

İMRALI’NIN ÇAĞRISI GEÇERLİ
SDG/YPG'nin durumu da benzer bir muameleye tabidir. Bizim için geçerli olan tek şey İmralı’nın 27 Şubat tarihli çağrısıdır ve bu çağrı bölücü terör örgütünün tüm yapıları için geçerlidir. SDG/YPG bunun dışında tutulamaz. Mazlum Abdi adlı terörist, Siyonizm ile birlikte hareket eden bir figürdür; İsrail’in etkisi altındadır ve PKK’nın kurucu liderine karşı saygısızlık ve sadakatsizlik içindedir. Hiç kimse, özellikle de DEM Parti, Halep'te Kürt vatandaşlarımıza yönelik saldırılar olduğuna dair açıklamalarda bulunamaz. Kürt kardeşlerimizin acısı bizlerin acısıdır; Halep'te sivilleri canlı kalkan olarak kullanan SDG/YPG’dir.
KİMSEYE KAZANDIRMAZ
DEM Parti yetkililerinin “Türkiye’yi uyarıyoruz” diyerek başlattığı söylemler, SDG/YPG’yi aklama ve destekleme çabaları olarak değerlendirilmekte ve bu durum hayli üzücü ve sorunlu bir dil olarak karşımızda durmaktadır. Terörsüz bir Türkiye için yapılan her türlü fedakarlık sürerken, Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek ve aşırı söylemlerde bulunmak kimseye fayda sağlamayacaktır. Türk’ün kanı Kürt’e, Kürt’ün kanı da Türk’e haramdır. Nitekim biz kardeşiz ve kaderimiz bir. SDG/YPG’nin Ankara’ya davet edilerek müzakere edilmesi çağrısı, ya aceleye gelmiş bir açıklama ya da meseleyi kavrayamayan bir düşünüş biçimidir. İsrail’in güdümündeki bir terör örgütüyle nasıl bir pazarlık yapılabilir? Türkiye Cumhuriyeti, böyle bir duruma nasıl razı olabilir? Muhatap bellidir, PKK’nın kurucu liderinden başkası asla olmamalıdır.
DEM PARTİ’YE: PARMAK SALLAYAMAZ
Bahçeli, DEM Parti’ye yönelik olarak, “DEM Parti’nin Türkiye partisi olma çabalarını görüyorum; ancak eski hastalıkların tekrar nüksetmesi, sorumluluk ahlakıyla örtüşmeyecektir. Bu parti, Türkiye’nin partisidir ve bu haliyle Türkiye’ye karşı parmak sallamasının hiçbir şekilde meşru, masum veya makul bir mana taşımadığını belirtmek isterim. SDG/YPG’nin muhatabı Suriye Cumhuriyeti’dir; 10 Mart Mutabakatı’nın süresi dolmuş olsa bile, karşılıklı uzlaşma ve müzakereler yoluyla İmralı’nın çağrısına uygun olarak entegrasyon süreci tamamlanmalıdır. Türk’ün kaderi Kürt, Kürt’ün kaderi de Türk’tür. Herkes üzerine düşen sorumluluğu, siyasi hesapları bir kenara bırakarak yerine getirmelidir. İçerisinde bulunduğumuz hassas dönem, tahrik ve kışkırtmalara açıktır. Bu nedenle ilerleyen süreçte dikkat ve sağduyu şarttır. Milli varlık tehlikeye düştüğünde gerekeni yapmaya hazır olduğumuzu asla unutmamalıyız. Bayrağın gönderden indiği yerde maldan, mülkten ve candan vazgeçmeyen namertsidir. Tahrik ve tertiplere karşı dikkatli olmalıyız. Tek bir ses, tek bir nefes olmalıyız.”
EMEKLİ MAAŞLARI İYİLEŞTİRİLMELİ
MHP Lideri Bahçeli, “Emeklilerimizin sorunları bizim sorunlarımızdır, onların beklentileri de bizim beklentilerimizdir. En düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek adına elimizi değil gövdemizi taşın altına koymamız gerekmektedir. Onları sefalet ücretine, en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşımak zorundayız. Emeklilerimizin yanında olduğumuzu ve hepsine hürmetlerimizi sunduğumuzu belirtmek isterim,” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında Ayet-el Kürsi ile işlenmiş yüzük ve rozet takarak dikkatleri üzerine çekti.




