Çanakkale Cephesi'nde Mehmetçik'in menüsü 110 yıl sonra yeniden yorumlandı. Menü, Çanakkale Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü akademisyen ve öğrencileri tarafından “Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi” kapsamında yeniden hazırlandı. Arşivlerde taranan binlerce belgeye dayanan menüde adaçaylı isli tereyağlı peksimet, un çorbası, portakallı granita, nohut püresi ve kavrulmuş et ile papara yer aldı. Hazırlanan yemekler, katılımcılara ikram edildi.
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, “Aslında cephede sadece tahin ekmeği ve üzüm hoşafı yedirilmediğini, protein bazlı menü sunulduğunu gördük” dedi. Ayrıca, Öğr. Gör. Emre Mümin, “O gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik. Askerimiz savaş döneminde ne yediyse, hepsini içerecek şekilde menü hazırlamaya gayret gösterdik. Askerimizin çantasında her zaman peksimet bulunurmuş. Vücudun direncinin artması için Anadolu'nun köylerinden kasa kasa portakal gönderiliyordu. Nohut ve et çok önemli. Taze et bittiğinde konserve etle devam ediliyor. Un çorbası ve papara da menümüzde yer aldı. Sabah kahvaltısında çay çok önemliydi. Hatta porselen bardaklarda çay içtiklerini gördük arşivlerde. Kuru üzüm de önemli ürünlerden biri. Bu millet, askerlerini aç savaştırmadı. Hiçbir zaman 'Malzeme yoktu, yemek yiyemediler' kaygısının yaşanmadığını biliyoruz” şeklinde konuştu.
Çanakkale Cephesi'nde Mehmetçik'in menüsü 110 yıl sonra yeniden yorumlandı. Menü, Çanakkale Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü akademisyen ve öğrencileri tarafından “Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi” kapsamında yeniden hazırlandı. Arşivlerde taranan binlerce belgeye dayanan menüde adaçaylı isli tereyağlı peksimet, un çorbası, portakallı granita, nohut püresi ve kavrulmuş et ile papara yer […]









