

Bakan Kacır, İstanbul'da düzenlenen Türkiye Makine Federasyonu Makine Zirvesi'ne katıldı. Burada gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye'nin son 23 yılda üretim, sanayi ve teknoloji alanlarında gösterdiği büyük gelişimi vurgulayarak, makine sektörünün ülkenin kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekti.
Bakan Kacır, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“En Fazla Çeşidi En Fazla Ülkeye İhraç Ediyoruz”
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, son 23 yılda Türkiye’yi üretim, sanayi ve teknoloji alanında ileri seviyelere taşıdık. Organize sanayi bölgelerinden teknoparklara, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinden girişim ekosistemine kadar birçok alanda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla; ülkemizi sadece bölgesinde değil, daha geniş bir coğrafyada güvenilir bir üretim ve teknoloji merkezi haline getirdik. 23 yıl önce 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımız, bugün 270 milyar doları geçmiş durumda. Sanayi katma değerimizse 41 milyar dolardan 219 milyar dolara yükseldi. Türkiye artık, Çin'den Avrupa'nın merkezine kadar uzanan geniş bir alanda, en fazla çeşit ürünü rekabetçi bir şekilde en fazla ülkeye ihraç edebilen ülkedir. Bu başarıyı yakaladığımız dönem, tedarik zincirlerinin kırıldığı, korumacılığın arttığı ve küresel belirsizliklerin çoğaldığı bir dönemdir ve bu başarıları daha da anlamlı kılmaktadır.

“Güçlü Sanayi, Güçlü Türkiye”
Şu anda içinde bulunduğumuz çalkantılı dönemin küresel etkilerini anlamak için Avrupa'nın durumuna bakmak yeterlidir. Sanayi üretim endeksi, pandemi öncesi döneme göre Almanya'da yüzde 12,4, İtalya'da yüzde 5,5 ve Fransa'da yüzde 2,8 oranında geriledi. Ancak Türkiye, aynı dönemde sanayi üretimini yüzde 27,5 oranında artırarak, ekonomisinin dayanıklılığını ve üretim altyapısının gücünü göstermiştir. Avrupa Birliği’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payı 2004'te %25 iken, günümüzde bu oran %15’e düşmüştür. Türkiye ise payını binde 7’den %1,33’e çıkarmayı başarmıştır. Bu başarıyı; “güçlü sanayi, güçlü Türkiye” vizyonumuzu benimseyen girişimcilerimiz, sanayicilerimiz, mühendislerimiz ve emekçilerimizin emeğiyle elde ettik.
“Makine Sektörümüz Üretim Altyapımızı İleri Taşıyor”
Demir–çelikten otomotive, savunma sanayisinden kimyaya; gıda ve tekstil gibi birçok sektörde rekabetçiliği artıran makine imalat sanayimiz, ülkemizin kalkınma yolunda stratejik bir konumda yer alıyor. 57 bini aşkın işletme ile 500 binden fazla kişiye istihdam sağlayan makine sektörü; üretim kapasitesi, ürün kalitesi, teknolojik yetkinliği, ihracat performansı ve yerlilik oranıyla son yıllarda güçlü bir üretim altyapısı oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl 28 milyar dolardan fazla ihracat yapan sektörümüz; yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünleriyle Türkiye'nin ihracatını çeşitlendiriyor, uluslararası pazardaki konumunu güçlendiriyor.
“Makine Sektörümüzün Her Zaman Yanındayız”
2002 yılında yalnızca 2 milyar dolar seviyesinde olan makine ihracatımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu başarıların kalıcı ve sürdürülebilir olması, makine sektörümüzün küresel alanda zirveye ulaşması adına çalışıyoruz. Sektörün önünü açacak uygulamaları hayata geçiriyoruz ve yüksek katma değerli, teknoloji odaklı üretimi teşvik etmek için yeni nesil destek ve teşvik mekanizmaları geliştiriyoruz.

“Destek ve Teşvik Mekanizmaları Artıyor”
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında, servo motorlar, CNC tezgahları, ileri lazer sistemleri ve akıllı üretim hatları gibi kritik alanlarda, toplam yatırım büyüklüğü 41 milyar lirayı aşan 59 projeye Ar-Ge'den seri üretime kadar bütüncül destek sağlıyoruz. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı sayesinde sektörümüzdeki yatırımlara uygun koşullarla finansman imkânı sunuyoruz. Merkez Bankası'nın 500 milyar lira kaynak ayırdığı program sanayicilerimizden büyük ilgi görüyor. Bu program çerçevesinde, Türkiye'de ihtiyaç duyulan makinelerin üretilmesine yönelik 4 projeye destek vermeyi planlıyoruz. Ayrıca, tarihi boyutlardaki HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı'nı ilan ettik ve yatırımcılara çeşitli teşvikler sunuyoruz.
“Yerli Makine Üreticilerimizi Koruduk”
Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi ile sektörümüzdeki yatırımlara sağlanan destekleri etkin bir şekilde artırdık. Aynı zamanda genel teşvik sisteminin sona ermesiyle, teşvik sistemine dahil edilmeyen sektörlere yönelik yatırım yapılan makine ve teçhizatın gümrük vergisi muafiyetini kaldırdık. Bu noktada, yerli makine üreticilerimizi koruma amacı güttük. Sektörün uluslararası pazarlara erişimini hızlandıracak mevzuat düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.
“2026'da Yeni Yerli Malı Tebliği Yürürlüğe Girecek”
Kamu alımlarını yerli makine üreticileri için bir fırsat haline getiren yeni Yerli Malı Tebliğimiz yayımlanmış olup, 2026 yılı başından itibaren yürürlüğe girecek. Üreticilerin AV pazarına girişini kolaylaştırmak amacıyla enerji verimliliği ve çevresel performans kriterlerini AB Eko-Tasarım Direktifleri ile uyumlu hale getirdik. Türk sanayisinin yüksek teknoloji odaklı sürdürülebilir büyümesini sağlayacak stratejik programları hayata geçirmeye devam edeceğiz.
“Yeşil ve Dijital Dönüşümü Bugün Yakalayanlar Yarının Kazananı Oluyor”
Makine sektöründeki küresel eğilimleri dikkatle takip ediyoruz. Sürdürülebilir, döngüsel ve yüksek katma değerli üretim, çevre hassasiyetinin yanı sıra rekabette de önemli bir roldür. Yeşil ve dijital dönüşümü bugün gerçekleştirenler, yarının kazananları olacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, işletmelerimiz için gerekli yol haritasını destek ve teşvik programlarımızla sunuyoruz. Yeşil ve Dijital Dönüşüm Destek Programları'nın yanı sıra toplumsal bu dönüşümde rehberlik etmeye devam ediyoruz.

“Makine Sektörümüz Bizim Gözbebeğimizdir”
Her zaman çalışanların, üretenlerin, bu ülke için emeğini harcayanların yanında olmayı sürdüreceğiz. Daha büyük ve güçlü bir Türkiye vizyonumuzda, taşın altına elini koyan tüm girişimcilerimizin yanında yer alacağız. Sanayicilerimizle yakın iş birliği içinde çalışarak, desteklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Makine sektörü, bizim en gözde sektörlerimiz arasında yer almakta. Ülkemizi yüksek teknolojili ve katma değerli üretimde hak ettiği yere yine birlikte taşımalıyız. Sektörü daha katma değerli ve rekabetçi bir yapı haline getirmek için tüm paydaşlarla iş birliğimiz de devam edecek. Bu süreçte atacağımız her adım, makine sektörünün kazanmalarına yeni bir katkı sağlayacaktır.



