reklam
reklam
DOLAR43,4304% 0.06
EURO52,0151% 0.26
STERLIN60,0628% 0.21
FRANG56,5864% 0.25
ALTIN7.691,05% 2,50
BITCOIN87.930,42-1.722
reklam

İran'daki Protestolarla Gündeme Gelen Hanedan: Tahttan Sürgüne Son Şah Pehlevi

Yayınlanma Tarihi : Google News
İran'daki Protestolarla Gündeme Gelen Hanedan: Tahttan Sürgüne Son Şah Pehlevi
reklam

MUHAMMED Rıza Pehlevi, 26 Ekim 1919 tarihinde Tahran’da dünyaya geldi. Babası Rıza Şah, İran'da Kaçar Hanedanı’nı devirerek 1925 yılında Pehlevi Hanedanı’nı kurmuş, güçlü bir asker-devlet adamı olarak ülkenin modernizasyonuna öncülük etmiştir. Demiryolları, laik hukuk sistemi ve merkezi bir otorite ile İran'ı dönüştürme çabası içerisinde olan Rıza Şah, oğlunu da bu yeni vizyona uygun bir şekilde yetiştirmiştir. Muhammed Rıza, eğitimine İsviçre'de başladı ve Fransızca öğrenerek askeri eğitim aldı.

Baba Sürgüne Gidince…

İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte Rıza Şah, Nazilere yakın yönde hareket ediyordu. Bu durum, İngiltere ve Sovyetler tarafından hoş karşılanmadı. 1941 yılında, savaş devam ederken İngiltere ve Sovyetler’in baskısıyla Rıza Şah tahttan indirildi ve Güney Afrika'ya sürgüne gönderildi. O dönem 22 yaşında olan Muhammed Rıza, artık bir imparatorluğa değil ama karmaşalarla dolu bir ülkeye liderlik etmek durumundaydı. Babasının etkisi üzerindeyken, artık kendi yolunu çizmek zorunda kaldı.

ABD ve İsrail'e Teslim Oldu

Genç Şah tahta çıktığında, ordu, ulema, aşiretler ve yabancı güçler arasında bir denge kurma çabasındaydı. İşi zordu ancak iki güçlü müttefike sahipti: ABD ve İngiltere. 1948'den sonra İsrail de müttefikler arasına katıldı. İlk büyük sınavını, İran petrolünü İngilizlerin hâkimiyetinden kurtarıp millileştiren Musaddık’a karşı verdi. CIA, 1953 yılında Musaddık'ı devirmek için bir darbe gerçekleştirdi ve bu sayede Şah’ın otoritesi güçlendi ama ABD, İngiltere ve İsrail’e bağımlılığı da artmış oldu. Şah, İran'da yaptığı altyapı yatırımlarında destek almak için petrolü bu ülkelerle paylaşıyordu.

Fevziye ile Hanedan Evliliği

Özel hayatı da oldukça renkliydi. İlk evliliğini 1939 yılında Mısır Kralı Faruk’un kız kardeşi Prenses Fevziye ile gerçekleşti. Bu evlilik, aynı zamanda bir hanedan ittifakı niteliğindeydi. Fevziye, güzelliği ile tanınırken, Tahran sarayı, Kahire’nin gelenekten gelen zarafetinden çok uzaktı. Bu evlilikten Şehnaz Pehlevi dünyaya geldi ancak uzun sürmedi; önce fiilen, ardından da 1948 yılında resmen sona erdi.

Mahzun Prenses Süreyya’nın Laneti

Şah’ın ikinci eşi Süreyya, farklı bir karaktere sahipti. Annesi Eva Karl, Moskova doğumlu bir Alman, babası Halil İsfendiyari ise İranlı bir diplomattı. 1951 yılında büyük bir törenle evlendiler. Her hareketleri, Avrupa basınında büyük ilgiyle takip ediliyordu. Ancak bir sorun yaşamaktaydılar; Süreyya’nın çocuk sahibi olamaması, devlet için büyük bir meseleydi. Şah, iktidarını sürdürebilmek adına bu evliliği 1958 yılında sonlandırdı. Fakat Süreyya’nın ‘laneti’, Pehlevi ailesinin peşini bırakmadı.

Farah ile Gelen Veliaht

1959 yılında Şah, mimarlık öğrencisi Farah Diba ile evlendi. Farah, güzelliği ve duruşuyla hızlıca sadece eş değil, aynı zamanda rejimin ‘modern yüzü’ haline geldi. Dört çocukları oldu; 1960 yılında doğan Rıza Pehlevi, günümüzdeki olaylarla bağlantısı dolayısıyla sıkça gündemde. Ardından Farahnaz, Ali Rıza ve Leyla geldi. Farah, sanat, eğitim ve kadın hakları konularında aktif bir rol üstlendi. Ancak saray Ne kadar modernleşirse modernleşsin, halk ile arasındaki mesafe hiçbir zaman kapanmadı.

Devrim ve Sürgün

1971 yılında Pers İmparatorluğu’nun 2500. Yılı kutlamalarıyla yapılan törenler unutulmadı. Dünya genelinden davet edilen devlet adamları ve krallar milyonlarca dolarlık şatafatlı ziyafetlerde bir araya geldi. Ancak halkın sefalet içinde yaşaması bu lüks hayatı pek de etkileyemedi. 1979 yılında Humeyni’nin önderliğinde gelen İran İslam Devrimi, tüm bu şatafatı sona erdirdi. Şah, birçok hastalıkla mücadele ederken ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. İlk durağı Mısır, ardından Fas, Panama ve en nihayet Mısır oldu. Sürgün hayatına adım attı ve 27 Temmuz 1980'de Kahire'de hayatını kaybetti. Cenazesi epey mütevazı bir şekilde defnedildi.

Şah’tan Kalan Servet

Rıza Pehlevi 31 Ekim 1960'ta doğduğunda veliaht olarak kabul edildi. Tahran'da özel bir okulda eğitim aldıktan sonra 1978'de ABD'ye giderek pilotluk eğitimi aldı. Devrim sırasında ABD’de bulunuyordu. Sonrasında siyaset bilimi eğitimi aldı ancak hiçbir zaman profesyonel bir işte çalışmadı. İddialara göre, 16 Ocak 1979'da İran'dan ayrıldığında yurtdışındaki hesaplarında en az 1 milyar dolar bulunmaktaydı. Bu servetini çocukları arasında paylaştırmasıyla birlikte, en küçük kızı Leyla, moda ve sosyete dünyasında sıkça yer alan bir isimdi ve 2001 yılında hayatını kaybetti. Küçük oğlu Ali Rıza ise 2011'de ABD'de intihar etti. Farahnaz ise gözlerden uzak bir yaşam sürmektedir.

reklam

YORUM YAP