

Antalya'da yaşayan emekli Hilmi ve Nuray Günay çifti, 2020 yılında Muratpaşa ilçesi Yeşilbahçe Mahallesi'nde satın aldıkları evlerini kiraya verdiler. İki taraf arasında 2 yıllık bir kira sözleşmesi imzalandı ve kiracının talebi doğrultusunda bu sözleşme 1 yıl daha uzatıldı. Ancak uzatılan sürenin sona ermesinin ardından çift, sağlık durumları nedeniyle kendi evlerine taşınmak istediler. İddialara göre, kiracıları R.Ö. önce çıkmak için süre istedi, ardından evi boşaltmak istemediğini belirterek kira artışı talebinde bulundu. Sağlık sorunları artan çift, asansörlü evlerine taşınma talebinde bulundu fakat kiracı ile anlaşamayınca süreç mahkemeye taşındı. İki yıl süren hukuki süreç devam ediyor.
'Merdiven Çıkmak Benim İçin Çok Güç'
Hastalığı yüzünden zorlu bir süreç geçirdiğini belirten Hilmi Günay, “2024 yılında yapılan muayeneler sonucunda kanser olduğum öğrenildi. Kemoterapi ve radyoterapi tedavisi gördüm, ayrıca bir ameliyat geçirdim. Ameliyat sonrası yürümekte zorlanıyorum, merdiven çıkmak benim için oldukça zor. Eşim de ciddi sağlık problemleri yaşıyor. İkimiz de engelliyiz, benim engel oranım yüzde 92, eşimin ise yüzde 96. Yaklaşık 6 yıl önce Yeşilbahçe Mahallesi'nde ev satın almıştık. Maddi durumumuz kötüleşince evi kiraya verdik. İlk başta 2 yıllık sözleşme yaptık, kiracının talebiyle bir yıl uzattık. Sağlık durumum nedeniyle 2024’te kiracıya durumu anlattım ve kendi ihtiyacım için evi boşaltmasını rica ettim ancak başlangıçta 'Boşaltabilirim' dedikten sonra evi boşaltmadı” ifadelerini kullandı.
'Oğlumun Evinine Taşınmak Zorunda Kaldım'
Yıllardır çocuklarının yanında yaşadıklarını dile getiren Hilmi Günay, “Ameliyat sonrası kendi evimde kalamadığım için oğlumun evine taşınmak zorunda kaldım ve hala oradayım. Sağlık sorunlarımız nedeniyle bazen aile apartımıza gidiyoruz. Şu anda bulunduğumuz evde asansör bulunmuyor ve doğalgaz da yok. Kiraya verdiğimiz ev ise asansörlü ve doğalgaz var. Sağlık durumumuz nedeniyle asansörlü evde yaşamamız şart. Yaklaşık 2 yıldır bu nedenle kiracımız ile dava sürecimiz devam ediyor. Benim amacım kira artışı yapmak değil, yalnızca yasal artış oranının uygulanmasını istiyorum” dedi.
'Tek İsteğimiz, Evimizin Boşaltılması'
Yaşının ilerlediğini belirten Günay, “Tek talebim, konut ihtiyacım nedeniyle kendi evime taşınabilmek. Sağlık durumlarımız ortada. Hayatımızın kalan kısmını kendi evimizde, insanca ve sağlık koşullarımıza uygun şekilde geçirmek istiyoruz. Tek isteğimiz, evimizin boşaltılması ve kendi evimizde oturabilmemiz” dedi.
'1,5 Ay Boyunca Ayağımın Üzerine Basamadım'
Pandemi sırasında böbrek rahatsızlığı yaşayan ve uzun yıllar diyaliz tedavisi gören Nuray Günay ise, “Bu rahatsızlığım yaklaşık 5 yıl sürdü. Geçen yıl göğüs kanseri teşhisi konuldu, ameliyat oldum ve radyoterapi tedavisi aldım. Tedavi sürecinde yaklaşık 1,5 ay ayağımın üzerine basamadım, koltuk değnekleriyle hareket edebildim. Şu anda da yürümekte zorluk yaşıyorum. Bu sağlık koşullarım nedeniyle asansörlü bir evde yaşamam şart” açıklamasını yaptı.
'İhtarnamı Göndermek Zorunda Kaldık'
Kiracılarıyla anlaşamayınca hukuki süreç başlatmak zorunda kaldıklarını belirten Günay, “Evimizi almak için 5 yıllık kredi çektim. Kredi borcumu ödeyebilmek için tüm imkanlarımı seferber ettim. Amacım borçlarımı bitirip kendi evimde oturabilmekti. Satın aldıktan sonra evin ilk sahibi kısa süre kalmış, sonra evi boşaltmıştı. Maddi sıkıntılar nedeniyle kiraya vermek zorunda kaldım. Kiracıyı seçerken sorun çıkarmayacağını düşündük. Sözleşmesi bitince çıkmasını istedik. 'Bu sürede kendime ev alacağım' dedi, iyi niyetle kabul ettik. Ancak üçüncü yılın sonunda artık evime taşınmak istediğimi belirttim. Farklı sebeplerle süre verdim ancak yine sonuç alamadım, bu nedenle ihtarname göndermeye karar verdik” dedi.
'Merdivenleri Çıkamıyorum'
Nuray Günay, “Kiracıya sağlık sorunlarımızı açıkça anlattık, asansörsüz ve kalorifersiz evde yaşayamayacağımızı belirttik. Ancak bu durumda bana 'Kiraya git' gibi kırıcı ifadeler kullanıldı. Mahkeme süreci aylarca uzadı. Benim zamanım kalmadı. Yürüme engelli raporum var, merdivenleri çıkmakta zorlanıyorum. En basit ihtiyaçlarım için başkalarının yardımına muhtaç durumdayım. Bu şekilde yaşamak sağlığımı ve psikolojimi etkiliyor. Kalan zamanımı sağlık koşullarımın uygun olduğu bir ortamda geçirmek istiyorum. Yetkililerden ve adaletten hakkımın korunmasını talep ediyorum” şeklinde konuştu.
Kiracı: 'Benim de Bir Hayatım Var'
Günay çiftinin kiracısı R.Ö. ise “Evi kiraladığımda tadilat yapmayı planlayarak 25 bin lira harcadım. O dönem kiram 2 bin 500 liraydı ve düşük kaldığını düşündüm, kira artışı teklif ettim. Eylül'de iki kez evden çıkmam istendi, ben de 'Sorun kira ise artırayım, oturmaya devam edeyim' dedim. Yıllık peşin ödeme teklif ederek aylık 8 bin lira üzerinden anlaşmak istedim, kabul ettiler. Ancak birkaç ay sonra tekrar evin boşaltılmasını istediler. Kiram peşin ödendiği için bunu kabul etmedim. Aramızda sürtüşmeler yaşandı, artık bu durum inatlaşmaya dönüştü. Yasal haklarımı kullanacağım dedim. Bu süreçte defalarca kapıma geldiler. Çelişkili beyanlar nedeniyle artık bu gerekçelere inanmıyorum. Benim de bir hayatım var” açıklamasında bulundu.



