Kaliteli Yaşlanmanın İksiri: Sosyal Bağlar

Yayınlanma Tarihi :

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 2020 yılında 1 milyar olan 60 yaş ve üzeri nüfusun, 2030 yılına gelindiğinde 1,4 milyara ulaşması bekleniyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Geriatri Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Gülru Avcı, sağlıklı yaşam ve sağlıklı yaşlanmanın ipuçlarını paylaştı.

Doç. Dr. Avcı, ülkemizde yaşlı nüfus ve ortalama yaşam süresinin arttığını vurgulayarak, “Yaşlanmak, hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak sağlıklı yaşlanmak, sadece şans ile değil, doğru yaşam alışkanlıkları ve zamanında alınan önlemlerle mümkündür. Günlük hayatımıza ekleyeceğimiz küçük ama etkili değişiklikler, yaşlılık dönemini daha mutlu, bağımsız ve kaliteli hale getirebilir” dedi.

Düzenli Kontrol

Doç. Dr. Avcı, yaşla birlikte artan kronik hastalıkların önemine dikkat çekerek, “Pek çok hastalık, belirtiler başlamadan önce vücutta sessizce ilerler. Düzenli sağlık kontrolleri sayesinde bu hastalıklar erken fark edilir ve tedavi daha kolay hale gelir. Yılda en az bir kez yapılan doktor kontrolleri, kan tahlilleri ve tarama testleri sağlıklı yaşlanmanın temellerindendir.” dedi.

Ev Kazalarına Dikkat!

Yaşlılarda sıkça karşılaşılan ve ciddi sonuçlara neden olan kazaların başında düşmeler geldiğini ifade eden Doç. Dr. Avcı, “Evde alınacak basit önlemler büyük fark yaratabilir. Yerdeki halılar kaymaz bant ile sabitlenmeli, iyi aydınlatma sağlanmalı ve merdiven kenarlarına sağlam tutunma yerleri eklenmelidir. Ayrıca düzenli yürüyüş ve denge egzersizleri, kasları güçlendirerek düşme riskini azaltır.” şeklinde konuştu.

Yaşlı Dostu Hastaneler

Ülkemizde birçok devlet hastanesinin yaşlı dostu hastane statüsünde olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Avcı, “Yaşlı bireylerin sağlık hizmetine ulaşımında kolaylık sağlanması çok önemlidir. Yaşlı dostu hastanelerde engeller azaltılır, yönlendirmeler daha anlaşılır hale getirilir ve bekleme süreleri kısaltılır. Böylece hem tedavi süreci güvenli olur hem de hasta kendini daha değerli hisseder.” dedi.

30 Dakikalık Yürüyüş İlaç Gibi

Hareketsizliğin günümüzün en büyük sorunlarından biri olduğunu kaydeden Doç. Dr. Avcı, “Uzun süre oturmak ve hareketsiz kalmak, kalp-damar hastalıklarından kas ve kemik erimesine kadar birçok sağlık problemine yol açabilir. Oysa her gün yapılacak 20-30 dakikalık yürüyüş, basit esneme hareketleri ve kas güçlendirici egzersizler, yaşlılık döneminin sağlıklı geçirilmesine katkı sağlar. Kas kaybını ve kemik kırıklarını önlemek sağlıklı yaşamın en önemli ipuçlarındandır.” dedi.

3 Ana 3 Ara Öğün Yiyin

İleri yaşta bağışıklık sisteminin zayıfladığına dikkat çeken Doç. Dr. Avcı, şu önerileri sundu:

“İleri yaşta görülen iştah ve tat kaybı, çiğneme sorunları ve mide-bağırsak problemleri nedeniyle yetersiz besin alımı vücut direncini daha da azaltır.”
“Günde en az 3 ana-3 ara öğün yemek yenmeli, öğün atlanmamalıdır.”
“Her öğünde süt ve süt ürünleri, et-yumurta ve kuru baklagiller, sebze ve meyve, ekmek ve tahıl grubu besinler dengeli bir şekilde tüketilmelidir.”
“Dengeli beslenme, özellikle doktor kontrolünde protein, C vitamini, D vitamini ve çinko alımı vücut direncini artırır.”
“Grip ve zatürre gibi hastalıklara karşı koruyucu aşılar ihmal edilmemelidir.”
“Yeterli uyku da bağışıklık için en önemli desteklerden biridir.”

Kırılgan Olabilirler

Yaşlıların psikolojik durumu ile ilgili de bilgiler veren Doç. Dr. Avcı, “Yaşlı bireylerde mutsuzluk, anormal duygulanım, motivasyon ve enerji düşüklüğü, tükenmişlik ve kendini yetersiz hissetme gibi durumlar sıklıkla görülebilmektedir. Bu durumlar, yaşlı bireylerin beslenmesini, bağışıklık sistemini ve genel sağlık durumunu olumsuz etkiler. Aynca unutkanlık da yaşlı bireylerin günlük yaşam aktivitelerini etkileyebilir. Bu nedenle, yaşlı bireylerin mental ve duygusal durum değişikliklerinin takibi ve erken müdahale oldukça önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Hayata Katılmak Önemli!

Yalnızlığın, bedensel hastalıklar kadar sağlık açısından tehdit oluşturan bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Avcı, “Aile, komşular ve arkadaşlar ile kurulan bağlar, yaşlı bireylerin hem ruhsal hem de fiziksel sağlığını korur. Sohbet etmek, ortak aktiviteler düzenlemek ve sosyal hayata katılmak, uzun ve kaliteli bir yaşamın en önemli destekçilerindendir.” dedi.

Basın No: