Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Yalova 7. Asliye Ceza Mahkemesi, baktığı bir davada 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesinin 13. fıkrasının bir bölümünün iptali için Yüksek Mahkemeye başvurdu.
Başvuruda, ilgili fıkranın “Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması halinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.” hükmünü içerdiği, “ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması” ifadesinin belirsiz olduğu ve seri muhakeme hakkından yararlanamamaya yol açabileceği, bunun da Anayasa'ya aykırı olduğu öne sürüldü.
Başvuruyu değerlendiren AYM, CMK'nin 250. maddesinin 13. fıkrasında yer alan “ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması” ifadesinin iptaline karar verdi ve iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe gireceğini bildirdi.
KARARIN GEREKÇESİNDEN
AYM'nin kararında, kanun koyucunun anayasal ilkelere uygun olmak kaydıyla ceza uyuşmazlıklarında alternatif çözüm yolları uygulayabileceği, bunun hangi şartlar ve hangi suçlar için geçerli olduğu yönünde bir takdir yetkisi bulunduğu vurgulandı.
Seri muhakeme usulünün uygulanmasında şüphelinin iradesinin ön planda olduğu ve ceza miktarı itibarıyla fail lehine düzenlemeler içerdiği ifade edilen kararda, “Şüpheliye herhangi bir nedenle ulaşılamaması durumunda seri muhakeme usulünün geçerli olmaması, suç isnadı altında bulunan kişiyi cezada yarı oranında indirim imkanından mahrum bırakacaktır.” tespiti yer aldı.
CMK'de, cumhuriyet başsavcılığının seri muhakeme usulü teklifi için şüpheliyi davet etme yöntemi düzenlenmediği belirtilen kararda, “şüpheliye her türlü iletişim aracı ile ulaşabilmenin mümkün olduğu, ancak bu konuda herhangi bir zorunluluk olmadığı” ifade edildi. Zanlıya ikamet adresinde tebligat yapılamaması durumunda telefon, e-mail gibi alternatif iletişim yollarının kullanılabileceği, aksi halde seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı ifade edildi. “Şüpheliye ulaşılamaması” konusunun denetime kapalı olduğu da vurgulandı.
Herhangi bir nedenle şüpheliye ulaşılamamasının, zanlının cezasındaki yarı oranında yapılabilecek indirimden yararlanamamasına yol açacağına dikkat çekilen kararda şu ifadelere yer verildi:
“Dolayısıyla, şüpheliye seri muhakeme usulünün uygulanması için yapılacak davete ilişkin öngörülen yöntemlerin, şüphelinin yargılama sürecinden haberdar edilmesine ve yargılama faaliyetine aktif katılımına dair yeterli güvenceleri içermediği değerlendirilmektedir. Kuralın, şüpheliye kullanılmayacak bir yük getirdiği ve bu dezavantajlı duruma karşı dengeleyici mekanizmaların mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Yalova 7. Asliye Ceza Mahkemesi, baktığı bir davada 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle değiştirilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesinin 13. fıkrasının bir bölümünün iptali için Yüksek Mahkemeye başvurdu. Başvuruda, ilgili fıkranın “Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma […]









