reklam
reklam
DOLAR44,4593% 0.26
EURO51,2516% -0.05
STERLIN59,0768% -0.14
FRANG55,6524% -0.22
ALTIN6.448,85% 3,23
BITCOIN65.999,99-3.754
reklam

Bakan Göktaş: İnsan, dünyayı önce aile içinde tanır

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bakan Göktaş: İnsan, dünyayı önce aile içinde tanır
reklam

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Rize Belediyesi tarafından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Kökler ve Kanatlar Aile Paneli’ne katılmak üzere kente geldi. Bakan Göktaş’ı havalimanında Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ve il protokolü karşıladı. Panele Bakan Göktaş'ın yanı sıra Vali İhsan Selim Baydaş ve eşi Zeyneb Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ve eşi Fatma Metin, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Katmer, kurum amirleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Panelin açılışında konuşan Bakan Göktaş, Rize Belediyesi'nin 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' vizyonu çerçevesinde önemli bir esere imza attığını belirterek, “'Kökler ve Kanatlar' kitabıyla ailenin hayatımızdaki kurucu yerini yeniden düşünmemize vesile oldu. Kitapta 6 farklı ülkeden 53 yazar, aileyi kendi bilgi ve tecrübeleri çerçevesinde ele alarak bu önemli meseleyi çok yönlü bir bakışla değerlendirdi. Kök; aidiyeti, sürekliliği, hafızayı ve medeniyet birikimini temsil eder. Kanat ise; imkanı, ufku, yenilenmeyi ve geleceğe güvenle bakabilmeyi anlatır. Aile de tam olarak böyledir. İnsana kök verir ama aynı zamanda onu hayata hazırlayan en güçlü zemini kurar” ifadelerini kullandı.

‘SEVGİYİ, PAYLAŞMAYI VE MERHAMETİ ÖNCE AİLE ÖĞRETİR’

İnsanın dünyayı aile içinde tanımaya başladığını vurgulayan Bakan Göktaş, şöyle devam etti:

“Aile, tek bir başlık altında değerlendirilemeyecek kadar derin, çok katmanlı ve hayatın tamamına temas eden bir yapıdır. Kültürü, eğitimi, sosyoekonomik hayatı, dijital hayatı aileden ayrı düşünemezsiniz. Kimlik, aidiyet, kuşaklar arası aktarım ve toplumsal istikrar doğrudan aile kurumuyla ilişkilidir. Bugün dünya nüfusu 8 milyarı aşmış durumda. Fakat bu durum, doğurganlık oranlarının gerilediği gerçeğini değiştirmiyor. Aksine, toplumların yaş yapısının hızla değiştiğini ve demografik dengenin yeni risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. İnsan, dünyayı önce aile içinde tanır. Dil ve vicdan evde şekillenir. Bayramın, sofranın, komşuluğun, büyüğe hürmetin, küçüğe şefkatin gerçek karşılığı aile içinde öğrenilir. Sevgiyi, sınırı, sorumluluğu, paylaşmayı, sabrı ve merhameti önce aile öğretir. Tarihsel süreç bize şunu da gösterir; aile her dönemde biçim değiştirmiştir, fakat vazgeçilmez niteliğini asla kaybetmemiştir. Geniş aileden çekirdek aileye geçişler yaşandı. Eskiden çok kalabalık ailelerimiz vardı. Şimdi aile ortalamamız 3.1, çekirdek ailemiz gitgide daralıyor. Artık aile anne, baba ve bir çocuk olarak, küçülüyoruz. Bunun farklı sebepleri var; Göç, şehirleşme, çalışma hayatı ve iletişim teknolojileri aile içi rolleri dönüştürüyor. Ama insanın ait olma çocuğun korunma ihtiyacı asla değişmemiştir. Bu yüzden aile zayıfladığında sadece bireysel ilişkiler değil; toplumda güven aşınır, kuşaklar arası bağ kopar, ortak gelecek bilinci yara alır.”

‘DİJİTAL ÇAĞ AİLEYE YENİ RİSKLER EKLİYOR’

Dijitalleşmenin gençler ve aile üzerindeki etkilerine değinen Göktaş, “Dijital çağ, bu tabloya yeni riskler de eklemektedir. Ekranlar, artık gündelik alışkanlıklarımızı şekillendiren güçlü bir etkendir. Algoritmalar gündelik hayatımızın parçasıdır. Çocuklarımız ve gençlerimiz çok erken yaşlarda dijital dünyayla temas kurmaktadır. TÜİK verileri, 6-15 yaş grubunda çocukların internet kullanım oranının yüzde 83,9 olduğunu, sosyal medya kullanımının yüzde 66,1’e ulaştığını gösteriyor. Dijital araçlar eğitim, üretim ve iletişim için kıymetli imkanlar sunabilir. Fakat denetimsiz kaldığında dikkat dağınıklığından yalnızlaşmaya, mahremiyet kaybından bağımlılık riskine, kimlik baskısından değersizleştirmeye kadar pek çok sorun doğurabilir. Bu anlamda biz aileyi; insan onurunu koruyan, çocuğun üstün yararını önceleyen, kadın ile erkeğin hakkını gözeten ve kuşaklar arası bağları canlı tutan bir yapı olarak görüyoruz” diye konuştu.

‘AİLE VE GENÇLİK FONU’NDAN 170 BİN GENCİMİZ YARARLANMAYA HAK KAZANDI’

Bakanlık olarak evlilik ve çocuk sahibi olma süreçlerini desteklediklerini belirten Bakan Göktaş, şunları söyledi:

“Aile ve Gençlik Fonu ile, ülkemizin yer altı kaynaklarından doğan imkânları gençlerimizin hizmetine sunuyoruz. Fon’dan genç çiftlere sağladığımız destek 10 milyar lirayı aştı. Bugün itibarıyla 170 bin gencimiz Fon’dan yararlanmayı hak kazandı. 133 bin gencimizin evlilik kredi ödemelerini gerçekleştirdik. Sadece maddi destekle değil, 164 bin gencimize sunduğumuz eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle güçlü ailelerin inşasına da katkı sağlıyoruz. 2025 Aile Yılı’nda çocuk sahibi olmak isteyen aileler için doğum yardımlarında da büyük bir reform gerçekleştirdik. Bu kapsamda mayıs ayında başlattığımız bu destekle bugüne kadar 923 bin anneye 13,9 milyar lira ödeme gerçekleştirdik. Yaklaşık 549 bin anneye ise her ay düzenli bir şekilde ödemelerimizi sürdürüyoruz.”

Program yarışmada derece alan öğrencilere ödüllerinin verilmesi ve hatıra fotoğraf çekimi ardından panel sunumlarıyla devam etti.

reklam

YORUM YAP