Günümüz yaşam tarzları göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle dünya genelinde miyopi vakalarında ciddi bir artış gözleniyor. Göz hastalıkları alanında uzman kişiler, gözlük veya kontakt lens kullanan hastaların büyük bir kısmını oluşturduğunu ifade ediyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi'nden Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Cafer Tanrıverdi, bu artışın nedenlerini ve hastalara sundukları yeni nesil lazer tedavi yöntemlerini aktardı.
Artan Ekran Kullanımı
Doç. Dr. Tanrıverdi, bu artışın sebeplerini değerlendirerek, “İnsan gözü evrimsel olarak dış ortamda sürekli uzak ve yakın odak değişimleri yapmak üzere gelişmiştir. İç mekanlarda uzun zaman geçirmek, dış mekan aktivitelerinin azalması ve ekran sürelerinin artması, uzağı görme yetisini zayıflatmaktadır.” dedi. Kırma kusurlarının yaygınlığının tedavi arayışlarını artırdığını da vurgulayarak, “Son yıllarda hem gözlük ve kontakt lens gibi geleneksel seçeneklere hem de cerrahi müdahalelere olan ilgi artmaktadır. Hastalar, artık daha konforlu, hızlı iyileşen ve gündelik yaşamlarına kesintisiz devam edebilecekleri yöntemler talep ediyor. Hangi lazer yönteminin uygun olduğunu ise hastaların özelliklerine göre belirliyoruz.” şeklinde konuştu.

Kişiye Özgü Tedavi
Kırma kusurlarında tedavi seçeneklerinin her hastaya özel olarak belirlendiğini belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, gözlük, kontakt lens, göz içi mercekleri ve lazer cerrahisi gibi dört ana tedavi seçeneği bulunduğunu ifade etti. “Tedavi sürecini belirlerken hastanın yaşı, kırma kusurunun derecesi, mesleği, günlük yaşam alışkanlıkları, kornea kalınlığı ve anatomisi gibi birçok unsuru dikkate alıyoruz. Her birey için özel bir plan oluşturmak, başarıyı artırır.” diye ekledi.

En Hızlı ve En Hassas Yöntem
Tüm lazer tekniklerini değerlendirirken Doç. Dr. Tanrıverdi, “SMILE Pro, kırma kusurlarını düzeltmede günümüzdeki en hızlı, hassas ve konforlu seçeneklerden biridir. Hem hekimlerin hem de hastaların tedavi sonrası endişelerini minimize ediyor.” ifadelerini kullandı.

Robotik Kollar ile 10 Saniyede Operasyon
SMILE lazerin geliştirilmiş versiyonu olan SMILE Pro yöntemi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Tanrıverdi, “SMILE Pro, robotik kollar sayesinde hastaların cihazın içine girmeden ameliyat olmasına olanak tanıyor. Bu teknoloji, kapalı alan korkusu olan hastalar için büyük kolaylık sağlıyor.” dedi. İşlemin hızına da dikkat çeken Tanrıverdi, “Lazer uygulaması yalnızca 10 saniye içerisinde tamamlanıyor, bu da hastanın konforunu ve ameliyata uyumunu önemli ölçüde artırıyor.” diye belirtti.
2 Milimetrelik Küçük Kesiden SMILE Lazer
Son yıllarda popülaritesi hızla artan SMILE lazer yönteminin ön plana çıktığını vurgulayan Doç. Dr. Tanrıverdi, “SMILE lazerde korneanın orta tabakasında lazerle çok hassas bir lentikül oluşturulmakta ve yalnızca 2 milimetrelik küçük bir kesiden çıkarılmaktadır. Bu, kornea yüzeyinde büyük bir kesi gerektirmediği için ameliyat sonrası göz kuruluğunun neredeyse hiç artmamasını sağlıyor. Hastalar işlem sırasında ağrı hissetmiyor, iyileşme süreci hızlı ve günlük yaşama dönüş oldukça konforlu oluyor.” ifadelerini kullandı.
Korneayı Koruma
Korneanın biyomekanik dayanıklılığının SMILE lazerle önemli ölçüde korunabildiğini belirten Doç. Dr. Tanrıverdi, “Bu nedenle sporcular, güvenlik güçleri ve travma riski taşıyan meslek grupları için oldukça güvenli bir yöntemdir.” dedi.
Geleneksel Lazer Yaklaşımlarının Rolü
PRK'ın yaklaşık 30 yıldır uygulanan bir yöntem olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Tanrıverdi, “PRK yönteminin en büyük dezavantajı, ameliyat sonrası birkaç gün süren ağrı ve bulanık görmedir. Ancak ince kornealı hastalar için önemli bir alternatif sunmaktadır. LASIK ise uzun yıllardır en sık kullanılan lazer yöntemlerinden biridir. LASIK uygulamasının en büyük avantajı, iyileşmenin çok hızlı olması ve hastaların kısa süre içinde net görmeye başlamasıdır. Ancak bu yöntemde göz kuruluğu biraz daha fazla gözlemlenmektedir.” diyerek sözlerini tamamladı.
