

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
“Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler sizleri en kalbi duyularımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. 81 vilayetimizin her karışında gece gündüz çalışan teşkilatımızın tüm çalışanlarını saygıyla selamlıyorum.
Yarın İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceğiz. İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihi günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: 'Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı'nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır: Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki efendiler; Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. İstiklal Marşı, milletimizin hürriyet iradesinin manifestosudur. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl alnımız dik yaşadıysak inşallah kıyamete kadar hür yaşayacağız. Mehmet Akif şunları ifade etmişti; O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir, o milletin malıdır. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın.
Milli mücadeleyi zafere ulaştıran aslı değerler işte bunlardır. Ezandır, Kurandır, bayraktır, hürriyettir ve ilahi kerimetullah davasıdır. Bugün Asya'dan Afrika'ya kadar Türkiye denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir. Bu değişmez gerçeklere göz kapamak mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye ruh kökümüzü inkar mı edelim. Bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım. Beyefendiler istemiyor diye, kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız.
İstiklal Marşını bize hediye eden Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle yad ediyorum. Kurtuluş Savaşımız başta olmak üzere tüm şehitlerimize Cenabı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum.
“SAVAŞ AĞIR TAHRİBAT OLUŞTURDU”
Bölgemizde uzun bir süredir krizlerin çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. Kuzeyimizden güneyimize mevcut çatışmalar sona ermeden maalesef bunlara her gün bir yenisi ekleniyor. En son İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a başlatılan savaş ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı. İlk gün 175 kız öğrenci katledildi. İran'da hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bine ulaştı.
İran'a yönelik saldırılar küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu savaşın faturasını ödemeye hazırlanıyor. Burada bir hususun altını çizmek istiyorum; Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen bir ülke hiç değiliz. Biz krizlerin çözümü için risk ve sorumluluk alan bir devlet ve hükümetiz.
“BU SAVAŞ BÜYÜMEDEN DURDURULMALI”
Hem İran, hem ABD hem de ilgili bölge ülkeleriyle temasla kurduk. Yirminin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sürdürüyoruz. Çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz, temkinli hareket ediyoruz. Kanlı senaryolara karşı gerekli önlemleri alıyoruz.
“IRK, MEZHEP, DİN, DİL, KÖKEN AYRIMINI REDDEDİYORUZ”
Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Arap, Kürt, Sünni, Şii değil sadece insan vardır. Haksızlığa uğrayan, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak'ta, Somali'de, Suriye'de, Rusya-Ukrayna savaşında bunu yapıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrarlıyorum; Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim, Hz. Ayşe validemiz bizim, Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
Mezhepçiliğin körüklendiğine şahit oluyoruz. Bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. Bugün bize faydası olmayan tartışmalardan uzak durulmalıdır.
“TÜRKİYE SIRADAN BİR ÜLKE DEĞİLDİR”
Türkiye düşmanı lobiler tarafından yürütülen kampanyaların farkındayız. Biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Bu millet sıradan bir millet değildir. 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil onların ipini tutanları da bozguna uğrattık.
Biz Ortadoğu'nun hasretini çektiği kalıcı barışa ulaşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kim olursa olsun hiçbir ülkenin egemenliğinde gözümüz yok ama topraklarımıza göz diken ve macera arayan olursa ona da 'hodri meydan' demekten çekinmeyiz.
Bölgemizdeki çatışmalardan gördüğümüz gibi artık savaşlar boyut değiştirmektedir. Avrupa ülkeleri dahil dijital mecralarla ilgili şüpheler artmaktadır, önlemler gündeme gelmektedir. Eğitimden sağlığa haberleşmeye kadar dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan hepimiz istifade ediyoruz. Tüm dünya için endişe veren rakamları paylaşmak isterim; İnternette geçirilen süre yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı bulmuş durumda. Çocukların ekran saatlerinin 9 saate kadar çıkabildiği tahmin ediliyor.
Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik gibi içeriklere bu kadar kolay ulaşabilmesi kabul edilemez. Gayemiz onları güvenli bilinçli bireyler olarak var edebilmektir. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan önleyici bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifini geçtiğimiz hafta Meclise sunduk. Siyasi parti ayrımı olmaksızın evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin yasalaşacağına inanıyorum.
“EMEKLİ MAAŞLARI 14 MART'TA YATACAK”
Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum; Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek, 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum.”



