

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, GAİN Medya AŞ'ye yönelik olarak '7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet', 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma' ve 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla başlattığı soruşturmayı sürdürüyor. Bu süreçte GAİN Medya'nın eski sahibi Berkin Kaya, Anahat Holding'in sahibi Selahattin Aydın, sunucu Okan Karacan ve Barbaros Reşat Gülcan gözaltına alındı. Karacan, adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer şüpheliler tutuklandı. Aynı zamanda Anahat Holding’e bağlı 7 şirkete TMSF kayyım olarak atandı. Soruşturma çerçevesinde Berkin Kaya ve Selahattin Aydın’ın savcılık ifadeleri de gün yüzüne çıktı.
'Para Aklamaya İlişkin Bir Durum Söz Konusu Değildir'
Berkin Kaya ifadesinde şunları aktardı: “Şirkete katıldığımda karşılaştığım tablo, beklediğimden çok kötüydü. Bu nedenle bazı ödemeleri sermaye ödemesi olarak, bazılarını da dizi-film projeleri için gerçekleştirdim. 310 milyon TL'lik nakit paranın, kripto paraların bozdurulmasıyla elde edildiğini belirtebilirim. Gain’in bu paraları kullanmayacağı gerçeğine, sonradan yaptığım hatalarla ulaştım. Bu yatırımın tamamıyla hata olduğunu düşünüyorum. Geriye baktığımda, bu durumun ticari bir başarısızlık olduğunu kabul ediyorum. Dijital platformların, aktif kullanıcı sayısına göre değer kazandığını bildiğim için yurt dışına satılabileceğini düşündüm. Ödemelerin yüksek miktarlara ulaşması, yaptığım ticari hatayı fark etmemi sağladı. Kesinlikle para aklamaya ilişkin bir durum söz konusu değildir. Süreç içinde yaklaşık 225 milyon TL alarak Gain’in ortaklığından çıktım. O dönemde, 'zararın neresinden dönersem kârdır' mantığıyla hareket ettim ve yüzde 50 oranında zarar ettiğimi kabul ediyorum.”

'Paralar Bana Nakit Olarak Gelirdi'
Kaya, ayrıca, “2010'lu yılların başında satılan kartlardan elde ettiğimiz kârları, 2015 yılından itibaren soğuk cüzdan üzerinden kripto paraya dönüştürdüm. Kripto para cüzdanımdaki bitcoinlerin değeri yükseldi ve günden güne arttı. Kripto para borsasını hiç kullanmadım. Bitcoinleri, chat uygulaması aracılığıyla tanıştığım Can isimli şahısla bozdurdum. Can’ın kimlik bilgilerini bilmiyorum. Paralar bana nakit olarak gelirken, bazen çeşitli araçlarla, bazen de motosikletle teslim edilirdi. Kripto parayı nakde çevirmek için yüzde 1,5 ile 3 arasında komisyon ödedim. Can'ın Kapalı Çarşı'da bu işlemleri gerçekleştirdiğini biliyorum ama detaylarını bilmiyorum; çünkü ben oraya hiç gitmedim. O dönemde kripto mevzuatı olmadığı için bunu bir suç olarak görmüyordum. Hesaplarıma giren nakit paraları genel olarak bu yöntemle temin ettim. MASAK raporundaki aleyhime olan hususları kabul etmiyorum.” dedi.

'Nihai Kararlar Benim İmzamla Alınmaktadır'
Selahattin Aydın ise, ifadesinde “Hesabıma yatan nakit paraları kabul ediyorum. Bu, benim kişisel olarak yaklaşık 20 yıllık birikimimdir. Uzun yıllardır ticaretle uğraşıyorum. Şirketi böyle finanse etmem doğaldır. Bu süreçte kimseye para almadım ve kimsenin telkini olmamıştır. Tamamen ticari bir faaliyet çerçevesinde şirketi satın aldım. Şirketin yönetimi bende olup, Berkin Kaya'nın iddia ettiği gibi yönetim bende değildir. Berkin Kaya'nın teslim etmesi gereken 18 adet projesi mevcut. Bazılarını teslim etti. Sözleşmelere bakıldığında Berkin Kaya'nın projeleri yürütüp teslim edeceğine dair taahhütleri vardır. Berkin Kaya ile iletişim kurulması doğaldır. Şu an kâr etmesi gereken bir şirketim var. Nihai kararlar benim imzamla alınmakta. Finansman tamamen bana ait. İki ayaklı bir muhasebe sistemi bulunmakta ve her iki yöntemle de onay alınan işlemler mevcut. Son imza yine bana aittir. Yukarıda belirttiğim suçlamaları kabul etmiyorum. Suç işlemediğimi düşünüyorum. Kişisel birikimlerimle Gain Medya'yı satın aldım.” şeklinde konuştu.



