reklam
reklam
DOLAR43,6234% 0.18
EURO51,5256% 0.2
STERLIN59,2588% 0.28
FRANG56,2231% 0.46
ALTIN6.806,46% 1,10
BITCOIN65.109,98-8.222
reklam

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İnsan Hakları Beyannamesi'nin En Ağır İhlali Gazze'de Yaşanıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İnsan Hakları Beyannamesi'nin En Ağır İhlali Gazze'de Yaşanıyor
reklam

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen 'Kriz Dönemlerinde İnsan Haklarının Yeniden İnşası Zirvesi'ne katıldı. Zirvede, TİHEK Başkanı Fahrettin Altun, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri ve diğer davetliler de hazır bulundu. Yılmaz, yaptığı konuşmada, “İnsanlığın hak mücadelesinin en önemli taşlarından biri olan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, en zor koşullarda dahi insan onurunun korunmasını temel alan bir güvence niteliği taşımaktadır. Ne yazık ki, bu beyannamenin varlığı, dünyada birçok bölgede en temel hakların ciddi şekilde ihlal edilmesine ve insanlık değerlerinin hiçe sayılmasına engel olamamaktadır. Bugün, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin en ağır şekilde ihlal edildiği bölgelerin başında Gazze ve işgal altındaki Filistin toprakları gelmektedir. Türkiye, Gazze'ye en fazla insani yardım ulaştıran ülke konumundadır. Gıda, su, ilaç, barınma ve sağlık malzemelerinin kesintisiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmasını sağlamak için yoğun çaba sarf ediyoruz” dedi.

Birleşmiş Milletler'in Reform İhtiyacına Dikkat Çekildi

Yılmaz, Türkiye'nin üzerine düşeni yerine getirirken diğer yandan dayanışma ve iş birliğine dayalı çok taraflılığı da desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Ancak, çok taraflı kurumların karşılaştıkları zorluklar ve Birleşmiş Milletler'in (BM) reform ihtiyacını açıkça gözlemliyoruz. Özellikle, BM'nin dünya barışını korumakla yükümlü olan Güvenlik Konseyi, güncel ve acil meselelere yanıt veremez bir durumda” ifadesini kullandı.

Yılmaz, Suriye'deki iç savaşın sona erdiği 8 Aralık devriminin birinci yıl dönümüne vurgu yaparak, “Karanlık bir dönemin ardından Suriye'de başlayan yeni dönem, insanlığın geleceğine dair umutlarımızı tazelemiştir. Türkiye'nin, dünya genelinde en fazla göçmene ev sahipliği yapması ve gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşü sağlama konusundaki örnek uygulamaları, insan hakları açısından dikkat çeken örneklerden biridir. 2016'dan bu yana uyguladığımız kararlı politikalar sayesinde yaklaşık 1 milyon 320 bin gönüllü geri dönüş gerçekleşmiştir. 8 Aralık'ta Suriye'de yeni dönemin başlaması ile birlikte geri dönen Suriyelilerin sayısı ise yaklaşık 580 bindir. Diğer taraftan, Ukrayna'daki savaş da sivillerin korunması, insani yardımın ulaştırılması ve uluslararası hukukun geçerli olması açısından ciddi zorluklar yaratmaktadır. Savaşın başladığı günden bu yana Türkiye, Tahıl Koridoru girişiminden müzakerelere zemin hazırlayan diplomatik adımlara kadar birçok alanda aktif rol oynamış, insani yardımları ulaştırmak ve sivil kayıpların önüne geçmek için yoğun çaba göstermiştir” şeklinde konuştu.

Dijital Entegrasyon Çalışmalarına Öncelik Veriliyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin küresel ölçekte hukuk ve insani değerlere bağlılığını, ulusal düzeyde kurumsal kapasitelerini artıran adımlarla sağlam bir zemine oturttuğunu vurguladı. “Bu irade, 2002 sonrası adalet ve insan hakları alanında gerçekleştirilen geniş kapsamlı reformlarla kurumsal bir çerçeveye kavuşmuştur. Önceleri vatandaşların adalete erişim süresi, teknolojik altyapının yetersizliği ve mahkemelerin iş yükü dolayısıyla oldukça sınırlıydı. Ancak günümüzde, ülkemiz dijital yargı uygulamalarıyla Avrupa'nın en kapsamlı elektronik adalet sistemlerinden birine sahip konumundadır. 2002 yılında yıllık ortalama 6 milyon olan yargı dosyası sayısı, nüfus artışı ve toplumsal hareketlilikteki yükselişe rağmen, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve diğer dijital çözümler sayesinde çok daha etkin bir şekilde yönetilmektedir. Yargının hızına katkı sağlayan dijital entegrasyon çalışmaları, 12'nci Kalkınma Planı ve Ulusal İnsan Hakları Eylem Planı'nda stratejik bir öncelik olarak belirlenmiştir. Kolluk hizmetlerinde insan hakları standartlarının yükseltilmesi de bu dönemin önemli adımları arasında yer almaktadır. 2002 öncesinde sınırlı olan denetim mekanizmaları, yeni dönemde teknik araçlarla desteklenerek; görev sırasında yapılan tüm işlemlerin kayıt altına alındığı bir sistem oluşturulmuştur” diyerek sözlerini tamamladı.

reklam

YORUM YAP