

Bakan Kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2026 yılına ait bütçe görüşmelerinin ardından milletvekillerinin yönelttiği soruları yanıtladı.
Depremin siyasi bir malzeme haline getirilmesinin, kaybolan hayatlara ve yeni evlerine kavuşan insanlara saygısızlık olduğunu vurgulayan Kurum, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hem çalışmalara odaklandıklarını hem de yanılgılara cevap vermeye gayret ettiklerini belirtti.
Kurum, “Depremin siyasi malzeme haline getirilmemesi” çağrısında bulunarak, depremin 15. gününde konut temellerinin atıldığını, 45. günde ise ilk anahtarların teslim edildiğini hatırlattı.
Depremden etkilenen 11 ilde 121 bin yeni konut inşa ettiklerini ifade eden Kurum, “Yaklaşık 90 bin sosyal konut projesine devam ediyoruz. Hak sahipleri ve rezerv alanlarındaki kentsel dönüşüm projelerimiz ile teslim edilen konut sayısının yakın zamanda 680 bine ulaşacağını öngörüyoruz.” dedi.
Kuruluşun, deprem bölgesinde en hızlı ve en büyük konut seferberliğini gerçekleştirdiğini kaydeden Kurum, Türkiye’nin o alanda destan yazdığını belirtti.
Deprem bölgesindeki konteyner kentlere ilişkin bilgiler veren Bakan, şu anda 41 bin vatandaşın konteynerlerde kaldığını, bunlardan 29 bin 900’üne ev çıkartıldığını söyledi.
Ayrıca, deprem nedeniyle inşa edilen konutların fiyatlarının düştüğünü belirten Kurum, yıl sonunda hak sahiplerinin tamamen evlerine yerleşeceğini ifade etti, hiç kimsenin konteynerda kalmayacağını vurguladı.
“FAY HATTI ÜZERİNE HİÇBİR İNŞAAT FAALİYETİ YAPMADIK”
Kuruluş, deprem sonrası normal yaşama geçmek için ilerledikleri yöntemlerin bilim ve teknolojiye dayandığını belirtti. Kurum, sağlam zeminleri belirlediklerini ve “Fay hattı üzerine hiçbir inşaat faaliyeti yapmadık.” dedi, bu süreçte çevreyi koruyarak çalışmalara devam ettiklerinin altını çizdi.
Kurum, rezerv alanların gereklilik olduğuna işaret ederek, vatandaşların istemediği yerlerde proje gerçekleştirmediklerini belirtti.
TOKİ ile ilgili eleştirilere şaşırdığını dile getiren Bakan, “Deprem bölgelerindeki herkes TOKİ konutlarında oturmak istiyor.” şeklinde konuştu.
Bakan Kurum, asrın felaketinin ardından önceliklerin değiştiğini, yıkımı bir an önce gidermek için bölgeye seferber olduklarını ifade etti. TOKİ İlk Evim Arsa projesinde 235 bin hak sahibinin olduğunu, 107 binin imar planlarının tamamlandığını belirtirerek, kalanlarının da kısa sürede tamamlanacağını bildirdi.
“SADECE TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI KONUT ALABİLİR”
Gayrimenkul Sertifikası ve Damla Kent projesine ilişkin soruları yanıtlayan Kurum, vatandaşların uygun maliyetle ev sahibi olabilmesi için her türlü imkanı sağladıklarını söyledi. “Sertifika alarak ev sahibi olabiliyorlar. Bu proje milletimizin yuva hayalini gerçekleştirmek için önemli bir adımdır.” şeklinde değerlendirdi.
Kurum, Sazlıdere'deki sosyal konut projesine dair eleştirilerin haksız olduğunu, burada yalnızca dar gelirli vatandaşların hak sahibi olabileceğini açıkladı.
Gebze’de çöken binalara ilişkin sorulara yanıt veren Bakan, bölgede riskli bulunan 21 bina ile ilgili vatandaşlara kentsel dönüşüm önerisinde bulunduklarını ifade etti.
“ÜLKENİN ÇEVRESİNE HALEL GETİRECEK HİÇBİR DÜZENLEMEDE BİZİM İMZAMIZ OLMAZ”
Kuruluş, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hakkında, “Bu başarı hep birlikte gurur duymamız gereken bir başarıdır.” dedi.
İklim Kanunu ile ilgili olarak, iklim krizinin etkilerinin ciddiyetine dikkat çeken Bakan, bu kanunun Türkiye’nin geleceğini korumak amacıyla atılmış stratejik bir adım olduğunu belirtti.
Komisyon görüşmeleri sona erdikten sonra, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yanı sıra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.



