reklam
reklam
DOLAR43,6495% 0.04
EURO51,9839% 0.1
STERLIN59,7639% 0.33
FRANG56,8840% 0.11
ALTIN7.123,32% 0,95
BITCOIN67.077,49-2.287
reklam

Ayşe Barım'ın Ceza Kararı Açıklandı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ayşe Barım'ın Ceza Kararı Açıklandı
reklam

Gezi Parkı olayları kapsamında, sanatçıları eylemlere katılmaları için teşvik ettiği ve olayların organizatörlerinden biri olduğu iddialarıyla 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yerine getirmesini engellemeye teşebbüs etme' suçlamasıyla 30 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım, “Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi meselelerle hiç ilgilenmedim. Kalp pili ve elektroşok cihazı kullanıyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri benim lehime olmasına rağmen çok ağır bir şekilde cezalandırılmam talep ediliyor. Bu süreçte sağlığım ciddi şekilde etkilenmiş durumda, sizden beraatımı talep ediyorum” şeklinde konuştu.

AYŞE BARIM'IN CEZASI AÇIKLANDI

Gezi Parkı olaylarıyla ilgili yargılanan Ayşe Barım, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasından 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Taksim'deki Gezi Parkı olaylarının organizatörlerinden biri olduğu öne sürülen Ayşe Barım, 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu olarak yargılanıyordu. Mahkeme, Barım'ın savunmasını dinledikten sonra, adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Barım, 1 Ekim'de cezaevinden tahliye edildi. Ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 3 Ekim'de bu karara itiraz etmesi üzerine, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı reddetti. Bunun üzerine dosya, bir üst mahkeme olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletildi. Dosyayı inceleyen mahkeme, Barım'ın tahliye kararına yapılan itirazı kabul ederek yeniden tutuklanmasına hükmetti. Kararın ardından hastaneye kaldırılan Ayşe Barım hakkında, mahkemeye sunulmak üzere 22 Ekim'de Adli Tıp Kurumu tarafından bir rapor hazırlandı.

Raporda, hastane koşullarında tedavisinin sürdürülmesi gerektiği, cezaevi şartlarında kalmasının uygun olmadığı belirtildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Başsavcılığın itirazını reddetti. Bu sırada, savcılık Barım hakkında esasla ilgili mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, Barım'ın 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi.

Menajer Ayşe Barım, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım' suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Ayşe Barım ve avukatları katıldı.

'BEN SADECE İŞİYLE İLGİLENEN BİR KADINIM'

Ayşe Barım, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasında, “2025 yılının ocak ayından beri, daha önce hiç yaşamadığım bir süreçteyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi konularla hiçbir ilgim olmadı. Şu an kalp pili ve elektroşok cihazı ile yaşıyorum. Açık kalp ameliyatım var. Lehime olan tüm tanık ifadelerine rağmen ağır ceza almak isteniyor. Ben suçsuzum, avukatlarım gerekli hukuki savunmayı yapacaktır. Ben sadece işimle ilgilenen bir kadınım. Bu süreç sağlığımı çok etkiledi, sizden beraatimi istiyorum” ifadelerini kullandı. Barım'ın avukatları, 'kanunsuz suç olmaz' ilkesini gerekçe göstererek mütalaanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı, talebe ilişkin savcıya yöneldi. Duruşma savcısı ise istenen cezada değişiklik yapılmayacağını belirtti.

MÜTALAADAN

Savcılık, esasa ilişkin mütalaasında Ayşe Barım'ın 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs' suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteminde bulundu. Mütalaada, Barım'ın Gezi Davası'nın firari sanıklarından Mehmet Ali Alabora ile Gezi eylemleri sürecinde bir bildirinin yayınlanıp yayınlanmaması konusunda fikir alışverişinde bulunduğuna dair iki tape görüşmesinin olduğu, tape içeriğinde Barım'ın bildirinin yayınlanmaması yönünde bir irade ortaya koyduğuna dair iddialar yer aldı. Barım'ın bu süreçte rol alan ve danışılan bir kişi olarak tespit edildiği, süreci teşvik ederek yayılmasına zemin hazırladığı, kendisine bağlı sanatçılar aracılığıyla eylem çağrıları yaparak şiddet olaylarının artmasına sebep olduğu öne sürüldü.

reklam

YORUM YAP