

Bundan birkaç yıl önce, teknoloji şirketi Meta'nın CEO'su Mark Zuckerberg, Instagram hesabından ailesiyle bir fotoğraf paylaştı ve kızlarının yüzlerini emoji ile kapattı. Instagram'da yaptığı bu paylaşım, çocuklarının yüzlerinin görünmesini istemesinden dolayı önemli bir tartışmanın fitilini ateşlemiş oldu ve bu durum, Zuckerberg'in sahibi olduğu sosyal medya platformuna güvenmediği yönünde yorumlar doğurdu.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
Mark Zuckerberg (@zuck)'in paylaştığı bir gönderi
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Siber Güvenlik Uzmanı Alev Akkoyunlu, “Bir içeriği silseniz bile o platformun sahibi silmiyor, başka bir alanda yedekliyor olabilir. Bazen internet ortamında paylaşılmış bir resim, istenmeyen kötü niyetli kişilerin eline geçip çocuklarımızı suiistimal etmek için kullanılabiliyor. Daha da ötesi, şantaj ve tehdit gibi fayda sağlamak isteyen birçok olaya şahit olabiliyoruz” diyerek pedofili tehlikesine dikkat çekti.
Haberin detaylarına aşağıdan ulaşabilirsiniz:
Şimdi ise sosyal medyada çocuklarının fotoğraflarını ve videolarını paylaşan ebeveynler için yeni bir risk daha ortaya çıkıyor. Ebeveynlerin paylaşımları, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından hukuki sorumluluk doğurabilir.
Ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili sosyal medya paylaşımlarının hukuki sınırları ve çocuğun üstün yararı ilkesi hakkında tüm merak edilenleri Avukat Zühal Akbel'e sordum.
1- Hukukta temel esas olan ‘çocuğun üstün yararı’ ilkesi, bir ebeveynin sosyal medya paylaşımı söz konusu olduğunda nasıl somutlaştırılır?
Çocuğun üstün yararı ilkesi, çocuğun bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal gelişiminin en iyi şekilde sağlanmasını ifade eder. Bu durum, ebeveynlere çocuklarını koruma yükümlülüğü getirir. Bir paylaşımın hukuki değerlendirmesi, bu kıstaslar çerçevesinde yapılır.

2- Çocukların reşit olduktan sonra ebeveynlerine dava açabileceği belirtiliyor. Bir çocuk 18 yaşına geldiğinde, ebeveynine karşı geçmişe dönük olarak ne tür davalar açabilir ve bu davalarda zamanaşımı süreci nasıl işler?
Ceza yargılamasına dair şikâyet zaman aşım süreleri, Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davası;
– Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
– Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl,
– Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
– Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
– Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşer.
Çocuklara karşı üst soy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kişiler tarafından işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun 18 yaşını doldurduğu günden itibaren başlar. Yani, çocuk 18 yaşına girdiğinde, şikayet hakkı zamanaşımına uğramayacak ve 18 yaşını doldurduğunda hakkını kullanabilir.
Artık reşit olan çocuk, kendisine karşı yapılmış haksız fiil nedeniyle kişilik haklarına verilen zarara istinaden maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir.
Aynı zamanda hukuka aykırı eylem teşkil eden, kişilik haklarını zedeleyen paylaşımlara ilişkin içeriklerin kaldırılması ve bu paylaşımlara erişimin engellenmesi talep edilebilir.

3- Bir paylaşımın ‘suç’ teşkil etmesi için mutlaka küçük düşürücü mü olması gerekir, yoksa çocuğun mahremiyetine dair sıradan bir görüntü de ceza kapsamına girebilir mi?
Burada önemli olan kişinin rızasının olup olmadığıdır. Yani, kişinin rızası olmadan ses/görüntü kaydı alınması, özel bilgilerinin paylaşılması ya da yaşam alanının izinsiz gözetlenmesi gibi durumlarda suç unsurları gerçekleşmiş olur.
Paylaşımın içeriği, çocuğun mahremiyetine aykırılığı ve hukuka aykırı bir eylem olup olmadığı da önemli bir konudur. Zira velayet hakkı, sınırsız bir hak değildir; ebeveyn, velayet hakkı çerçevesinde çocuğunun üstün yararını gözetmekle yükümlüdür.
4- Paylaşımların velayetin kaldırılmasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Hukuki uygulamada, hangi tür paylaşımlar ebeveynin ‘velayet görevini kötüye kullandığına’ delil kabul edilir?
Türk Medeni Kanunu'na göre velayet, ebeveynlerdedir. Velayet hakkı çerçevesinde çocukların zihinsel gelişimi, eğitimleri ve fiziksel gelişimleriyle ilgili sorumluluklar ebeveynlere aittir. Bu durumda çocuğun üstün yararı korunmalıdır.
Her paylaşımın hukuka aykırı olduğunu söylemek doğru değildir. Ancak paylaşımın içeriği, kapsamı ve çocuğun üstün yararına temelden aykırı olup olmadığı değerlendirildiğinde sonuçlara ulaşılabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 340. maddesinde, ebeveynlerin çocuğun gelişimini sağlama ve koruma yükümlülüğünün bulunduğu belirtilmektedir. Ebeveynlerin velayet hakkını kötüye kullanması durumunda da bu hak, kanunlar gereğince kaldırılabilir.

5- Çocuğun görüntüleri üzerinden reklam geliri elde eden veya çocuğu bir ‘influencer’ gibi konumlandıran ebeveynler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve çocuk işçiliği yasaları açısından ne tür ek sorumluluklarla karşı karşıyadır?
Uluslararası düzeyde geçerliliği olan ve ülkemizin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşmesi'nde çocukların okula gitme ve oyun oynama hakkı olduğu, ayrıca her çocuğun dinlenme, eğlenme ve kültürel faaliyetler için zamana sahip olması gerektiği belirtilmiştir.
Çocuğun ekonomik sömürü ve tehlikeli işlerde çalıştırılmasının önlenmesi gerektiğine dair düzenlemeler de mevcuttur. Anayasa'nın 50. maddesinde, kimsenin yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamayacağı açıkça yer almaktadır. Bu bağlamda, çocuğun menfaatini koruma yükümlülüğü ebeveynlerin sorumluluğundadır. Bu sorumluluğa aykırı eylemler hukuki ve cezai yaptırımları beraberinde getirebilir.



