Doktorlar uyarıyor: Bu hastalık göz sağlığınızı sessizce yok ediyor!

Yayınlanma Tarihi :

Dr. Öğr. Üyesi Konuralp Yakar, hastalığın tanı, tedavi ve sonrası hakkında bilgilendirmede bulundu. Dr. Yakar, son ana kadar hiçbir belirti vermeyen ve görme kaybına neden olan glokomun (göz tansiyonu) önüne geçmek için düzenli aralıklarla göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi. Glokomun tüm yaşlarda görülebilmekle beraber 40 yaşın üstünde riskinin daha fazla olduğunu belirten Yakar, “Yaş ilerledikçe risk artmaktadır. Toplumda yüzde 1-2 oranında görülmekle beraber tüm dünyada körlük sebeplerinin yaklaşık yüzde 10-15'ini oluşturmaktadır” dedi.

“SİNSİ HASTALIK, HASTA TARAFINDAN SON ANA KADAR FARK EDİLMEZ”
Glokomun hasta tarafından son ana kadar fark edilmediğine dikkat çeken Dr. Yakar, “En sık görülen ve en sinsi glokom türünde hiçbir bulgu vermeksizin görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daralır ve genellikle hasta tarafından son ana kadar fark edilmez. Görme sinirindeki hasarının ağırlaşması sonucu aniden geri dönüşümsüz görme kaybı fark edilir. Ancak, bu durumda artık çok geç olmaktadır” diye konuştu.

Glokomun daha seyrek görülen tipinde ise ani olarak çok yüksek değerlere çıkan göz içi basıncının göz çevresinde ağrı, gözde kızarıklık, bulanık görme, ışıkların çevresinde halelerin görülmesi ve mide bulantısı ile kusmaya neden olduğunu ifade eden Dr. Yakar, “40 yaş üstünde, ailesinde glokom tanısı almış birey olanlar, şeker hastaları, yüksek miyop ve hipermetroplar, kortizonlu ilaç kullananlar, göz travması geçirenler, göz içi iltihap-üveit geçirenler ve migren hastalarında risk artmaktadır. Rutin göz muayenesinde göz içi basınç ölçülerek ve göz dibi muayenesinde görme siniri muayene edilerek glokomdan şüphelenilir. Kesin teşhis için kornea kalınlığı (pakimetre), görme alanı ve göz tomografisi (OCT) yapılmalıdır. Bu testler ışığında göz içi basıncı düşük olsa bile görme sinirinde hasar tespit edilirse glokom tanısı konulmuş olur” dedi.

“GLOKOMUN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN DÜZENLİ MUAYENE ŞART”
Hastalığın tedavisi ve sonrası hakkında bilgi veren Dr. Yakar, “Glokomun öncelikli tedavisi (erişkinlerde) çeşitli göz damlaları ile göz tansiyonunu düşürmektir. Bunun için çeşitli lazer işlemleri de uygulanabilir. Tüm bu seçeneklere rağmen göz siniri hasarı devam eden hastalarda cerrahiden yararlanılabilir. Bebeklik ve çocukluk çağı glokomunda genellikle ilk tercih cerrahidir. Hastalıktan korunmak için düzenli aralıklarla göz muayenesi olmak en değerli yöntemdir. Ailenizde glokom tanısı almış birey varsa her göz muayenesinde bunu doktorunuzla paylaşmalısınız” ifadelerini kullandı.

“TANI SONRASI YAPILMASI GEREKENLER”
Önlenebilir körlük nedenleri arasında ilk sırada yer alan glokomda tanı sonrası yapılacaklardan bahseden Dr. Yakar, şunları söyledi:
“40 yaş üzerindeyseniz, muhakkak açlık kan şekerinizi yılda bir ölçtürün. Şeker hastalığı tanınız varsa bunu göz doktorunuza muhakkak belirtmelisiniz. Glokom tanısı alanlar, göz hekiminizin önerdiği tedaviyi muhakkak uygulamalıdır. Eğer tedavi olarak göz damlaları seçildiyse, ilaçlarınızı bir göz hekimi kesene kadar bırakmamalısınız ve biter bitmez hemen temin etmelisiniz. İlaçlarınızı düzenli ve saatinde kullanmalısınız. İlaçlarınızı damlatırken, farklı iki ilaç arasında en az 10-15 dakika süre vermelisiniz. Göz doktorunuza kontrole gelirken göz damlalarınızı muhakkak vaktinde kullanıp gelmelisiniz ve yanınızda bulundurmalısınız. Daha önce yapılmış testler ve kayıtlı ölçümler varsa bunları da beraberinizde getirmelisiniz. Özellikle birinci derece akrabalarınıza glokom tanınızı bildirmeli ve onların da muhakkak göz muayenesinden geçmelerini tavsiye etmelisiniz. Unutmayın ki glokom önlenebilir körlük nedenlerinin en başında gelmektedir.”

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

Basın No: