi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Şükran Yıldız, 24 Ocak 2025'te destek hizmet müdürü olarak görevlendirildiğini belirtti ve kendi döneminde yapılan dosyaları savcılığa sunduğunu ifade etti. Yıldız, yemekhaneye ürün alımının açık ihale usulüyle yapıldığını vurgulayarak, “İhalesiz mal alımına dair bir talimat almadım.” dedi.
Tanık Ali Ayçiçek, 10 Şubat 2025'te işe başladığını ve Beykoz Belediyesi'nde başkan yardımcılığı yaptığını belirterek, Alaattin Köseler ile daha önce tanışmadığını ve kendisinden hiçbir telkin almadığını aktardı.
Bir diğer tanık Serkan Akgün ise Beykoz Belediyesi'nde destek hizmetlerinde çalıştığını, amirlerinden hukuka aykırı bir talimat almadığını ve daha önce alınan malların ihale edildiğine dair bir bilgiye ulaşamadığını bildirdi.
Mahkeme başkanı, bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini duyurdu. Bilirkişi raporu hakkında açıklama yapan mahkeme başkanı, zararın somut hesaplanması için yeni bir rapor istediklerini, mevcut rapora itibar etmeyeceklerini belirtti.
Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin sürdürülmesini talep etti. Söz alan sanık Uğur İnci, tahliye kararından iki gün sonra yakalama kararı verildiğini, eşinin sağlık durumunu öğrendiğini, çocuklarının olduğunu ve duruşmaya kendi iradesiyle katıldığını söyleyerek kaçma niyetinin olmadığını ifade etti.
Tutuklu sanık Havva Dindar, önceki duruşmada tahliye olduktan sonra kendisine yakalama kararı çıkarıldığını belirterek, bir yıldır cezaevinde bulunduğunu, kendisinin ve ailesinin mağdur duruma düştüğünü savundu.
“DOSYASI TAMAMLANMAMIŞ HİÇBİR ÖDEME YAPMADIM”
Tutuklu sanık Alaattin Köseler, 27 Şubat 2025'te gözaltına alındığını ve 3 Mart'ta tutuklandığını belirterek, 188 gün sonra mahkemeye çıkartıldığını ifade etti. “Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu açıklamak benim için manevi olarak ağır bir yük.” dedi.
Diğer tutuklu sanık Veli Gümüş, kendisine isnat edilen suçlamaları reddederek, “Hepsi iftiradan ibaret.” diyerek savunma yaptı. Gümüş, kanunsuz bir işe karışmadığını savundu.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi ve eksikliklerin giderilmesi için 28 Nisan'a ertelendi.
FEZLEKE VE İDDİANAME DETAYLARI
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 402 sayfalık fezlekede, bazı mal ve hizmet alımı ile ihale süreçlerinde hukuka aykırılıklar olduğu belirtilmiştir. Fezlekede, bazı firmaların adres, akrabalık ve ortaklık ilişkileri ile birbiriyle bağlantılı tekliflerde bulunduğu ifade edilmiştir.
Fezlekede, bazı mal ve hizmet kabullerinin açık hesap şeklinde, ihalelerden önceki tarihlerde gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, belediye stoklarına göre eksik mal teslimi gerekçesiyle ödemelerin yapıldığı belirtilmiştir.
Görevden uzaklaştırılan tutuklu belediye başkanı Alaattin Köseler'in, belirlenen 26 şüpheli arasında yolsuzluk örgütü kurmakla suçlandığı, Köseler'in toplamda 17 yıl 6 aydan 67 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmiştir.
Doğrudan mahkemeye sevk edilen fezleke ile Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 26 sanık hakkında iddianame düzenlenmiştir. İddianamede, sanıklar aleyhine çeşitli suçlardan hapis cezası talep edilmiştir.
TUTUKLU SANIKLARIN HEPSİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Mahkeme heyeti, ilk celsenin 3. gününde yaptığı ara kararda, Alaattin Köseler'in de yer aldığı 13 tutuklu sanığın tahliyesine karar vermişti. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu karara itirazda bulunmuştu. Ancak mahkeme, tahliye kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, itirazın reddine hükmetti.
Daha sonra Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar hakkında yakalama kararı çıkararak, Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar'ın tutuklanmalarına neden olmuştur.



