

YÜZ Plastik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kayabaşoğlu, Hürriyet’e verdiği röportajda, Türkiye’nin yüz estetiği alanındaki başarılarının tüm dünyada konuşulduğunu belirtti. Özellikle burun estetiği konusundaki uzmanlığımız, Türkiye’yi bu alanda küresel bir güç haline getirmiştir. Resmi bir dünya sıralaması olmasa da, uluslararası estetik cerrahi verileri, Türkiye'nin işlem hacmi bakımından dünyanın en aktif ülkeleri arasında yer aldığını gözler önüne seriyor. Türkiye, sadece yoğun bir şekilde estetik operasyon gerçekleştiren bir ülke olmanın ötesinde, teknik yenilikler geliştiren ve revizyon vakalarında uluslararası bir referans merkezi olarak kabul edilmektedir.
BAŞARININ NEDENİ GENETİK
Türkiye, coğrafi olarak Balkanlar, Ortadoğu, Kafkasya ve Akdeniz genetiğinin birleşim noktası konumundadır. Bu durum, burun anatomisinde olağanüstü bir çeşitliliği beraberinde getiriyor. İnce ciltli ve dar kemerli yapılar, kalın ciltli ve güçlü kıkırdaklı burunlar, travmatik deformasyonlar ve daha önce ameliyat geçirmiş revizyon vakaları gibi farklılıklar, cerrahları tek tip bir teknikle sınırlamaz; aksine, adapte olma zorunluluğu doğurur. Türk cerrahlarının teknik esnekliği de bu çeşitli anatomik yapının sonucudur.

MERDİVEN ALTINA DİKKAT
Son zamanlarda ‘merdiven altı burun estetikçileri’ terimi halk arasında sıkça kullanılmaya başlandı. Bu durum, uzmanlık eğitimi olmayan kişilerin veya uygun cerrahi koşullar dışında gerçekleştirilen uygulamaların yaratabileceği risklere dikkat çekmektedir. Burun estetiği, sadece küçük bir kozmetik müdahale değil; solunum fonksiyonunu etkileyen ve yüz oranlarını kalıcı olarak değiştiren bir cerrahidir. Bu yüzden, yalnızca ilgili uzmanlık alanına sahip hekimler ve donanımlı hastaneler tercih edilmelidir.
DÜZELTME AMELİYATLARI İÇİN DE TERCİH TÜRKİYE
Başarının en çarpıcı kanıtlarından biri, son yıllarda Avrupa ve Ortadoğu’dan gelen birçok hastanın başarısız burun estetiği sonrası Türkiye’yi tercih etmesidir. Revizyon cerrahisi, ilk ameliyattan daha karmaşık, daha teknik ve daha büyük sorumluluk gerektiren bir alandır. Bu durum, Türkiye’nin teknik kapasitesinin bir göstergesidir. Ülkede, estetik cerrahi alanında genç, uluslararası kongrelere katılan ve teknik paylaşımda bulunan bir nesil bulunmaktadır.



