reklam
reklam
DOLAR43,4308% 0.04
EURO52,1779% 0.54
STERLIN60,2542% 0.5
FRANG56,7502% 0.51
ALTIN7.747,34% 3,25
BITCOIN88.322,92-0.793
reklam

Başakşehir'in Faslı Yıldızı Amine Harit'ten Galatasaray İtirafı: "Neredeyse Anlaşmıştım"

Yayınlanma Tarihi : Google News
Başakşehir'in Faslı Yıldızı Amine Harit'ten Galatasaray İtirafı: "Neredeyse Anlaşmıştım"
reklam

RAMS Başakşehir'in oyuncusu Amine Harit, takımının gelecek sezon Avrupa kupalarında mücadele edebileceğine inandığını ifade etti.

Kariyerinde mücadele verdiği kulüplerle her zaman üst sıralarda yer almak adına savaştığını belirten Harit, “Marsilya, Fransa'nın önde gelen kulüplerinden biriydi. Şampiyon olamıyorsak bile ikinci veya üçüncü sıralar için mücadele ediyorduk. Buraya geldiğimde, Başakşehir'in değerinin kamuoyu önünde yeterince yansıtılmadığını gördüm. Bence Başakşehir, Türkiye'deki dört önemli kulüpten biri. Kadro ve kalite açısından bizimle rekabet edebilecek çok fazla takım olduğunu sanmıyorum. Her sezon, Başakşehir'in ilk 2-3 sırada yer alması gerekiyor. Böyle bir kulübe bu yakışır.” dedi.

“Müslüman Bir Ülkeye Geldim”

Transfer döneminin sona erdiği günlerde Başakşehir'in kadrosuna katılan Amine Harit, transfer sürecini şu sözlerle anlattı:

“Evdeydim, transfer son gününde, gitmeyi hiç düşünmüyordum. Marsilya ile sezon başlangıcını yapmayı ve sezonu orada geçirmeyi planlıyordum. Ancak Nuri hocadan bir telefon geldi ve takımın başına geçtiğini, buranın oldukça iyi ve organize bir ekip olduğunu belirtti. Bu konuşmadan sonra kafamda bir şeyler netleşmeye başladı. Daha önce onunla oynamıştım ve ne kadar büyük bir sporcu olduğunu biliyordum. Sohbetimizde futbola bakış açımızın benzer olduğunu hissettim. Ayrıca Türkiye'nin Müslüman bir ülke olması, buraya gelmemdeki nedenlerden biriydi. Yeni bir şehir, yeni bir kültür… Böylelikle transferim gerçekleşti.” şeklinde konuştu.

“Galatasaray ile Temaslarım Oldu”

Harit, sezon başında farklı kulüplerden teklifler aldığını aktararak, “Bazı kulüpler ilgilendi ama Marsilya'dan ayrılmayı düşünmüyordum. Somut bir gelişme olmamıştı çünkü bir proje arayışındaydım. Beni yeniden heyecanlandıracak bir proje arıyordum, maddi bir beklentim yoktu. Ancak Başakşehir ile görüştükten sonra her şey hızlandı.” ifadelerini kullandı.

“Neredeyse Anlaşmıştım”

Faslı oyuncu, “Daha önce Türk takımları ile adım çok anıldı. O dönemde transferin neden gerçekleşmediğini merak ediyorsanız, geçen transfer dönemlerinde özellikle Galatasaray ile çok yakın temaslarım oldu, neredeyse anlaşmıştım. Ama belirli sebeplerden ötürü bu transfer olmadı. Galatasaray ile görüştüğüm dönemde Marsilya ile sözleşme yenileme görüşmelerim de vardı ve tercihini Marsilya'dan yana kullandım. Türkiye'ye gelmeyi düşünmüyordum, bu durum benim için beklenmedik oldu ama Allah böyle istedi diyebilirim. Tekrar futbol oynamaktan keyif almak istiyordum ve bu nedenle Başakşehir'e geldim. Başakşehir'e gelmemin en önemli sebebi Nuri hocaydı.” yanıtını verdi.

“Kendimi Yüzde Yüz İyi Hissediyorum”

Amine Harit, formunun her geçen gün yükseldiğini belirterek, “Başakşehir'e biraz geç geldim ve geldikten sonra ilk iki maçım erteleme olduğu için kaçırdım. İlk iki ay, eşim ve çocuklarım İstanbul'a gelmekte zorluk yaşadı. Çocukların okulu ve tesislere yakın ev bulamamıştım. Fakat son bir buçuk aydır kendimi çok daha iyi hissediyorum. Son maçlarda en iyi seviyeme yaklaştığımı düşünüyorum. Zaten teknik direktörümüz ve yardımcıları da bunu bana hissettiriyor. Ligin ikinci yarısı için kendimi tamamen iyi hissediyorum ve umarım takım arkadaşlarımla birlikte gerekeni yapacağız.” dedi.

