

“İfade ve düşünce özgürlüğü, meşru sınırları içinde ve yürürlükteki yasalar çerçevesinde, herkesin ve her siyasi partinin toplanma, gösteri ve açık hava toplantısı yapma hakkı bulunmaktadır. CHP'nin şimdiye kadar 75 miting gerçekleştirdiği ve diğer partilerin de çeşitli platformlarda etkinlik düzenlediği bir ortamda, DEM Parti'nin miting yapmasının büyütülecek bir mesele olmadığını düşünüyorum. 4 Ocak’ta düzenlenecek bu mitingin herhangi bir mahsuru yok. Elbette katılıp beklentilerini, taleplerini ve düşüncelerini dile getirebilirler. Bunda ne yanlışlık var?”
27 ŞUBAT ÇAĞRISINI GÖLGELEMESİN
DEM Parti’nin Türkiye partisi olma yönündeki kararlı adımlarını görmekteyim ve bunları değerli buluyorum. Fakat unutmamalıyız ki; PKK’nın kurucu önderinin 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında özgürlük ve cezaevinden çıkma talebinin yer almadığı açıktır. Bu çağrı bizim için bağlayıcıdır. DEM Parti'nin, bölücü terör örgütünün bileşenleriyle birlikte 27 Şubat çağrısının aksine tutum almasının 'Terörsüz Türkiye' hedefini yavaşlatabileceğini değerlendiriyorum. 4 Ocak 2026'da toplanıp taleplerini açıklasınlar, bundan dolayı bir şey demem. Ancak 27 Şubat çağrısını kimsenin göz ardı etmemesi ve gölgelememesi gerektiğini vurgulamak isterim. Diyarbakırlı kardeşlerimi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Olağan bir gelişmeye olağanüstü bir anlam yüklemenin hiçbir faydası olmayacağını belirtmek istiyorum.”



