

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, Beştepe'de gerçekleştirilen Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu.
“Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. 8 Aralık devrimiyle elde edilen özgürlük ortamının kalıcı olabilmesi için çalışıyoruz. Suriye, Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sünni, Dürzi ayrımı olmaksızın herkesin ülkesidir. Suriye, 13.5 yıl süren zulmün ardından tarihi bir fırsat yakalamıştır. Suriye halkının kardeşi ve dostu olarak hiçbir sabotaj teşebbüsüne izin vermeyeceğiz. ‘Tek devlet, tek ordu’ ilkesi, istikrar için gereklidir ve Türkiye'nin bu ilkeleri destekleme niyeti kesindir.
Halep'in bazı bölgelerinin kurtarılması amacıyla geçen hafta başlatılan askeri harekât, ateşkes ve entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandı. Suriye ordusunun bu hassas operasyonu dikkatle yürütmesi ve sivilleri koruma konusundaki titizliği takdir edilmektedir.
YAPILMASI GEREKENLER BELLİ
Dün akşam Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim ve kendisini anlaşma ve operasyon nedeniyle tebrik ettim. Türkiye, DAEŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede Suriye'nin yanında olmaya devam edeceğini ifade ettim. Devlet içinde devlet kurmaya çalışanların dışında, Suriye halkının bu anlaşmadan büyük mutluluk duyduğu açıktır. Suriye sokaklarından gelen görüntüler, halkın barış özlemini yansıtmaktadır. Hiç kimsenin bu umut dolu atmosferi yok sayma veya dinamitleme hakkı yoktur. Şimdi yapılması gerekenler ortadadır. Bahanelerle zaman kazanmanın kimseye faydası yoktur. Bölgemizde terör dönemi sona ermiştir ve ateşkes anlaşmasının gereklilikleri hızla yerine getirilmelidir.
IRKÇILIK VİRÜSÜ KAPANLAR
Türkiye, hiçbir mezhep veya etnik kimliğe karşı değildir. Bizim hedefimiz, bölge halklarına acılar yaşatan meselelerin kardeşlik ekseninde akılcı bir şekilde çözülmesidir. Ancak, bazı siyasetçilerin ve yazarların ırkçılık virüsüne yakalandığını görmek üzücü. Hangi vicdan sahibi, çocukların dağa kaçırılıp ölüme gönderilmesini savunabilir? Şehirleri işgal edenlerin halka eziyet etmesini kim makul görebilir?
KAN AĞLAYARAK SORUYORUM
Buradan içim kan ağlayarak soruyorum; terörize edilen çocuklar, hem Kürtlerin hem de Suriye’nin geleceği değil midir? Şiddet ve terörle bir yere varmanın bedeli daha ne kadar ağır olmalı? Arap’ın kanı, Kürt’e; Kürt’ün kanı, Türk’e haram değil midir? Bizim kardeşimizdir. Öyleyse, kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde meselelerimizi çözmek dururken, bu nefret, öfke ve hırs neden?
TÜRK, KÜRT, ARAP…
Türkiye Cumhuriyeti, dimdik ayakta olduğu sürece, neden başka dostlar aranıyor? Niçin Müslüman kanı taşıyanlardan medet umuluyor? Irkçılık lensinden bakanları bu hatadan dönmeye davet ediyorum. Biz, bu coğrafyanın kadim sakinleriyiz. Tarih boyunca birleştiğimizde huzurumuz artmış, büyük medeniyetler kurmuşuzdur.
HEP BİRLİKTE KAZANALIM
Türk, Kürt, Arap, Türkmen, Şii, Sünni olarak birbirimize düştüğümüz zaman zayıfladık ve bedel ödedik. Suriye dahil olmak üzere coğrafyamızda savaş istemiyoruz. Yeraltı ve yeryüzü zenginlikleri artık baronların değil, halkımızın olmalı. Hep birlikte kardeşlik içinde geleceğimizi inşa edelim. Etnik köken, din ya da mezhebe bakmadan bu bölgede akan kanın durması için mücadele edeceğiz.
ATLAS’IN HESABINI SORMAK GÖREVİMİZ
– CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan ile ilgili de mesajlar verdi: “Atlas yavrumuzu katleden canilerin gereken cezayı alması için üzerimize düşeni yapmayı taahhüt ediyoruz. Bu kabul edilemez bir durumdur. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı gerekeni yapmalıdır. O pırlanta gibi yavrumuzun acımasızca katledilmesinin hesabını sormak görevimizdir.”
TERÖRSÜZ TÜRKİYE: TUZAKLARA DÜŞMEYECEĞİZ
“Kardeşlerim, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı gözetmeksizin bir arada olmayı arzuluyoruz. Terörsüz Türkiye hedefimizde kararlıyız. Bizi bölmek, parçalamak isteyenlere karşı kenetlenerek müreffeh yarınlara ilerleyeceğiz. Kurulan tuzaklara düşmeyecek ve provokasyonlara prim vermeyeceğiz. Önce ülkemizi, ardından da bölgemizi terörün pençesinden kurtaracağız.”
ANKARA MESAJI: İNSAFLARINA BIRAKAMAYIZ
– CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Ankara'nın su sorunu hakkında da şunları söyledi: “Vatandaşlarımızı haftalarca susuz bırakanların insafına bırakamayız. Kimse hizmetlerde yetersiz olduklarını inkar edemez. Yerel yönetim düzeyindeki skandallar, son seçimlerde doğru tercihler yapıldığına işaret ediyor. Milletimiz, kutuplaşmadan dolayı derin bir uçurumun kenarından dönmüştür. Sandığa yansıttıkları irade ile güvende hissettiklerini biliyorum. 86 milyon vatandaşa teşekkür ediyorum.”



