reklam
reklam
DOLAR44,2270% 0.06
EURO51,1913% 0.29
STERLIN59,1896% 0.27
FRANG56,2494% -0.14
ALTIN7.035,98% -1,08
BITCOIN73.787,76-0.355
reklam

Çanakkale Destanı 111 Yıl Sonra Aynı Ruhla Anıldı!

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çanakkale Destanı 111 Yıl Sonra Aynı Ruhla Anıldı!
reklam

Çanakkale Şehitler Abidesi’nde 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenleri, Türk devlet protokolünü bir araya getirdi. Törende Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş yer aldı. Ayrıca yabancı misyon temsilcileri ve il protokolünün geniş katılımı dikkat çekti. Şehitliklere karanfil bırakılan törende, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı gemi geçişi ve Solo Türk gösterisi düzenlendi.

Tarihin Akışını Değiştiren Bir Millet

Bakan Ersoy, törende yaptığı konuşmada Çanakkale’nin yalnızca bir zafer değil, tarihin yönünü değiştiren bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Ersoy, “Ordinaryüs Profesör Fritz Neumark bu gerçeği 'Tarihten Türkleri çıkarırsanız ortada tarih diye bir şey kalmaz' diyerek dile getirmiştir. Unutanların hafızasına, 20’nci yüzyılda bir kez daha bu gerçeği mıh gibi çaktığımız yerdir Çanakkale. Vatan söz konusu olduğunda yokluğu ve yoksunluğu umursamayan, tereddüt etmeyen, vazgeçmeyenlerin canlarıyla, kanlarıyla, tertemiz imanlarıyla çizdiği geçilemez sınırdır bu topraklar.” sözlerini kaydetti.

Deniz Zaferinin Ardındaki Gerçek

Bakan Ersoy, 18 Mart'ın Çanakkale Deniz Zaferi olarak anılmasındaki muazzam başarının altını çizerek, deniz zaferlerinin iki donanma arasındaki çarpışmalarda kazanan tarafa atfedilen başarı olduğunu belirtti. Şöyle devam etti: “Hâlbuki Boğazı ve çevresini savunan Türk ordusu; 2. Ağır Topçu Tugayı, Erenköy Ağır Topçu Bölge Komutanlığı ile 9. ve 11. Piyade tümenlerinden oluşuyordu. Herhangi bir donanma gücü söz konusu değildi. Buna karşın işgal kuvvetleri ise tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük donanma gücüyle Çanakkale’ye hücum ediyordu. Mehmet Akif’in 'Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya / Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.' mısralarının ardında, taraflar arasındaki bu muazzam fark yatmaktadır.”

İman, Çanakkale’de Zırhtan Daha Güçlüydü

Çanakkale’deki direnişin ruhunu anlatan Ersoy, “Bizde Cevat Paşa vardı. Hafız Nazmi ve Tophaneli Hakkı beyler, Üsteğmen Hasan ve Teğmen Mevsuf, Seyit ve Müstecip onbaşılar vardı bizde… Bu adlarda saklı, iman dolu sinesi savaş gemilerinin zırhından daha kalın, daha dayanıklı niceleri vardı Çanakkale’de. Karşılarındaki donanmanın inanılmaz büyüklüğüne, kıyamet gibi yağan ateş gücüne aldırmadılar. Üzerine bastıkları, arkalarında uzayıp giden vatan toprağına baktılar ve geri dönmeyi akıllarından çıkarıp yüzlerini denize çevirdiler. Kulağa hayali, efsanevi gibi geliyor ama yaşandı bunlar… Şahidi, Çanakkale sularına gömülen Bouvet, Irresistible ve Ocean gemileridir.” dedi.

Kibir Çanakkale’de Boğuldu

İşgal güçlerinin yaklaşımına ilişkin olarak Ersoy, “Hatırlatmak isterim ki müttefikler Boğazı kolayca geçeceklerini düşünüyordu.” ifadelerini kullandı. Churchill'e göre İngiliz donanması Boğaz'da görününce Türklerin topları bırakıp kaçacağının düşünüldüğünü aktardı. “Hatta o kadar emindiler ki İngiliz Cook Seyahat Şirketi İstanbul'a tur bile organize etmişti.” dedi. Ersoy, kibirlerinin de Çanakkale’nin şehit ve gazi kanlarıyla bereketlenmiş sularında boğulup gittiğini dile getirdi.

Kara Savaşlarında Yazılan Destan

Bakan Ersoy, ecdadının kimsenin gücü yetmez denilen filoya fazlasıyla yettiğini belirterek, karada işgale yeltenenlere hadlerini bildirdiklerini ifade etti. “O zaman da Bigalı Mehmet Çavuş, Yüzbaşı Yusuf Kenan ve Kemal Beyler, Yarbay Hüseyin Avni Bey gibi cümle şehit ve gazilerimizin yiğitliğini simgeleyen yeni kahramanlar meydanda yerini almıştır.” diyen Ersoy, Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal'in Türkün istiklal ve istikbal mücadelesinin başkomutanı olarak tarihe geçtiğini ekledi.

Haklı Olan Kazanır

111 yıl önce yazılan bu destanın, zamansız bir zafer olduğunu vurgulayan Ersoy, günümüzde uluslararası hukukun hiçe sayıldığına dikkat çekti. “Bizler, 111 yıl önce ecdadımızın ispat ve ilan ettiği gibi güçlünün değil haklının galip geleceğini, kibrin değil sabır ve tevazuya sırtını vermiş cesaretin zafere ulaşacağını dünyaya buradan bir kez daha ilan ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Çanakkale sularına yazılan destanın, şanlı deniz zaferinin 111’inci yıl dönümünü kutlayan Ersoy, başta Çanakkale şehitlerimiz ve ahirete irtihal etmiş gazilerimiz olmak üzere Türk milletinin varlığı ve mukaddesatı için canını vermiş, kanını dökmüş, ömrünü vakfetmiş cümle geçmişlerimizi; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak konuşmasını tamamladı.

reklam

YORUM YAP