reklam
reklam
DOLAR43,6062% 0.16
EURO51,6027% 0.37
STERLIN59,4554% 0.61
FRANG56,2519% 0.53
ALTIN6.943,53% 3,13
BITCOIN69.092,09-1.091
reklam

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Silahların gölgesinde bir siyaset olamaz

Yayınlanma Tarihi : Google News
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Silahların gölgesinde bir siyaset olamaz
reklam

Siirt Ekonomi Zirvesi Programı, Siirt Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’nin Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, AK Parti Milletvekili Mervan Gül, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider ile Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan katıldı. Programda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Siirt çok değerli bir ilimizdir. Tarihten gelen önemli değerleri günümüze taşıyan bir bölgedir. Üç farklı dilden bahsedildi. Ben de bu dillerde sizleri selamlamak isterim. Öncelikle ‘hoş geldiniz, baş göz üstüne geldiniz’ diyorum. ‘Ala ayni ala rasi’ diyorum. ‘Serseran serçavan’ diyorum. Bu diller kardeş dildir. Nasıl insanlarımız kardeşse dillerimiz de öyle. Türkçemiz, resmi dilimiz, Arapça muhtelif Arap toplulukları tarafından konuşulmakta ve kutsal kitabımızın dilidir, Kürtçe ise insanımızın kullandığı dildir. Bu dilleri karşı karşıya koymak ya da birer alternatif gibi sunmak son derece yanlış. Bunları kabul etmiyoruz. Kardeşliğimizin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum” şeklinde konuştu.

‘BİZ İSTİŞAREYE İNANAN BİR SİYASİ HAREKETİZ’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, istişareye inanan bir siyasi hareketi temsil ettiklerini belirterek, “Ortak akıl denilen, güncel ifadeyle. Hangi konu olursa olsun ister yerelde ister merkezde, istişarede her zaman hayır vardır. Herkese elbette saygı duyarız. Ancak bu akıllar bir araya geldiğinde çok daha kaliteli sonuçlar ortaya çıkıyor. Ekonomi politikalarımızı şekillendirirken ilk sorduğumuz soru bu konuların ilgilileri kim? O ilgili şahıslarla bir araya gelip buyurun, paydaş görüşmeleri yapmalıyız. Özel sektör, sivil toplum, meslek kuruluşları, üniversiteler ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte bu meseleleri ele almalıyız” dedi.

‘DOĞU'DA, GÜNEYDOĞU'DA CİDDİ YATIRIMLAR YAPTIK’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda farklı bir bakış açısıyla hareket ettiklerini ifade eden Yılmaz, “Doğu’da, Güneydoğu'da yolların yapıldığı, üniversitelerin kurulduğu, köylere hizmetlerin götürüldüğü, hastaneler ve okullar inşa edildiği bir süreç yaşandı. Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri kuruldu. Bunlar tesadüfi değil. Bunlar bir zihniyetin ürünüdür. O zihniyet nedir? Batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. 86 milyon biriz, beraberiz ve bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Bu anlayışla hareket edilmedikçe bu hizmetler gerçekleşmezdi. 23 yılda ülkemizin tamamına hizmet ettik” şeklinde konuştu.

‘BU BÖLGEMİZDE UZUN YILLARIN İHMALLERİNİ DE GİDERMEYE ÇALIŞTIK’

81 ilin hiçbirinin birbirinden farklı olmadığını belirten Yılmaz, “İki meseleyle aynı anda uğraşmak zorunda kaldık. Kalkınma Bakanlığı yaptığım için işin iç yüzünü daha iyi biliyorum. Bir yandan bugünün ihtiyaçlarını karşılarken diğer yandan geçmişte yaşanan ihmalleri telafi etmeye çalıştık. Bazı bölgelerde sadece bugünün ihtiyaçlarıyla ilgileniliyor. Ancak burada, uzun yılların ihmallerini de düzeltmeye çalıştık. Bu, kolay bir iş değil. Gelirken sergiyi de ziyaret ettik. Eski Siirt ve yeni Siirt. Hangi şartlar altında olduğumuzu, nereden nereye geldiğimizi hepimiz biliriz. Her ilimiz bizim için eşittir. Hangi aileden veya sosyoekonomik geçmişten gelirse gelsin, devlet olarak, hükümet olarak görevimiz o çocuğumuza fırsat eşitliği sunmaktır. Bu, kişisel bir tercih meselesidir. O yüzden yurtlar, okullar inşa ettik, öğretmen sayısını artırdık ve mesleki eğitime önem verdik. Türkiye Cumhuriyeti, yüksek öğretimleri bedava sunan nadir ülkelerden biridir. Bunu bazen unutuyoruz” diye ekledi.

Yılmaz, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Silahların gölgesinde bir siyasetin demokratik bir siyaset olamayacağını unutmamak gerekir. Demokrasi diyorsak, herkesin şiddeti ve terörü bir kenara koyması şart. Sivil siyaseti ve demokratik siyaseti savunmalıyız. Silahların olduğu bir ortamda yapılan siyaset, demokratik olamaz. Silahların ve terörün bulunmadığı bir ortamda, herkes siyasetini savunabilir. Kim halkı ikna edebilirse, o doğrultuda kararlar alınmalı. Bizim anlayışımız budur. Dolayısıyla terörün olmadığı bir Türkiye, kalkınma ve demokrasi açısından kritik bir öneme sahiptir. Yatırım ortamı huzur ve güven ile şekillenir. Bu ortam sağlandığında özel sektör yatırımları artar ve dışarıdan sermaye çekmeyi başarırız. Bu bölge daha hızlı kalkınır.”

reklam

YORUM YAP