reklam
reklam
DOLAR44,6304% 0.11
EURO52,5769% 0.46
STERLIN60,2952% 0.18
FRANG56,5729% 0.29
ALTIN6.812,73% -0,26
BITCOIN71.078,76-3.472
reklam

Beyrut’taki saldırının sembol ismi Naya'nın annesi CNN Türk'e konuştu: Naya'nın o anı çocuklarımızın ne yaşadığını gösteriyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Beyrut’taki saldırının sembol ismi Naya'nın annesi CNN Türk'e konuştu: Naya'nın o anı çocuklarımızın ne yaşadığını gösteriyor
reklam

İsrail, 8 Nisan'da Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Hizbullah'ı hedef aldığı saldırısında 10 dakika içinde 100 farklı noktayı vurdu. Lübnan yönetimi, o saldırıda en az 300 kişinin öldüğünü açıkladı. UNICEF'e göre hayatını kaybedenlerin 33'ü çocuk. O an Beyrut'ta canlı yayın yapan ve babasıyla dolaşan 13 yaşındaki kız çocuğu Naya Fakih'in korku dolu görüntüsü saldırının sembolü haline geldi. Ailenin yaşadıklarını Naya Fakih'in annesi Ghida Fakih, Serdar Korucu'nun CNN Türk'teki röportajında anlattı.

Saldırı sırasında iş yerinde olduğunu söyleyen Ghida Fakih, “Bir patlama sesi duyduk ama son zamanlarda Beyrut'ta bu sesleri duymaya alışmıştık. Bu yüzden önemsemedik” dedi. Birkaç dakika sonra kızından telefon aldığını söyledi. Fakih o anları, “Bağırıyordu, ağlıyordu ve bana bir patlama olduğunu söyledi. Anlayabildiğim tek şey buydu. Telefon kesildi, tekrar ulaşmaya çalıştım. Ulaşamadım” diye anlattı. Saldırının evlerinin yakınında olduğunu bir iş arkadaşından öğrendiğini belirten Ghida Fakih, sonrasında yaşadıklarını şöyle aktardı: “Ne yapacağımı bilemedim. Eşime tekrar ulaşmam yaklaşık 2-3 dakika sürdü ve bana 'Naya ve ben iyiyiz. Patlamayı gördük ama oğullarımız evde' dedi. Benim 11 ve 4 yaşında iki oğlum o sırada evdeydiler. Patlamanın bizim binamızı mı yoksa yanımızdakini mi vurduğunu anlayamadım. Eşim 'Biz iyiyiz' diyordu. Bense 'Oğullarım nerede? Oğullarım nerede?' diyordum. Sonra halalarında olduklarını öğrendim. Oğlum bana 'Anne patlama çok şiddetliydi, ev çok sallandı' dedi.

Ghida Fakih, kızının gönderdiği videoyu kendisine gelen telefonlar nedeniyle uzun zaman izleyemediğini söyledi, “Çünkü herkes evimin yanında bir patlama veya saldırı olduğunu bildiğinden beni arıyordu” dedi. Yaklaşık 1 saat sonra o görüntüyü izlediğinde yaşadıklarını şu sözlerle paylaştı: “Açıkçası saldırının bu kadar yakın olmasını beklemiyordum. Haberleri izlememiştim. Dışarıda neyin yaşandığını bilmiyordum. İşte o zaman yaşananın büyüklüğünü, kızımın ve kocamın saldırıda hayatını kaybetmeye ne kadar yaklaştıklarını anladım. Kızımı tekrar aradım. 'Evdeyiz ama korkuyorum' dedi. Tüm gücümle eve gitmeye çalıştım. Tam iki saat sonra eve ulaşabildim. Kızımı görür görmez… Ona sarıldım ve ağlamaya başladım. Eşim de ağlamaya başladı. Hepimiz ağladık.

Okullarının Paskalya tatili nedeniyle tatilde olduğunu, kızının da sabah basketbol antrenmanına gittiğini söyleyen anne Fakih, bu saldırının sadece 10 dakikalık bir yürüyüş sırasında ailesini bulduğunu aktardı. Ghida Fakih, “Sadece on dakikalığına bir yürüyüşe çıkmaya karar verdiler, ne olduysa o sırada oldu. Sadece on dakika… Ve sonrasında bu yaşandı. Füze tam üstlerinden geçmiş ve binaya isabet etmişti. Üstelik sadece bir tane değil, dört füze vardı, tam dört füze. Biri daha uzağa gitti, diğer üçü aynı binaya isabet etti. Üç füze aynı binaya… O füzenin patlayışını videoda da hissediyorlar” dedi.

“Güçlü bir kız. Bunu atlatacak, bundan eminim ama daha 13 yaşında. Zamana ihtiyacı var” diyen Ghida Fakih'in mesajıysa hiçbir annenin, hiçbir çocuğun bunu yaşamaması gerektiğine dair: “Kusura bakmayın, bunu her düşündüğümde gözlerim yaşarıyor. Bu çok zor bir durum. Dünyanın hiçbir yerindeki bir anne… Hiçbir anne bunu yaşamamalı… Size şunu söylemek isterim. Biz o gece ateşkes görüşmelerinin olumlu geçtiğini düşünerek yattık. Uyuduk. Uyandığımızda bu oldu. Beyrut'ta sivillerin arasında bir bölge vuruldu. Kurbanların çoğu çocuk ve kadındı. Bu kabul edilemez. Bu haklı gösterilemez.”

Ghida Fakih, kızının videoyu paylaşma sürecini de CNN Türk'te şöyle anlattı: “Yaşanan sadece Naya ile ilgili değil. Naya, benim kızım, çocuklarımızın nasıl bir korku yaşadığını gösteriyor. Gözlerinde, ifadelerinde gerçek bir korku var. Güneşli bir gün, herkes sokakta. Hiçbir uyarı yok. Normal bir gün… Babasıyla yürüyor ve bunlar yaşanıyor. Böyle bir şeyin yaşanacağını bilsem çocuklarımı Beyrut'ta tutmazdım. Çünkü biliyorsunuz uyarıda bulunduklarında o alanları terk ediyoruz ama Beyrut böyle bir yer değil. Bu asla yaşanmaması gereken bir şeydi. Ben çocuklarım yanımda sağ salim oldukları için çok şanslıyım. Diğer ebeveynler benim kadar şanslı değildi.

Anne Fakih, her Lübnanlının Türkiye'yi sevdiğini söyledi. “Türkiye'yi seviyorum. Türk halkını seviyorum. Türk filmlerini seviyorum” diye ekledi.

reklam

YORUM YAP