

Karşılaşma hakemlerinin performanslarının “tarihin en kötülerinden biri” olarak nitelendirildiği ve “Bu işte bir kötülük var” başlığıyla yapılan kırmızı-siyahlı kulübün yazılı açıklamasında, “Gençlerbirliği 14 Mart 1923'te kuruldu. Tam 103 yıl 1 gün sonra, yani dün akşam, tarihindeki en kötü hakem performanslarından birine maruz kaldı. Yasin Kol ve VAR'da görev yapan hakemler verdikleri kararlarla bir maçın kaderini doğrudan etkiledi.” denildi.
Teknolojinin geliştiği ve futbolun değiştiği belirtilen açıklamada “VAR sistemi bu değişimin bir parçası. Amacı, yüksek tempoda maç yöneten orta hakeme yardımcı olmak ve bariz hataları düzeltmektir. Hakemin yerine geçmek ya da karar üretmek değildir. Dün akşam yaşanan ise bunun tam tersiydi. Televizyon ekranlarında pozisyonu tekrar tekrar izleyen eski hakemler kırmızı kart yorumu yapmadı. Aynı görüntülere bakan VAR hakemi ise orta hakemi ekrana çağırdı ve sonuç kırmızı kart oldu. Bu noktada ister istemez şu soru akla geliyor: VAR odasındaki ekranlarda farklı bir görüntü mü vardı? VAR, futbolda adaleti güçlendirmek için kullanılan bir araçtır. Ancak niyet doğru olmadığında hiçbir teknoloji adalet getirmez. Dün akşam bunu bir kez daha gördük. İster bir VAR kamerası olsun ister bin tane… Niyet yoksa adalet de yoktur.” ifadelerine yer verildi.
Karşılaşmadaki hakem kararlarının eleştirildiği açıklamada şunlar kaydedildi:
“Yasin Kol'u Türk futbolu iyi tanıyor. İki yıl önce Süper Lig mücadelesi verdiğimiz sezonun son anlarında verdiği tartışmalı faul kararıyla Gençlerbirliği'ni play-off'un dışında bırakan isim yine kendisiydi. Dün akşam da sahnedeydi. Koita'nın rakibinin dizini sıyıran teması kırmızı kart sayıldı. Buna karşılık Niang'ın ayağına açık şekilde basılan pozisyon görmezden gelindi. Aynı maçta iki benzer pozisyona iki farklı standart uygulanması kabul edilemez. Futbol oynamış her hakem bu iki pozisyon arasındaki şiddet ve niyet farkını bilir. Görmek istemeyenler hariç. Merkez Hakem Kurulu'ndan beklentimiz açıktır. Yasin Kol'un dünkü performansı detaylı şekilde incelenmelidir. Pozisyonlara uzaklığı, sahaya hâkimiyeti ve karar süreçleri objektif biçimde değerlendirilmelidir. Binlerce taraftarın stadyuma gelerek destek verdiği bir maçta bu seviyede bir hakem performansı kabul edilemez. Bu durum yalnızca Gençlerbirliği'ne değil, Türk futboluna zarar verir. Bir ligin kalitesini sadece kulüplerin bütçeleri belirlemez. Futbolcuların kalitesi, taraftarın coşkusu ve hakemlerin sağlayacağı adalet belirler. Adalet yoksa kalite olmaz. Kalite yoksa başarı da olmaz.”
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!




