Gazze'de yaşam mücadelesi veren kadınlar, maruz kaldıkları sistematik şiddet ve insani krize rağmen dimdik ayakta duruyor. 7 Ekim'den bu yana yapılan soykırımın bilançosu oldukça ağır. Saldırıların başladığı günden itibaren yaklaşık 11-12 bin Gazzeli kadın hayatını kaybetti. Hem kadın hem de anne olarak zorlu bir yaşam mücadelesi veren Gazzeli kadınlar, her saat başı 2 annenin yaşamını yitirdiği bir ortamda, on binlerce çocuk korumasız kalıyor. Ayrıca, sağlık ve hijyen konusundaki eksiklikler de en çok kadınları etkiliyor. Yaklaşık 50 bin hamile kadın, temel sağlık hizmetlerine erişim imkanı olmadan, anestezi ve sterilizasyonun bulunmadığı şartlarda doğum yapmak zorunda kalıyor. Bu mücadelelerin bir örneği de Nesma Barbakh.
Hayata Tutunma Hikâyesi
Gazze'den Türkiye'ye sığınan Nesma Barbakh'ın hikâyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde “mücadele” ruhunu en yalın haliyle gözler önüne seriyor. Gazze'de Filistin Sorunu Dergisi'nde gazetecilik yapan ve Han Yunus Belediyesi'nde aktif görevler üstlenen Nesma Barbakh, Şifa Hastanesi'ndeki doktorların abluka altında kaldığı en karanlık günlerde, arkadaşlarıyla birlikte çadırlar arasında mekik dokuyarak yardım faaliyetlerinde bulundu.
Gazze'de yaşam mücadelesi veren kadınlar, maruz kaldıkları sistematik şiddet ve insani krize rağmen dimdik ayakta duruyor. 7 Ekim'den bu yana yapılan soykırımın bilançosu oldukça ağır. Saldırıların başladığı günden itibaren yaklaşık 11-12 bin Gazzeli kadın hayatını kaybetti. Hem kadın hem de anne olarak zorlu bir yaşam mücadelesi veren Gazzeli kadınlar, her saat başı 2 annenin yaşamını […]