“Marsilya'da 1 Yıllık Kontratım Var”

Harit, “Gelecek yıl da seni Başakşehir'de görecek miyiz?” sorusuna, “Bunu konuşmak için çok erken, çünkü bildiğiniz üzere Marsilya, transferimde bir opsiyon ekledi. Ama şu anda odağım tamamen ligin ikinci yarısındaki performansıma, en iyi formumu yakalayarak takımımın üst sıralara yerleşmesini sağlamak. Marsilya'da hala bir yıllık kontratım mevcut. Ama dürüstçe söylemem gerekirse bu mesele benim için öncelik değil. Ligin ikinci yarısında göstereceğim performansla hem takıma yardımcı olmak hem de takımın Avrupa'ya ulaşmasını sağlamak istiyorum.” şeklinde cevap verdi.

“Üç Takım Zirve İçin Ciddi Yarış İçinde”

Başakşehir'e katılmadan önce Süper Lig hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadığını dile getiren 28 yaşındaki oyuncu, “Derbiler hariç çok fazla bilgiye sahip değildim. Fiziksel bir lig olduğunu söyleyebilirim. Dışarıdan görülenin çok daha üstünde bir lig ile karşılaştım. Son yıllarda Galatasaray en istikrarlı takım. Ancak Fenerbahçe'nin son zamanlarda onlara yaklaştığını gözlemliyorum. Geçtiğimiz yıllarda ve bu sezon Beşiktaş'ın arzu edilen performansını sergileyemediğini düşünsem de genel olarak bu üç takımın zirve için ciddi bir rekabet içinde olduğunu düşünüyorum. Elbette Başakşehir'in de bu rekabete katılması gerekiyor. Biz de bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Süper Lig'in En İyisi Sane”

Amine Harit, “Süper Lig'de en beğendiğin oyuncular kimler?” sorusuna şu şekilde yanıt verdi:

“Takımımız dışında söyleyebilirim ki Leroy Sane'yi çok beğeniyorum. Onunla daha önce City ve Bayern'de karşılıklı oynadık. Osimhen de tabii ki çok iyi bir oyuncu. Ayrıca Asensio'yu da sayabilirim. Türk oyuncular arasında ise arkadaşım Cengiz Ünder'i beğeniyorum. Bu benim kişisel görüşüm ama Süper Lig'in en iyi oyuncusu Leroy Sane.” dedi.

Cengiz Ünder Sözleri

Cengiz Ünder ile Marsilya'da takım arkadaşı olma anılarını paylaşan Harit, “Cengiz’le çok yakındık, yaklaşık 1,5 yıl birlikte oynadık. Kulüplerde genellikle saha içi ilişkiler kurar, ama Cengiz’le futbol dışında da görüşüyorduk. Özellikle Paris’te ve Marsilya’da birlikte çok zaman geçirdik, ailelerimizle de buluşuyorduk. Harika bir oyuncu. Ona 'Cengo' diyorum ve onu etkileyen en büyük özellik insani yönüydü. Gerçekten çok iyi bir insan.” ifadelerini kullandı.

“Ayasofya İnanılmazdı”

Faslı oyuncu, boş zamanlarında genellikle evde çocuklarıyla vakit geçirdiğini belirterek, “Tabii ki dışarıda da yemek yemeye çıkıyoruz. Genelde AVM'lerde vakit geçiriyoruz ama babam İstanbul’a geldiğinde Ayasofya’ya gitme fırsatımız oldu. Ayasofya inanılmaz bir yerdi. Yol kenarından geçerken dışarıdan çok görkemli görünmüyordu ama içi gerçekten çok ihtişamlıydı. Abu Dabi'deki büyük camiden sonra, burası beni en çok etkileyen yer oldu. Aslında Türkiye’de, İstanbul’da yaşamam bana biraz Fas’ı hatırlatıyor. Uzun zamandır Müslüman bir ülkede yaşamamıştım. Almanya’da ve Fransa’da dört yıl geçirdim. Fransa ne kadar laik bir ülke olsa da burada olduğu gibi ezan sesi duyamıyorsunuz. Burada olmak bu açıdan beni gerçekten çok mutlu etti. İstanbul, harika bir şehir ve çok güzel yemekler var. Favori yiyeceğim ise sütlaç.” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP