

Kasım 2022'de Almanya'nın Güney Hessen bölgesi, Groß-Gerau'da yaşayan Humaira Waseem, ailesi için uygun bir daire arayışına başladı. İnternetteki bir emlakçı ilanına başvuruda bulundu ancak kısa bir süre içinde olumsuz cevap aldı; görüşme için yer kalmadığı bildirildi. Waseem, gelir ve meslek bilgilerini koruyarak ismini “Schneider”, “Schmidt” ve “Spieß” olarak değiştirip tekrar başvurdu. Bu kez kendisine görüşme randevuları teklif edildi.
Dava Yargıtay'a Taşındı
Waseem, emlakçıdan tazminat talep etti. Darmstadt Bölge Mahkemesi, geçen yıl kadının aleyhine 3 bin euro tazminat ve avukat masraflarının ödenmesine karar verdi. Emlakçının bu karara itiraz etmesi üzerine dosya Federal Yargıtay'a taşındı.
Aralık ayındaki duruşmada ana tartışma, bir emlakçının Genel Eşit Muamele Yasası'nı ihlal etmesi durumunda sorumlu tutulup tutulamayacağıydı. Davalı emlakçının avukatı, müvekkilinin ev sahibi tarafından görevlendirildiğini belirterek, sorumluluğun ev sahibinde olması gerektiğini savundu. Waseem'in avukatı ise, emlakçıların ayrımcı uygulamalarının sonuçsuz kalmasının büyük bir boşluk yaratacağını, kiracı adaylarının çoğu zaman anonim ev sahipleri yerine emlakçılarla ya da ev yönetimiyle temas kurduğunu belirtti.
“Açık Bir Ayrımcılık Vakasına Dönüşüyor”
Federal Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Waseem'in avukatının görüşünü benimsedi. Daire Başkanı Hakim Thomas Koch, “açık bir ayrımcılık vakası” ile karşı karşıya olduklarını ifade etti. Koch, emlakçıların da yasal ayrımcılık yasağına riayet etmek zorunda olduğunu vurguladı: “Emlakçı, kiracı adaylarının bir daireye ulaşmak için geçmek zorunda olduğu 'iğne deliğidir'. Bu yasağın ihlal edilmesi durumda ortaya çıkan zararın tazmin edilmesi gerekmektedir.”
Hakim Koch, sorumluluğun ev sahibinin yardımcı kişisi konumundaki emlakçıya da yüklenmesinin, Genel Eşit Muamele Yasası'nın etnik köken gibi nedenlerle ayrımcılığı etkili bir şekilde önleme hedefine uygun olduğunu açıkladı. Waseem'in kanıt durumunu yalnızca gerçek adıyla değil, sahte isimler ve yardımcı kişilerin aracılığıyla düzenlemesinin hukuki açıdan bir sakınca taşımadığını belirtti.
Alman Kiracılar Birliği de verilen kararı olumlu karşıladı. Birlik Başkanı Melanie Weber-Moritz, “Köken veya isim, konut tahsisinde rol oynamamalıdır. Konut edinmek temel bir haktır ve önyargılara dayanarak engellenmemelidir.” şeklinde açıklamada bulundu. Karar Dosyası: Az. I ZR 129/25



