reklam
reklam
DOLAR44,4775% 0.01
EURO51,6300% -0.49
STERLIN59,4501% -0.61
FRANG55,7013% -0.54
ALTIN6.678,35% -1,85
BITCOIN67.032,20-1.67
reklam

İsrail’in Filistinlileri İdam Kararına Tepki! İdam Yasası Yüzlerce Araçlık Konvoyla Protesto Edildi

Yayınlanma Tarihi : Google News

Hareket öncesinde konuşan İstanbul Genç İHH Başkanı Muaz Talha Demitaş, “Bugün burada, tarihin en büyük soykırımlarından birine karşı insanlık haysiyetini savunmak için toplandık. Bu direniş sadece Müslümanların değil; New York'tan Tokyo'ya kadar meydanları dolduran tüm vicdan sahiplerinin ortak mücadelesidir. İsrail ve hamisi ABD'nin yürüttüğü sistematik saldırganlık; Filistin'den Yemen'e, Lübnan'dan Suriye'ye ve son olarak 28 Şubat 2026'da İran'a uzanan hava saldırılarıyla bölgeyi bir istikrarsızlık sarmalına sürüklemektedir. Gazze'de açlık bir silah olarak kullanılırken, on binlerce sivil enkaz altında bırakılmıştır. İşgalci İsrail'in 30 Mart 2026 tarihinde onayladığı 'Filistinli Esirlere İdam Cezası' yasası, siyonist zulmün ulaştığı en karanlık noktadır. Bu yasa bir yargı kararı değil, kurumsallaşmış bir cinayet şebekesinin ilanıdır: Bu yasa sadece Filistinlilere uygulanmak üzere tasarlanmıştır. Aynı fiili işleyen bir Yahudi bu cezadan muaf tutulurken, Filistinlilerin hedef alınması 'ırkçı apartheid' rejiminin en somut tescilidir” dedi.

İsrail meclisinde Filistinli tutsakların idam edilmesine yönelik alınan kararı eleştiren Demirtaş, “Askeri mahkemelere oy birliği şartı aranmaksızın idam kararı verme yetkisi tanınmış, mahkumların af ve temyiz hakları ellerinden alınmıştır. Bu, evrensel hukuk ilkelerinin ve Cenevre Sözleşmeleri'nin açıkça çiğnenmesidir. İdam kararı alınan esirlerin tam tecrit altında tutulması ve gizli infaz yöntemlerinin önünün açılması, uluslararası insancıl hukuku tamamen işlevsiz kılmaktadır. Bu hukuksuz idam kararlarını engellemek, sadece Filistin'in değil, tüm insanlığın onur borcudur. Siyonist rejimin bu kanlı provokasyonuna karşı: Başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm dünya devletlerini, bu yasayı 'Savaş Suçu' olarak tanımaya ve diplomatik/ekonomik yaptırımları derhal başlatmaya çağırıyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve BM, bu 'yasal kılıflı cinayetleri' durdurmak için kağıt üzerindeki kınamaların ötesine geçmelidir. Bu idamları durdurmak ve esirlerimizin can güvenliğini sağlamak adına her türlü meşru yol ve imkan, amasız ve fakatsız seferber edilmelidir” açıklamasında bulundu.

İsrail'in Kurban Bayramındaki Mescid-i Aksa tutumunu da eleştiren Demirtaş, “Siyonist rejim, sadece canlara değil, inancımıza ve mukaddesatımıza da savaş açmıştır. 31 Mart 2026 itibarıyla: Mescid-i Aksa, uydurma güvenlik gerekçeleriyle tam 32 gündür Müslümanların ibadetine tamamen kapatılmıştır. On yıllar sonra ilk kez, Müslümanların ilk kıblemizde Bayram namazı kılmasına engel olunmuş; sadece İslam dünyasına değil, tüm insanlığın inanç özgürlüğüne darbe vurulmuştur. Kıyamet Kilisesi'ne yönelik kısıtlamalarla birlikte bu durum, Kudüs'ün çok dinli ve çok kültürlü kimliğini yok etmeye yönelik sistemli bir saldırıdır. Bu hukuksuz idam kararlarını durdurmak ve Mescid-i Aksa üzerindeki ablukayı kırmak bir onur borcudur. İslam ülkeleri ve uluslararası toplum, bu 'yasal kılıflı cinayetleri' ve ibadet yasaklarını durdurmak için diplomatik ve ekonomik tüm yaptırımları derhal hayata geçirmelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğini sağlamak ve kutsallarımızı korumak adına yapılabilecek hiçbir hamleden geri durulmamalıdır. İslam coğrafyası küresel güçlerin enerji ve strateji oyun alanı değildir. Bizler, kutsallarımıza ve kardeşlerimize yönelik bu saldırganlık dalgasına karşı dimdik durmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

Hareket öncesinde konuşan İstanbul Genç İHH Başkanı Muaz Talha Demitaş, “Bugün burada, tarihin en büyük soykırımlarından birine karşı insanlık haysiyetini savunmak için toplandık. Bu direniş sadece Müslümanların değil; New York'tan Tokyo'ya kadar meydanları dolduran tüm vicdan sahiplerinin ortak mücadelesidir. İsrail ve hamisi ABD'nin yürüttüğü sistematik saldırganlık; Filistin'den Yemen'e, Lübnan'dan Suriye'ye ve son olarak 28 Şubat […]

DEVAMINI OKU
reklam

YORUM YAP