

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu: “Türkiye Cumhuriyeti devleti; Başkent Ankara’dan yönetilen ‘üniter devlet’ yapısına, Türk milleti gerçeği üzerine inşa edilen ‘milli devlet’ yapısına ve inançlarımız ile yönetim ilişkilerinin belirlendiği ‘laik devlet’ yapısına dayanmaktadır. Bir devlet çatısı altında bir arada yaşama kurallarımız 29 Ekim 1923 tarihinde belirlenmiştir. Başkentimizin Ankara, dilimizin Türkçe, bayrağımızın ay yıldızlı al bayrak ve milli marşımızın İstiklal Marşı olarak kabul edilmesi Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Bu noktadan geri dönüş yoktur. Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt o’dur, Kürt neyse Türk’te odur. Devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’dir; milletimiz ise Türk milletidir.
KOMİSYON TABULARI YIKTI
‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyle ilgili samimi girişimlerin en önemli kısmı komisyon raporu ile ortaya çıkmıştır. Komisyon, üstlendiği tarihi rolü sayesinde tabuları yıkarak ezberleri bozmuştur. Yapılan çalışmaları hafife almamak gerekmektedir. Şimdi sırayı siyasi ve hukuki düzenlemeler almıştır. Komisyon, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini, anayasal ilkelerini, demokratik işleyişini ve üniter devlet yapısını esas alan bir anlayışla faaliyet göstermiştir. Bu çerçevede Türkiye Modeli ortaya çıkmıştır. Bundan sonraki yol haritası belirlenmiştir.
CEZASIZLIK ANLAŞILMAMALI
Silahların susmasıyla siyasi diyalog mümkün olacaktır. Bölücü terör örgütünün etkinliğini yitirmesi ve silah bırakma sürecinin güvenlik ve istihbarat kurumlarımızca takibi, doğrulanması ve netleşmesi durumunda hukuki düzenlemelerin hızlı ve şeffaf bir şekilde hayata geçirilmesi mümkün olacaktır. Yasal düzenlemelerin yapılmasında sağlanan anlayış birliği oldukça önemlidir. Af ve cezasızlık algısına fırsat vermeden, ihtiyaç duyulan yasal çerçevenin belirlenmesi de gerekmektedir.
Türk’ün itibarı Kürt’ün itibarıdır. Kürt’ün iffeti de Türk’ün iffetidir.”
‘STATÜ’ SORUSU
MHP Lideri, “Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleştirilmesinde 27 Şubat açıklamasıyla PKK’nın kurucu önderinin önemli bir etkisi vardır. Bu çağrı KCK’yı da kapsamaktadır” diyerek sözlerine devam etti: “27 Şubat çağrısı barışçı çabaları destekleyen demokratik bir eşik olmuştur; dolayısıyla planlanan atılımlar ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacak? Çözümü nasıl sağlanacak? Terörsüz Türkiye’ye katkı sağlayacak İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır? Bu detaylar tartışılmalı ve makul, akla ve vicdana uygun sonuçlara kısa sürede ulaşılmalıdır.”
DEM PARTİ: YASAL ÇERÇEVE OLUŞTURULSUN
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, MHP Lideri Bahçeli’nin terör örgütü PKK’nın elebaşı Öcalan’ın statüsü ile ilgili sorusunun süreç açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Sürecin daha sağlıklı ilerleyebilmesi için baş aktör ve müzakereci olan Öcalan’ın bulunduğu koşulların düzenlenmesi, özgür yaşayabileceği ve çalışabileceği bir ortamın oluşturulması gerekmektedir. İmralı’ya ve Öcalan’a özel bir statü tanımlanmasının yasal bir çerçeveye kavuşturulması önemlidir” dedi.

DEM Parti grubuna Ahmet Türk de katıldı.



