

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde, 31 Temmuz 2025 tarihinde hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Ali Eren Somun (30), arka balkondan tırmanarak girdiği evde boşanma aşamasındaki 2 yıllık eşi Sinem Topaloğlu’nu (27) tabancayla katletti. Olay sonrası kaçan Somun, bu sırada olay yerine gelen bekçiye de ateş etti. Mermilerden biri, görevli bekçi E.E.’nin bacağına isabet etti. Ameliyata alınan bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı bölümünden mezun olan ve olaydan 10 gün sonra çalıştığı gemide kaptanlığa başlama hazırlığında olan Sinem Topaloğlu, Giresun’da gözyaşlarıyla toprağa verildi.

ORMANDA SAKLANIRKEN ÇADIRINDA YAKALANDI
Olayın ardından tanınmamak için saç, sakal ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanda saklandığı çadırda yakalandı. İfadesinde, “Onunla yüz yüze konuşmak istedim, o istemedi. O gece evine gittim. Boşanma davası konusundan tartıştık, kendimi kaybettim, sinirlerime hâkim olamadım. Yaptığımın farkına sonradan vardım” diyen şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hâkimlikçe tutuklandı.
Tutuklu sanık Ali Eren Somun hakkında savcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. 'Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme', 'zincirleme tehdit', 'yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs' ve 'ruhsatsız ateşli silah bulundurma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede; sanığın, olay günü silah ve üzerinde 54 mermi ile eşinden 3 saat önce eve girip beklemeye başladığı belirtildi.
Sanığın cep telefonu incelemesinde, olaydan önce mermileri dizerek 'Sinem' yazdığı bir görsel bulunduğu tespit edildi. Savcılık, iddianamede sanığın nihai amacının Sinem’i öldürmek olduğunu ve sosyal medya paylaşımlarının bunun açık bir göstergesi olduğunu vurguladı.
‘DÜNYA TERSİNE DÖNSE DE VAZGEÇMEM’
13 Şubat’ta ilk kez hâkim karşısına çıkacak olan Ali Eren Somun’un, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden öldürdüğü Sinem’in dedesi Ali Hayri Topaloğlu'na mektup gönderdiği ortaya çıktı. 2 sayfalık mektupta, “Başınız sağ olsun. Ölüm haberini aldığımda kahroldum. Kendime gelmem çok zaman aldı. Kendime sürekli, ‘Nasıl böyle oldu?’ soruları soruyorum. Allah, bizlere sabır ve dayanma gücü versin. Mahkemede tek bir yalan konuşmayacağım. Suçum neyse cezamı çekmeye razıyım. Ama şunu bilin ki karımı güle oynaya geldiği kendi topraklarıma defnedeceğim. Bunun için yasal yol neyse yapacağım. Mümkün olmasa dahil suç işlemeyi göze alarak, karımı kendi toprağıma defnedeceğim. Bu isteğimden, dünya tersine dönse, gökteki güneş sönse vazgeçmem. Açık görüşüme gelebilirsiniz. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Özgür günlerde kavuşmak dileğiyle hoşçakalın” ifadeleri yer aldı.
‘BU MEZAR BURADAN KALKMAZ’
– Torununun mezarı başında açıklamalarda bulunan Sinem’in anneannesi Gülnaz Topaloğlu, “Hiçbir şey yapmamış gibi bize cezaevinden mektup gönderdi. Bizi tehdit ediyor. Mezarı oradan kaldırıp, ‘Güle oynaya geldiği köye götüreceğim’ diyor. Bu nasıl iştir? En ağır cezayı almasını istiyorum. O orada yemek yiyip su içiyor. Açık görüşü bile var. Ben toprağa bakıp ağlayıp eve gidiyorum.”

‘PSİKOLOJİMİZİ BOZUYOR’
“Eşimin ailesi olduğunuz için açık görüşüme gelebilirsiniz” diyor. Resmen bizi tehdit ediyor. Bu aileyi yakıp gitmişsin. Psikolojimizi bozmuşsun bir de mektup yazıp tekrar psikolojimizi bozuyor. Mezarı kendi köyüne getirecekmiş. Buradan mezar kaldırmak her yiğidin harcı değildir. Burası Ören köyü, bu mezar buradan kalkamaz. Bunun için de ayrı ceza almasını istiyorum. Çocuğum için ben her şeyi yapmaya hazırım.” diye konuştu.



