

Arpaguş, Ramazan ayının başlaması vesilesiyle yayımladığı mesajında, zihin ve gönül dünyasına pek çok güzellik getiren bu mübarek mevsime ulaşmanın sevinç ve heyecanını dile getirdi.
Bu akşam kılınacak teravih namazının ardından yarın tutulacak oruçla Ramazan-ı Şerife girileceğine dikkat çeken Arpaguş, şunları ifade etti:
“Bizleri rahmet, mağfiret ve ebedi kurtuluşun müjdecisi bu mübarek günlere yeniden kavuşturan Cenab-ı Hak'ka sonsuz hamd ediyoruz. Ramazan-ı Şerif'in ülkemiz, milletimiz ve İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyoruz. Ramazan, bir Kur'an ayıdır. İnsanlık için hidayet, rahmet ve şifa kaynağı olarak gönderilen yüce kitabımız Kur'an-ı Azimüşşan, bu ayda nazil olmaya başlamıştır. Bin aydan daha hayırlı bir gecede, Leyle-i Kadir'de indirilmeye başlanan ilahi kelam, hak ile batılı birbirinden ayırırken, cehalet, zulüm ve her türlü kötülüğün ateşiyle çoraklaşan yüreklere hayat suyu olmuştur. Yeryüzü, kıyamete kadar parlayacak bu ilahi kandilin nuruyla aydınlığa kavuşmuştur.”
Arpaguş, Ramazan ayının bir ibadet, tefekkür ve tezekkür mevsimi olduğunu hatırlatarak, “Ey iman edenler. Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” fermanının, orucun takvaya ulaşma vesilesi olduğunu belirtti.
İnanarak ve Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutanların geçmiş günahlarının bağışlanacağı müjdesini hatırlatan Arpaguş, “Ruhları arındıran, kötülüklerden koruyan ve kişiye istikamet kazandıran bu rahmet iklimi, hayata bir anlam ve değer katarak, sahuru, iftarı, teravihi, mukabelesi, itikafı, Kadir Gecesi ve daha birçok feyiz ve bereketle zihinlerin ve gönüllerin ihyasına önemli katkılar sunmaktadır. Bu sebeple, vahyin nüzulüyle şereflenen Ramazan ayının bereketli günlerinde, öncelikle Kur'an'ın sevgisiyle kalplerimizi yumuşatmalı, zihinlerimizi berraklaştırmalı ve vicdanlarımızı hassaslaştırmalıyız.” ifadelerini kullandı.
“Mazlum ve Mağdur Coğrafyalardaki Kardeşlerimizi Sevindirmeliyiz”
Allah'ın yeryüzüne rahmetinin bolca tecelli ettiği bu mübarek zaman diliminde, oruç ve namaz gibi ibadetlerle ruhu arındırmanın, fitre, zekât ve sadakalarla nefsi terbiye etmenin, tefekkür ve tezekkürle yenilenmenin önemli olduğunu vurgulayan Arpaguş, şunları ekledi:
“Ramazan'ın manevi atmosferinden hakkıyla istifade ederek, ibadet ile ahlak, mabetle hayat arasındaki bağı güçlendirmeli, yardımlaşma ve dayanışma bilincimizi pekiştirmeli ve tüm hayatımızı Kur'an ve sünnetin rehberliğinde yeniden şekillendirmeliyiz. Çağın çığ gibi büyüyen karmaşası içinde zihinlerimizi sakinleştirmek, bunalan gönüllerimize huzur vermek ve kulluk yönündeki istikametimizi güçlendirmek için Ramazan-ı Şerifi en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Diğer taraftan, bu rahmet ikliminde hata ve günahlarımızdan arınarak tüm benliğimizle Rabbimizin sınırsız merhametine sığınmalı, samimiyetle dua ve niyazda bulunmalı ve tüm mümin kardeşlerimizi dualarımıza dahil etmeliyiz.
Hayra yönelmenin her zamankinden daha faziletli olduğu bu günlerde, iyiliklerimizi artırmanın ve özellikle mazlum ve mağdur coğrafyalardaki kardeşlerimizi fiili dualarımızla, fitre, zekât ve sadakalarımızla sevindirmenin gerekliliği üzerinde durmalıyız. Bu bilinç ve hedefle yapacağımız ibadetler ve iyilikler, rahmet ikliminin bereketiyle bizleri elbette birçok olumlu sonuca ulaştıracaktır. Bu vesileyle aziz milletimizin ve İslam âleminin Ramazan-ı Şerifi'ni kutluyorum.”



