Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen iddianamede, 2 Mart'ta Çankaya'da yakalanan Sakınan'ın yaklaşık 10 yıldır firari olduğu, hakkında çıkarılan yakalama kararlarının infazından kaçmak amacıyla ikamet ettiği adresi örgütsel gizlenme faaliyeti kapsamında “gaybubet evi”ne dönüştürdüğü kaydedildi. Şüphelinin, söz konusu adreste saklanma ve delil gizleme amacıyla özel olarak oluşturulmuş gizli bir bölme kullandığı tespit edildi. Arama ve el koyma işlemlerinde, örgütün gaybubet yapılanmasına özgü yöntemlerin sürdürüldüğü, kaçış hazırlığı kapsamında yüksek miktarda döviz ve altın bulundurulduğu belirtildi. Ayrıca, şüphelinin yakalandığı esnada aktif bir cep telefonu kullanmamasının, örgütsel “iletişimsizlik” talimatıyla uyumlu olduğu değerlendirildi. Teknik incelemeler sonucunda, Sakınan'ın “124108 ID numaralı” ByLock hesabını kullandığı, bu hesap üzerinden ihraç edilmiş birçok hakim ve savcı ile iletişim kurduğu ve kendisi gibi hakkında adli işlem bulunan şahıslarla “ardışık arama” yöntemiyle görüştüğü tespitine yer verildi.
“CEMAAT MENSUPLARININ ARTIK KENDİLERİNİ GİZLEME GEREĞİ DUYMADIKLARINI BİLİYORUM”
Sakınan hakkında alınan tanık beyanlarına da yer verilen iddianamede, Tanık A.H, “Ankara Cumhuriyet Savcılığına atanan Fetullah Gülen cemaati mensubu olduğunu bildiğim Şadan Sakınan'ın memur suçları bürosunda görev yapması için H.Y'nin isteği üzerine o dönem Ankara Başsavcısı olan H.B.'ye bu durumu söyledim. Kendisine bu kişinin iyi bir kişi olduğunu ve memur suçları soruşturma bürosunda görevlendirilmesinin sağlanmasını istedim. Ayrıca bu çocuğa sahip çıkılmasını istedim. 2010'da yapılan HSYK seçimleri sırasında cemaat mensuplarının artık kendilerini gizleme gereği duymadıklarını biliyorum.” beyanında bulundu. Tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan A.Ö., Sakınan'la İstanbul'da hukuk fakültesi son sınıfta bulunduğu dönemde, birlikte gittiği bir örgüt evinde karşılaştığını beyan etti. İddianamede yer verilen bir diğer tanık İ.D. ise Sakınan'ın FETÖ yapılanması içerisinde aktif olduğunu, örgüte ait bir okul binasında birlikte sohbet ettiklerini söyledi.
ESKİ ÖSYM BAŞKANININ İFADESİ DOSYAYA GİRDİ
İ.D., o dönemde örgüte yaptığı aidat ödemelerini toplu şekilde ya Ö.B.'ye ya da Sakınan'a teslim ettiğini belirterek, Ankara'da örgütün üst yapılanması ile taşra unsurları arasında koordinasyon sağlayan bazı isimlerin bulunduğunu sonradan öğrendiğini dile getirdi. Öte yandan iddianamede, 2010 KPSS'de FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirildiği değerlendirilen usulsüzlüklere ilişkin soruşturma kapsamında şüpheli konumda bulunan eski ÖSYM Başkanı Ali Demir'in Sakınan hakkındaki “Suç delili olarak tanımlanabilecek 3 bin 227 adaya ait soru kitapçıkları bana teslim edilmemiştir. Teslim edilip muhafazası istenmiş olsaydı ben kesinlikle bunu muhafaza ederdim. Benim cumhuriyet savcısından talebim ÖSYM'nin rutin işlemlerini yürütebilmem için gerekli depo alanının temin edilmesi ve soru kitapçıklarının muhafazası içindi. Evrak imhası konulu yazısıyla ben suç delili olduğu düşünülen 3 bin 227 adaya ait soru kitapçıklarını imha etmediğimi düşünüyorum. Bu talimatı yazan imhasında sakınca görmeyen dönemin soruşturma savcısı Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Şadan Sakınan'dır” beyanına da yer verildi.
HSYK SEÇİMLERİNDE KULLANMAK İÇİN BYLOCK KURULMASINA İZİN VERMİŞ
İddianamede, şüphelinin beyanlarının “tevil yollu ikrar” kapsamında değerlendirildiği belirtilerek, “Sakınan'ın örgütle bağının öğrencilik yıllarına dayandığı, öğretim hayatından başlayarak hakim-savcılık sınavlarına hazırlık ve mesleğe atandığı dönemlerde örgüt ile iletişimde olduğunu belirlenmiştir. Bu noktada örgütün hakim-savcı staj evlerinde hakimlik sınavlarına hazırlandığını, örgüt tarafından HSYK seçimlerinde kullanılmak üzere ByLock hesabının telefonuna yüklenmesine izin verdiği, örgütün ileri gelen yargı mensuplarıyla yakın ilişkileri olduğunu ve iletişim halinde olduğu anlaşılmıştır. Şüphelinin güncel eylemlerine ilişkin olarak örgütün gaybubet evlerinde uyguladığı kaçma amaçlı olarak evde yüklü miktar para ve altın bulundurma eyleminde bulunması, yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla kendi kaldığı evi saklanma ve suç delillerini gizleme amaçlı gizli bölme oluşturmak suretiyle örgütün gaybubet evine çevirmesi ve bu bölme içerisinde kolluk kuvvetleri tarafından yakalanması hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, şüphelinin örgüt üyesi olmadığına dair beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve bu nedenle savunmasının inkar içeren kısımlarına itibar edilmediği anlaşılmıştır.” değerlendirilmesi yapıldı.
15 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, Sakınan'ın 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Sabah.com.tr Uygulamamız İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından düzenlenen iddianamede, 2 Mart'ta Çankaya'da yakalanan Sakınan'ın yaklaşık 10 yıldır firari olduğu, hakkında çıkarılan yakalama kararlarının infazından kaçmak amacıyla ikamet ettiği adresi örgütsel gizlenme faaliyeti kapsamında “gaybubet evi”ne dönüştürdüğü kaydedildi. Şüphelinin, söz konusu adreste saklanma ve delil gizleme amacıyla özel olarak oluşturulmuş gizli bir bölme kullandığı tespit […]









