reklam
reklam
DOLAR43,6062% 0.16
EURO51,6027% 0.37
STERLIN59,4554% 0.61
FRANG56,2519% 0.53
ALTIN6.943,53% 3,13
BITCOIN69.187,260.526
reklam

İletişim Başkanı Duran: Savaşlar artık dijital platformlar ve algı yönetimiyle yürütülüyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
İletişim Başkanı Duran: Savaşlar artık dijital platformlar ve algı yönetimiyle yürütülüyor
reklam

Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirilen 17’nci El Cezire Forumu'nun açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, forumun teması olan ‘Filistin Davası ve Çok Kutuplu Bir Dünyanın Ortaya Çıkışı Bağlamında Bölgesel Güç Dengesi’nin, herkesi yalnızca İsrail'in Gazze'deki soykırımının gerçekleriyle değil, uluslararası sistemdeki derin dönüşümle de yüzleşmeye zorladığını ifade etti. Duran, “20 yılı aşkın süredir dünyanın geçiş sürecinde olduğu söyleniyor ama bu anlatı artık yeterli değil. Dünya, çoktan bu geçişi tamamladı” dedi.

Duran, tarihsel bir kopuşun sonuçlarının yaşandığını vurgularken, savaş sonrası uluslararası sistemi yapılandıran varsayımların parçalandığını ve kabul edilebilir davranış sınırlarını belirleyen normların zayıfladığını söyledi. Salgınların küresel yönetişimin kırılganlığını ifşa ettiğini belirten Duran, soykırımın artık bir istisna değil, ‘hoşgörülen bir gerçeklik’ haline geldiğini ifade etti. Uluslararası sistemin parçalanma, rekabet ve kurumsal yorgunluk ile karakterize olduğunu dile getiren Duran, bu trajedileri önlemek için tasarlanan kurumların kamuoyu önünde defalarca başarısız olduğuna dikkat çekti.

‘ALGORİTMİK KONTROL YENİ BİR TAHAKKÜM BİÇİMİDİR’

Duran, ‘bilgi savaşının’ çatışmanın mantığına entegre olduğunu kaydederek, savaşların artık fiziksel alanlarla kısıtlı olmadığını, dijital platformlar ve algı yönetimi aracılığıyla yürütüldüğünü belirtti. “Teknoloji şirketleri ve algoritma tasarımcıları, siyasi sonuçları şekillendirebilen güçlü devlet dışı aktörler olarak öne çıkıyor. Algoritmik kontrol, yeni bir tahakküm biçimi sunuyor” diye ekledi.

Duran, düzeni sağlayacak ilkenin ‘adalet’ olduğunu vurgulayarak, “Adalet meşruiyet üretir; adaletin olduğu yerde düzen içselleştirilir. Bölgemiz, gerçeği ve adaleti bağlayan kadim bir medeniyet mirasına sahiptir” dedi.

‘KOLEKTİF EYLEM OLMADAN, BİREYSEL GÜÇ KALICI İSTİKRAR YARATAMAZ’

Duran, Orta Doğu'nun bir dizi krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, güvenlik ve insani yardım alanları arasındaki sınırların ortadan kalktığını ifade etti. Bölgesel aktörlerin eşi benzeri görülmemiş kapasiteye sahip olduğunu ancak koordinasyonda sorunlar yaşandığını vurguladı. “Kolektif eylem olmadan, bireysel güç kalıcı istikrar yaratamaz. Gazze ve Suriye, savaşların yalnızca ateşkeslerle sona ermediğini hatırlatıyor ve Türkiye'nin vizyonu bölgesel sahiplenmeye dayanmaktadır” dedi.

Duran, bölgenin içsel kırılmalarını ya iş birliğiyle çözeceğini ya da istikrarsızlığı ihraç edeceğini belirtiyor ve “Bölgesel aktörler kendi çatışmalarını yönetemezlerse küresel anarşinin bir parçası haline gelirler” şeklinde uyarıda bulundu.

‘GAZZE'DE GÜVENSİZLİK DALGASI EN ÇARPICI HALİYLE GÖRÜLÜYOR’

Duran, bölgede yaşanan güvensizlik dalgasının en çarpıcı örneğinin Gazze'deki durumu olduğunu vurgulayarak çözüm için bir yol haritası sundu. “Savaşı sona erdirmek ve yerinden edilmeyi önlemek, güvenilir yönetişim çerçeveleri oluşturmak ve yeniden yapılanmanın siyasi uygulanabilirliğini sağlamak elimizde” dedi.

TÜRKİYE'NİN DİPLOMASİ VE ARA BULUCULUK ROLÜ

Duran, Türkiye'nin inancının kapsayıcı iş birliğiyle istikrarı sağlamak olduğunu belirterek, “Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesi, Somali-Etiyopya ilişkileri ve Ukrayna-Rusya Tahıl Koridoru Anlaşması gibi somut adımlar atıyoruz. Bu girişimler, bölgemizin gerçeklerini yansıtacak bir diplomasi ekosistemini oluşturma amacımızı destekliyor” dedi.

Duran, iç savaşlar nedeniyle yıkıma uğrayan Suriye, Yemen ve Sudan gibi ülkelerin toparlanması için de çaba sarf edildiğini ekledi.

‘BÖLGEMİZ KENDİ HİKAYESİNİN YAZARLIĞINI GERİ KAZANMALIDIR’

Duran, bölgenin uzun süredir başkalarının anlatımlarına konu olduğunu belirterek, “Bu dönem sona ermelidir. Anlatı güçtür ve kendi hikayemizi yazmalıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ‘Daha adil bir dünya mümkün’ çağrısına atıfta bulunarak, “Dünyanın doğru yönde değişmesi bizim sorumluluğumuz” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP