Dikkat Gözlerini Sık Sık Ovuşturanlara!

Yayınlanma Tarihi :

Dünyagöz Etiler Hastanesi'nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, çocuklar ve ergenler için önemli bir sorun olan görme bozukluklarında Keratokonus hastalığına dikkat çekti. Keratokonus, şeffaf kornea dokusunun öne doğru sivrilmesi ve aynı zamanda incelmesi ile kendini gösteren bir durumdur. Prof. Dr. Kubaloğlu, bu hastalıkla ilgili ciddi uyarılarda bulundu.

Ailede Varsa Risk Artıyor
Prof. Dr. Kubaloğlu, düzensiz astigmatizmanın gelişmesi nedeniyle, gözün ön yüzeyindeki kornea tabakasındaki düzensizliklerin ışık kırılmasına yol açarak, nesnelerin görüntüsünü bulanıklaştırdığını belirtti. “Gözün ovuşturulması, Keratokonus hastalığının tetikleyici bir faktörü olabilir. Ayrıca, alerjik göz hastalığı olanlar ve Ailesinde Keratokonus bulunan bireyler arasında daha sık gözlemlenir” dedi.

Erken Tanı ve Tedavi Hayati Önem Taşıyor
Prof. Dr. Kubaloğlu, ilerleyici bir hastalık olan Keratokonus'un zamanında teşhis edilmesi ve tedavi edilmezse ciddi görme kaybına yol açabileceğini belirtti. “Bu nedenle erken tanı ve tedavi, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve görmeyi korumak açısından son derece önemlidir” dedi.

Görme Kaybına Neden Olabiliyor
Göz ovuşturmanın Keratokonus hastalığında belirgin bir görme kaybına yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Kubaloğlu, “Kaşıntı nedeniyle birçok hasta gözlerini refleks olarak ovuşturur. Ancak bu alışkanlık, kornea dokusunda incelme ve sivrilme sonucu ilerleyici Keratokonusa neden olabilir. Başlangıçta hastalar, gelişen astigmatizmaya bağlı bulanık görmeden şikayet eder. Teşhis edilmediği takdirde, gözlüklerle bile net görememe durumu ortaya çıkabilir ve bu da ileri düzeyde görme kaybına yol açabilir” açıklamalarında bulundu.

Kaşıntı Tetikleyebilir
Prof. Dr. Kubaloğlu, göz ovuşturmanın riskleri ve korunma yöntemleri hakkında şu önerilerde bulundu: “Alerjik belirtileri azaltmak ve kaşıntı hissini hafifleştirmek amacıyla göz doktoruna başvurup detaylı bir muayene olunmalıdır. Doktor gerekli tedavi yöntemlerini, göz damlası, ilaç ya da soğuk kompres önerisi gibi belirleyebilir. Bu sayede alerjik hastalıklarla ilişkilendirilen Keratokonus riskinin azaltılması mümkün.t”

“Bu Hastalık Bir Çocuğun Hayatını Nasıl Etkiliyor?”
Prof. Dr. Kubaloğlu, bir vaka deneyimini paylaştı. “Hastanemize başvuran 13 yaşındaki erkek hasta ve ailesinin anlattıkları, başlangıçta travmaya bağlı geçici bir görme kaybını düşündürüyordu. Ancak muayenede, hastanın uzun süreli göz ovuşturma alışkanlığı olduğu tespit edildi. Bu, çocuk ve ergenlerde dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir risk faktörüdür. Muayenede hastanın göz iç zarında yırtılma ve ödem oluştuğu görüldü. Aile, travma öyküsüne odaklansa da yapılan muayene, hastanın ilerleyici Keratokonus hastası olduğunu ortaya koydu. Erken tanı konulabilseydi, hastalığın bu kadar ileri evreye ulaşması önlenebilirdi.”

Biyomikroskop ile Muayene
Prof. Dr. Kubaloğlu, Keratokonus'un tanısında ilk olarak biyomikroskop ile muayene ve korneal tomografi analizinin büyük önem taşıdığını belirtti. “Kornea tomografisi, kornea biyomekanik analizi ve korneal OCT gibi ileri tanı yöntemleri uygulamak, erken evrede tanı konulmasına yardımcı olur. Erken teşhis, Keratokonus'ta görmenin korunması açısından hastalar için büyük şanstır. Tedavi ile görme şansının artmasına rağmen, Keratokonus'u durdurmak ve kornea dokusunu yeniden şekillendirmek için farklı tedavi yöntemleri de mevcuttur.”

Bu Belirtilere Dikkat!
Prof. Dr. Kubaloğlu, Keratokonus'un erken döneminde hastaların gözlük değişikliği ihtiyacı hissedebileceğini veya hatta yanlış teşhislerle göz tembelliği teşhisi konabileceğini söyledi. “Aileleri uyarmak istiyorum. Keratokonus erken dönemde tespit edildiğinde görme kaybının önüne geçmek mümkündür” diyerek hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı:

  • Göz ovuşturma.
  • Gözlüklerle net görememe.
  • Gözlük numarasında hızlı değişim.
  • Gözler arasında belirgin numara farkı.
  • Hızla gelişen astigmat.
  • Gece sürüş zorluğu.
  • Cisimlerin gölgeli görülmesi.
  • Yeni gözlüklerle rahat edememe.

Lensler Devreye Giriyor
Prof. Dr. Kubaloğlu, Keratokonus erken teşhis edildiğinde hastalığın ilerlemesinin durdurulduğunu ve başarılı sonuçlar alındığını vurguladı. “Gözlüklerle iyi görmeyen hastalarda 'yumuşak kontakt lensler' ve 'özel keratokonus kontakt lensleri' oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Ancak, görmenin ileri seviyede bozulduğu durumlarda kornea nakli gibi cerrahi yöntemler de uygulanmak durumundadır” dedi.

Korneal Çapraz Bağlama Tedavisi
Keratokonus tedavisinde birçok parametrenin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kubaloğlu, “Her hastaya uygulanacak standart bir tedavi yoktur. Çocuklar ve gençler için tedavide hastalığın durdurulması önceliklidir. Keratokonus'u durdurmak için korneal çapraz bağlama tedavisi uygulanır. Bu yöntemde korneadaki kollajen lifler güçlenir ve hastalığın ilerleyişi durdurulur. Görme için alternatif seçenekler arasında kornea içi plastik implantlar, dokusal halkalar, kornea içi kontakt lensler veya özel lazer tedavisi bulunmaktadır. Daha ileri Keratokonus vakalarında ise görmeyi düzeltmek için kornea nakli yapılması gerekebilir.”

Basın No: