reklam
reklam
DOLAR44,2971% -0.01
EURO51,2903% -0.09
STERLIN59,5150% -0.01
FRANG56,1291% -0.16
ALTIN6.673,84% 0,77
BITCOIN70.509,260.846
reklam

Fatma Zehra Kınık'ın Karıştığı Kazada Anne Şikayetinden Vazgeçti

Yayınlanma Tarihi : Google News
Fatma Zehra Kınık'ın Karıştığı Kazada Anne Şikayetinden Vazgeçti
reklam

Kaza sonucunda yaşamını yitiren Batın Barlasçeki'nin annesi Hasret Doğan, davanın sonuçlandığı Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe sundu.

Doğan, dilekçesinde sanık Demir’e yönelik şikayetinden feragat ettiğini belirterek, sanıktan herhangi bir maddi veya manevi tazminat talep etmediğini ve istinaf yoluna başvurmayacağını ifade etti.

Öte yandan, kazada yaralanan Batın Barlasçeki'nin motosikletinin sürücüsü Yavuz Selim Öztürk ve maktulün babası Serdal Barlasçeki de daha önce verdikleri dilekçelerle sanığa karşı şikayetlerinden vazgeçmişti. Maktulün annesinin de şikayetinden geri çekilmesiyle dosyada şikayetçi kalmamış oldu.

İDDİANAME DETAYLARI

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 9 Temmuz 2024'te şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir'in kullandığı 34 FKJ 390 plakalı aracın Kavacık Mahallesi Baki Sokak'tan FSM Caddesi'ne çıkarken, Yavuz Selim Öztürk'ün kullandığı 34 HUT 980 plakalı motosikletle çarpıştığı aktarılmıştı. Kazada devrilen motosikletin kaldırımda yürüyen Muammer Kızıl'a çarptığı bildirilmişti.

İddianamede, motosiklet sürücüsünün arkasında yolcu olarak bulunan Batın Barlasçeki'nin savrularak beton bariyerlere çarptığı ve Yavuz Selim Öztürk, Muammer Kızıl ile Barlasçeki'nin yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı belirtilmişti.

Barlasçeki'nin hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, Kızıl ve Öztürk'ün ise yaralandığı ifade edilen iddianamede, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir'in hatalı olduğu tespit edildiği belirtilmişti.

Ölü muayene ve otopsi raporuna göre, Barlasçeki'nin ölümünün genel beden travması sonucunda olduğu ifade edilerek, şüpheli Demir'in ifadesinde “üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve olayda kusurlu olmadığını” beyan ettiği yer aldı.

İddianamede, şüphelinin kullandığı araçla Öztürk'ün motosikletine çarparak, taksirli eylemi neticesinde Batın Barlasçeki'nin ölümüne, Muammer Kızıl ve Yavuz Selim Öztürk'ün yaralanmasına yol açtığı ifade edilerek, Fatıma Zehra Kınık Demir'in “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası alması talep edilmişti.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından, savcılık 18 yaşından küçük olan müşteki Öztürk'ün de olayda sorumluluğu olduğunu tespit ederek, ek iddianame hazırlamıştı.

Mahkeme, Yavuz Selim Öztürk'e ilişkin ek iddianameyi ana dava dosyasıyla birleştirmişti.

İLK KARAR

Dava 26 Mayıs 2025 tarihinde sonuçlanmış ve Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Demir'i “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Mahkeme, müşteki sanık Öztürk'e ise “taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası verip, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.

Daha sonra maktulün babası Serdal Barlasçeki ve Yavuz Selim Öztürk, mahkemeye dilekçe sunarak sanık Demir hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişti.

Sanık avukatlarının ve maktulün annesinin itirazı üzerine dosya istinafa gönderilmişti.

Yerel mahkemenin kararını bozan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, müştekilerden Muammer Kızıl'ın kovuşturma aşamasında, yaralanan müşteki sanık Öztürk'ün ise istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçtiğini belirterek, sanık Demir'in suçun vasfının değişmesi gerektiğini kaydetmişti.

Sanığın “taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan cezalandırılması gerektiğini ifade eden daire, kararı bozarak dosyayı yerel mahkemeye geri göndermişti.

İKİNCİ KARAR: 2 YIL 6 AY HAPİS

İstinafın bozma kararının ardından mahkeme, 18 Aralık 2025 tarihinde sanık Demir'e “taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan 3 yıl hapis cezası vermişti. Özellikle takdiri indirim uygulayarak cezayı 2 yıl 6 ay hapse indiren mahkeme, sanığın ehliyetinin 1 yıl süreyle alıkonulmasına hükmetmişti.

reklam

YORUM YAP